Geciken final: Köftecinin ya da ‘boş tencerenin’ intikamı

Süleyman Demirel'in 'Boş tencerenin devirmeyeceği iktidar yoktur' sözü gecikmeli olarak hükmü icra etti. AKP tarihi yenilgiyle başladığı noktaya döndü. Köftecinin (esnafın, yoksulun, emeklinin) intikamı yaman oldu...

Recep Tayyip Erdoğan (Fotoğraf: Adem ALTAN / AFP)

Yaklaşan finali herkes görüyordu ancak ne zaman olacağını kimse kestiremiyordu. Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi de ‘boş tencerenin’ sonuç vermesi bekleniyordu, ancak iktidar tencerenin dibini sıyırıp süreci 10 ay uzattı.

Yerel seçim sonucu aslında AKP’nin 2015’ten itibaren kurduğu MHP ve Ergenekon destekli üç erki tek elde toplayan Orta Asya tipi başkanlık sisteminin sonuna geldiğini gösterdi. AKP’nin 17–25 Aralık yolsuzluk operasyonlarından sonra Ergenekon ile kurduğu ortaklığa 7 Haziran seçimlerinin ardından MHP de fiillen dahil olmuştu.

15 Temmuz sonrasındaki Olağanüstü Hal yetkileriyle devletin bütün kurumları AKP ve ortağı MHP’ye göre yeniden dizayn edildi. Binlerce kalifiye devlet memuru ihraç edilirken yerlerine KPSS’de 50 bile alamamış insanlar dolduruldu. Devlette uzmanlık isteyen işlere kalifiye olmayan insanları istihdamı ile devletin çarkları da durmaya başladı. Kolluk gücü mafyanın uyuşturucusunu nakleden, yargıçları suç dosyalarını yok eden bir fonksiyon üstlenmeye başladı. Bürokrasi çarkları bütün parti devletlerinde olduğu gibi yukarıdan gelecek talimata göre iş yapmaya başladı. En basit işler de bile yukarıdan talimat beklendi. Depremde acı sonucu da net biçimde gördük bu yukarıdan talimat beklemenin…

BERAT ALBAYRAK KASAYI BOŞALTTI

Bütün bunların yanında ekonominin başına damat Berat Albayrak getirildi. Ali Babacan ve Mehmet Şimşek gibi isimler saha kenarına alındı. Onlar hırsızlıkla bile suçlandı. Damat ülkenin bozulan ekonomik dengelerini düzeltmek için Merkez Bankasının kasasında bulunan dövizi arka kapıdan sattı. Bir süre sonra satılacak bir şey kalmadı. Erdoğan’ın ilginç ekonomik teorileri devreye girdi. Ülkede faiz düşürüldü, düşük faizle yandaş şirketler ve vatandaş finanse edildi.

Bir süre de böyle idare edilip Cumhurbaşkanlığı seçiminde adeta devletin kasası tencerenini dibi gibi sıyrıldı. Daha önce hırsızlıkla suçlanan Mehmet Şimşek, İngiltere’den yalvar yakar getirilerek ekonominin başına geçirildi. Mehmet Şimşek’e yerel seçimlere kadar kısmi yetki verildi. Şimşek, bir süre Arap ülkelerinde para aradı ancak umduğunu bulamadı. Batılı devletlerden kredi alamadı, yabancı yatırımcı zaten gelmiyordu. Faiz yüzde 50’ye yükseltilmesine rağmen dövizdeki yükseliş durmadı.


Bu haberler de ilginizi çekebilir:

TENCERENİN SESİYLE DALGA GEÇİLDİ

Bütün bunlar olurken ülkede vatandaş adeta kan ağlıyordu, iktidar ise Lale Devrini yaşıyordu. Seçim meydanlarda ‘oyunu bize vermezsen hizmet alamazsın’ diye tehdit ediliyordu. Ev kiraları emekli maşanın üzerine çıkmış, insanlar açlıkla mücadele eder konuma gelmişti.

Yerel seçimlerde iktidar bütün gücüyle sahaya indi ancak halkla arasındaki mesafeyi bir türlü göremedi. İstanbul’da Ekrem İmamoğlu’nun uygun fiyata yemek sunduğu Kent Lokantaları küçümsendi. İmamoğlu’un geçmişte köftecilik yapması kötü bir şeymiş gibi anlatıldı vatandaşa. İktidarın halktan uzaklaşan ve milletin derdini anlamayan dilini Ekrem İmamoğlu kısa sürede çözmüştü. Onlar neyi küçümsüyorsa İmamoğlu ona sarıldı. Köfteciyi küçümseyen sözlerine “Belli ki köfteyle, köfteciyle bir zoru var esnaflıkla bir zoru var. Ama bu seçim 31 Mart’ta esnafın, köftecilerin zaferi olacak” deyi cevap verdi. Kent Lokantalarını küçümseyen dile yeni lokantalar açarak cevap verdi.

Seçimde kibirli dil ve halktan kopuk Saray siyaseti kaybetti. Halkla iletişim kuran, Kürt anneyi dikkatle dinleyen, ‘Senin diline kurban olayım’ diyen pozitif dil kazandı. Gerektiğinde ırkçılık yapan Afyonkarahisar milletvekili Burcu Köksal’a posta koyan dil kazandı.

İKTİDARIN KENDİNE GELMESİ ÇOK ZOR

Halk uzun süre AKP’ye “belki normalleşirler” diye zaman tanıdı. Normalleşmek yerine daha da pervasızlaşan iktidara vatandaş Osmanlı tokadını yapıştırdı. Erdoğan ve ekibi, şu anda bu yenilgiyi normal bir durum gibi sunarak zaman kazanmaya çalışacak. Ancak bu yenilginin geçiştirilecek bir durum olmadığını zaman geçtikçe daha iyi anlayacak iktidar ve apartları.

Süleyman Demirel’in ‘Boş tencerenin devirmeyeceği iktidar yoktur’ sözü gecikmeli olarak hükmü icra etti. AKP tarihi yenilgiyle başladığı noktaya döndü.

Köftecinin (esnafın, yoksulun, emeklinin) intikamı yaman oldu…

Velev'i Google Haberler üzerinden takip edin

ÖNERİLEN İÇERİKLER

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com