DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Suriye’de 30 Ocak mutabakatına değinen Hatimoğulları, şunları kaydetti:
“Barış sürecinde somut adımlar atılmadı. ‘Türkiye’de barışı başka dosyaların rehinesi haline getirmeyin’ dedik. Bugün gelinen noktada SDG ve Şam yönetimi arasında 30 Ocak mutabakatı imzalandı. Pratikte, bu mutabakatın gereklilikleri üzerinde çalışmalar yürütülüyor.
Uluslararası topluma düşen görev, bu mutabakatın sağlıklı bir şekilde hayata geçmesi için destek ve katkı sunmaktır. Türkiye’ye bu konuda çok daha büyük görev ve sorumluluklar düşüyor. 30 Ocak mutabakatı sabote edilmemeli. Komşu ülke Suriye’de bu mutabakatın hayata geçmesi için azami düzeyde bir katkı sağlanmalı. Bu hem Suriye’nin, hem Türkiye’nin geleceği için hayati önemdedir.”
Türkiye’deki sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hatimoğulları, “Gelelim Türkiye’deki sürece… 30 Ocak mutabakatıyla şimdilik bir yol alınıyor. Artık Türkiye’deki iktidarın ve devlet aklının elinde mazaret kalmamış oluyor. Şimdi süreci hızlandırmanın tam zamanı.
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu ortak rapor yazım sürecinde sona gelmiş görünüyor. Bizce bu rapor temennilerin ötesine geçmelidir.
Barışı gerçekten mümkün kılacak siyasi ve hukuki bir çerçeve ortaya koyulmalıdır, sürecin gereklilikleri yerine getirilmelidir” diye konuştu.
Tutuklu siyasiler hakkında mesaj veren Hatimoğulları, “Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, tüm Kobani Davası tutsakları, Osman Kavala, Can Atalay, Tayfun Kahraman, Çiğdem Mater ve bütün siyasi maphuslar içerideyken barış sağlam bir zemine oturamaz. Kent Uzlaşısı nedeniyle tutuklu bulunanlar, bütün seçilmiş belediye başkanları derhal serbest bırakılmalıdır” ifadelerini kullandı.
‘Umut Hakkı’ ile ilgili de konuşan Hatimoğulları, şunları kaydetti:
Bu haberler de ilginizi çekebilir:
“Umut Hakkı, sayın Abdullah Öcalan dahil ağırlaştırılmış müebbet rejimindeki siyasi tutsaklar için tanınmazsa hukuki zemin eksik kalır. Ayrıca şu bilinmelidir ki; bu sürecin en önemli aktörü sayın Abdullah Öcalan’dır ve buna göre hareket edilmelidir.”
Velev'i
Google Haberler üzerinden takip edin
