Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları,
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, MHP Lideri Bahçeli’nin Suriye’de SDG ve Şam’ın entegrasyonuna ilişkin ifadelerine yanıt verdi. Hatimoğulları, “İyi olmuyor bu tarz açıklamalar. Burada gerçekten yine grup konuşmasında da ifade ettik. Tehdit dili bu süreci ilerletebilecek bir dil değil” dedi.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları partisinin yılın grup toplantısını yapmasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Bugün MHP Lideri Bahçeli’nin grup toplantısında ‘Ya zorla ya mutabakatla’ diyerek altını çizdiği Şam-SDG görüşmelerine ilişkin ifadelerini yorumlayan Hatimoğulları, “Tehdit dili bu süreci ilerletebilecek bir dil değil” ifadelerini kullandı.
Son Dakika | Mazlum Abdi PKK’nın başına mı geçiyor? Bahçeli: Kaosu sertleştirecektir Son Dakika | Mazlum Abdi PKK’nın başına mı geçiyor? Bahçeli: Kaosu sertleştirecektir
Suriye’deki gelişmelerin Türkiye’yi etkilediğinin farkında olduklarını ifade eden Hatimoğulları, Türkiye’de devam eden sürecin ilerlemesinin son derece önemli bulduklarını kaydetti.
Bununla ilgili değerlendirmemizi grup toplantımızda da yapmıştık. Suriye’deki gelişmelerin Türkiye’yi etkilediğinin elbette farkındayız.
Türkiye’de devam eden bir süreç var. Barış ve demokratik toplum süreci. Bu sürecin en sağlıklı şekilde ilerlemesini biz son derece önemli buluyoruz.
İmralı Süreci’nin Suriye’ye de önemli yansımaları olacağının altını çizen Hatimoğulları, entegrasyon görüşmeleri hakkında bugün MHP Lideri Bahçeli’nin bugün grup toplantısında dile getirdiği, “Ya mutabakatla ya da zorla Suriye’nin üniter yapısı, siyasi ve toprak bütünlüğü kategorik olarak tesis edilmeli” ifadelerine de, “Tehdit dili bu süreci ilerletebilecek bir dil değil” şeklinde yanıt verdi.
Hatimoğullarının konuşmalarından ilgili kısım şu şekilde oldu:
Burada sağlıklı bir ilerlemenin kaydedilmesi halinde, bunun bizler eminiz ki Suriye’ye de olumlu yansıması olacaktır. Bugün Suriye’de biliyorsunuz SDG ve Şam Geçici Yönetimi bir görüşme gerçekleştirdi. Burada bir mutabakat arayışı karşılıklı bir şekilde devam ediyor.
Burada Türkiye’ye düşen en önemli görev Suriye’deki gelişmelerin demokratik bir zeminde, bir demokratik entegrasyon zemininde hayat bulmasına katkı sağlamak gerekiyor.
Orada mevcut olan özerk yönetimin entegrasyon süreci ile ilgili atılan adımlar ve görüşmelerin devam ettiğinin altını çizmemiz lazım. bu görüşmeler devam ederken bu tarz açıklamalar, yeterince nasıl diyebiliriz? İyi olmuyor bu tarz açıklamalar. Burada gerçekten yine grup konuşmasında da ifade ettik. Tehdit dili bu süreci ilerletebilecek bir dil değil.
Hatimoğulları ayrıca grup konuşmasında sürecin belirsizliklerle yönetildiğini ve iktidarın sorumluluğunun bu olmadığını ifade etti:
Süreç belirsizliklerle yönetiliyor, zamana yayılıyor. Bu barışı ilerletmiyor. Barış açıklık, cesaret ve kararlı bir irade ister. Barış süreci belirsizliğe terk edilemez, zamana yayılamaz, başka siyasal dosyaların gölgesine sıkıştırılamaz.
İlk etapta bazı adımların atılması gerekiyor. Sayın Abdullah Öcalan’ın özgür iletişim ve haberleşme koşulları sağlanmalıdır. Partiler kendi raporlarını verdi. Bundan sonra hızla yapılması gereken şey, ortak konsensüsle bir raorun açığa çıkmasıdır. Çözüme hizmet edecek bir perpektifle yazılmalıdır.
PKK’ye ve sonuçlarına ilişkin özel bir yasa çıkarılmalıdır, kayyım rejimi son bulmalıdır, demokratik entegrasyon yasası çıkarılmalı, infaz hukukunda adil düzenlemeler yapılmalıdır, siyasi tutsaklar serbest bırakılmalıdır.
Barış oy hesabına, anketlere, farklı ajandalara kurban edilemez. İktidarın sorumluluğu süreci ertelemek değildir. Muhalefetin sorumluluğu ise seyirci olarak izlemek değil demokratik çözümün bir parçası olmalıdır. Barış kazanacak, demokrasi, emek kazanacak. Bu da halkımıza sözümüz olsun
Velev'i
Google Haberler üzerinden takip edin
