76. Berlin Film Festivali: “Her şey ölür, sinemaya olan inanç hariç”

76. Berlin Film Festivali’nde iki büyük ödül Almanya’ya gitti. İlker Çatak, "Sarı Zarflar" ile Altın Ayı’yı kazanırken, Sandra Hüller ise Markus Schleinzer’in "Rose" filmindeki performansıyla Gümüş Ayı’ya uzandı. Ödül töreninde Gazze tartışmaları ve festivalin siyasi konumu da gündemin merkezindeydi.

  • ü
  • 23 Şubat 2026
  • ü
  • Kültür

Türk kökenli Alman yönetmen İlker Çatak, Sarı Zarflar filmi ile Berlin'de Altın Ayı ödülü kazandı. (Fotoğraf: Ronny HARTMANN / POOL / AFP)

Cumartesi akşamı Berlinale-Palast’ta gerçekleşen ödül töreni, hem sinema tarihi hem de festival siyaseti açısından dikkat çekici anlara sahne oldu. 2004’te Fatih Akın’ın Duvara Karşı (Head-On) filmiyle kazanılan Altın Ayı’dan bu yana ilk kez ana ödül bir Alman yapımına verildi. Oscar adayı Öğretmenler Odası’nın yönetmeni İlker Çatak’ın aile draması Sarı Zarflar (Yellow Letters), jüri tarafından Altın Ayı’ya layık görüldü.

Die Welt adına değerlendirme yazan Marie-Luise Goldmann‘ın yorumu şöyle:

Ankara’da geçen ancak büyük ölçüde Hamburg ve Berlin’de çekilen 128 dakikalık film, Türkiye’de devlet baskısıyla karşı karşıya kalan ve sanatsal inançlarını korumaya çalışan bir sanatçı çiftin hikâyesini anlatıyor. Estetik olarak büyük sinemadan çok televizyon diline yakın bulunduğu yönünde eleştiriler alsa da, güncel politik bağlamı ve Çatak’ın uluslararası konumu göz önüne alındığında jüri tercihi “mantıklı” olarak değerlendirildi.

Oyunculuk ödülü ise Markus Schleinzer’in siyah-beyaz tarihsel draması Rose’daki performansıyla Sandra Hüller’e verildi. Hüller, filmde asker kılığına giren bir kadını canlandırıyor. Eleştirmenler, oyuncunun “çirkin olma cesareti” ve role koşulsuz adanmışlığıyla öne çıktığını belirtti. Hüller’in performansı, yarışmada Amy Adams ve Juliette Binoche gibi güçlü isimleri geride bıraktı.

Festivalde ödüllerin yanı sıra politik tartışmalar da belirleyici oldu. Çok sayıda oyuncu ve sinemacı tarafından imzalanan açık mektup, Berlinale yönetimini Gazze’deki duruma karşı yeterli tutum almamakla eleştirdi. Basın toplantılarında sanatçılara siyasi pozisyonları soruldu; kapanış galasında bazı ödül sahipleri Filistin’e destek mesajları verdi. Federal Çevre Bakanı Carsten Schneider salondan ayrılırken, festival direktörü Tricia Tuttle karmaşık meselelerin sloganlara indirgenmemesi gerektiğini söyledi ve “herkesin sesini yükseltme hakkı” olduğunu vurguladı.


Bu haberler de ilginizi çekebilir:

 

Jüri Başkanı Wim Wenders ise Berlinale’nin dilinin sosyal medya ya da aktivizmin değil, sinemanın dili olduğunu ifade etti; yine de aktivizmi sinemanın doğal müttefiki olarak gördüğünü belirtti. Sarı Zarflar‘ın yapımcısı Ingo Fliess bölünme yerine birlik çağrısı yaparken, İlker Çatak ve Sandra Hüller konuşmalarında daha temkinli bir ton benimsedi.

76. Berlinale, böylece hem Alman sineması için bir dönüm noktası hem de kültür-siyaset geriliminin açık biçimde hissedildiği bir festival olarak kayda geçti.

Velev'i Google Haberler üzerinden takip edin

ÖNERİLEN İÇERİKLER