Emin Alper'in Kurtuluş'u Berlin Film Festivali'nde gösterildi.
Son yılların en özgün yönetmenlerinden Emin Alper’in yönettiği Kurtuluş (Salvation), 15 Şubat’ta Berlin’de ana yarışmada gösterime girerken festival eleştirmenlerinin odağında yer aldı. Festival’den de Gümüş Ayı ödülü alarak bir ilke imza attı.
The Hollywood Reporter’dan David Rooney’nin aktardığına göre film, Türk dağ köyünde yıllar önce yaşanmış bir toprak anlaşmazlığının gölgesinde kalan insan ilişkilerini ve şiddetin tetiklediği toplumsal bölünmeleri merkezine alıyor.
Filmde, uzun süre dışlanan bir ailenin geri dönüşü, iki komşu köy arasında eski husumetlerin yeniden alevlenmesine neden oluyor. Köydeki Mesut karakteri, hem iç çatışmalar hem de toplumsal baskı arasında gidip gelirken, din ve aidiyet duygusunun körüklediği gerilim, küçük topluluğu daha karanlık bir yola sürüklüyor. Bu psikolojik ve toplumsal çözümlemeler ‘rahatsız edici bir atmosfer’ yaratıyor ve ‘insan doğasının köklerindeki şiddet eğilimi’ni görünür kılıyor.

Kurtuluş, bu yıl Berlin’de Gümüş ayı Büyük Jüri Ödülüne (Silver Bear Grand Jury Prize) layık görüldü; bu, festivalin jüri tarafından takdir edilen ikinci en prestijli ödülü olarak niteleniyor. Yönetmen Emin Alper, sinemasında hümanist ve toplumsal temaları işleme biçimiyle biliniyor; geçmişte Tepenin Ardı ve Kurak Günler gibi filmleriyle uluslararası dikkat çekmişti.
Bu haberler de ilginizi çekebilir:
Gösterildiği yarışma programında Kurtuluş, yalnızca dramatik yapısı ve yoğun atmosferiyle değil, aynı zamanda izleyiciyi toplumsal şiddetin neden ve sonuçları üzerine düşündürme iddiasıyla da ayrışıyor. Banka sahneleri kadar sessizlikteki gerginlikleri de keskinleştiren film, bu anlamda sadece bir festival deneyimi olmaktan çıkıp izleyiciyi kendi zihninde hesaplaşmaya davet ediyor.
Velev'i
Google Haberler üzerinden takip edin
