Avrupa Film Ödülleri (European Film Awards – EFA), uzun yıllardır kendisini “Avrupa’nın Oscar’ı” olarak konumlandırsa da, gişe başarısı yaratma açısından etkisi sınırlı kaldı. Ancak son yıllarda Hollywood stüdyolarının ağırlıklı olarak devam filmlerine ve franchise projelere yönelmesi, Avrupa sinemasına yeni bir alan açmış durumda. Bu boşluk, EFA’nın kendisini “yetişkinlere hitap eden sinemanın belirleyici küratörü” olarak yeniden tanımlamasını sağladı.
The Guardian’da yer alan habere göre; bu yıl Avrupa Film Akademisi, ödül törenini ilk kez Aralık ayından çıkararak ABD ödül sezonunun tam ortasına, Altın Küre ile Oscar arasına taşıdı. Berlin’deki House of World Cultures’ta düzenlenecek 38’inci tören, bu yönüyle yalnızca bir ödül gecesi değil, bilinçli bir kültürel hamle olarak görülüyor.
Hollywood Reporter’ın Avrupa Bürosu Şefi Scott Roxborough’a göre bu hamlenin arkasında net bir tablo var: “Hollywood, birkaç istisna dışında yetişkinler için film yapmayı bıraktı. Bu da Avrupalıların önünü açtı; çünkü Avrupalılar hâlâ yetişkinler için film üretiyor.”
Gecenin en güçlü adaylarından biri, Norveçli yönetmen Joachim Trier’nin aile içi çatışmalar ve sanatsal rekabet etrafında kurduğu Sentimental Value. Film, beş dalda adaylık elde etti; bunlar arasında En İyi Avrupa Filmi de bulunuyor. Yapım daha önce Cannes’da Grand Prix kazanmış, İsveçli usta oyuncu Stellan Skarsgård’a Altın Küre’de En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödülünü getirmişti. Film, Mart ayında Oscar yarışında da güçlü adaylar arasında gösteriliyor.
Sentimental Value, İspanyol yönetmen Óliver Laxe’in dört dalda aday gösterilen Sirāt adlı filmiyle yarışıyor. “Mad Max ile Stalker arasında” konumlanan bu gerilim filmi, görsel dili ve alegorik yapısıyla dikkat çekiyor. Alman sinemasının yeni isimlerinden Mascha Schilinski’nin The Sound of Falling filmi ile İranlı auteur Cafer Panahi’nin Fransa ortak yapımı It Was Just an Accident adlı filmi ise üçer adaylıkla öne çıkıyor.
Bu haberler de ilginizi çekebilir:
Törenin bu yıl bir sunucusu olmayacak. Bunun yerine, İrlandalı belgeselci Mark Cousins, geceyi “canlı bir film denemesi” olarak kurgulayacak. Bu tercih, EFA’nın tören formatını da yeniden düşünmeye başladığının bir işareti olarak yorumlanıyor. Dağıtımcılar, aday filmler için özel gösterimler düzenlerken, bazı Avrupa şirketlerinin pazarlama stratejilerini doğrudan bu ödüller etrafında şekillendirdiği belirtiliyor.
Her ne kadar 2025 boyunca Avrupa gişelerinde Hollywood yapımları ağırlığını korusa da, bazı yerli filmlerin elde ettiği başarılar sektöre umut veriyor. Süddeutsche Zeitung, yıl sonunda yayımladığı değerlendirmede “Alman sineması artık kendisini küçültmemeli” yorumunu yaptı. Fransız filmlerinin ise 2025’te uluslararası pazarlarda yüzde 6’lık bir artış yakaladığı kaydedildi.
Avrupa Film Akademisi’nin görevden ayrılmaya hazırlanan başkanı yapımcı Mike Downey, bu tabloyu şöyle özetliyor: “Bu sadece kültür savaşlarıyla ilgili değil; gişe rakamları da Avrupa’nın ayakta olduğunu gösteriyor. 2024’te ABD ve Avrupa sinemaları kendi bölgelerinde neredeyse başa baştı. 2025 de benzer görünüyor. Yani oynanacak çok oyun var.”
Velev'i
Google Haberler üzerinden takip edin
