Hrant Dink cinayeti: 17 soruda 17 yılın özeti

Hrant Dink, 17 sene önce, yönettiği gazetenin önünde öldürüldü. Bugüne gelinen süreçte cinayetin asıl faillerine ulaşılamadı; suikast karanlıkta kaldı. İşte 17 soruda cinayetten önce ve sonrasında yaşananlar…

Hrant Dink'in cenazesine binlerce kişi katılmıştı. (FOTOĞRAF: MUSTAFA ÖZER / AFP)

Agos gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink cinayetinin üzerinden tam 17 yıl geçti. Ancak aradan geçen bunca yıla rağmen suikastın arka planındaki isimlere tam olarak ulaşılamadı. Kamu görevlilerine yönelik soruşturmalar ise arapsaçına döndü. Davanın seyrinde önemli kırılmalar oldu. Erdoğan’ın siyasi hedefleri doğrultusunda yön değiştiren davada Veli Küçük, Kemal Kerinçsiz, Levent Temiz gibi isimler ‘aklandı’. Dink’in ölümünün yıldönümünden kısa bir süre önce ise katil Ogün Samast’ın tahliye olması kamuoyunda vicdanları yaraladı.

Peki, Dink neden hedef seçildi? Cinayete giden süreçte neler yaşandı, suikast sonrası soruşturmalar nasıl ilerledi? İşte, 17 soruda Dink cinayeti…

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink. (FOTOĞRAF: DEPO PHOTOS)

1. Hrant Dink neden hedef seçildi?

Agos gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in 2004 yılında “Sabiha Hatun’un sırrı” başlığı altında yayınlanan yazısı suikasta giden sürecin ilk adımı oldu. Dink, söz konusu yazısında kaynaklarına dayanarak, Sabiha Gökçen’in Türkiyeli bir aile tarafından evlat edinilen Ermeni olduğunu iddia ediyordu. Bu haberin Hürriyet gazetesinde, “Sabiha Gökçen’in 80 yıllık sırrı” başlığıyla verilmesi sonrası Hrant Dink hedef haline geldi.

2. Öldürülmesine giden süreçte neler yaşandı?

Haberin yayınlanmasının ardından Ülkü Ocakları, İstanbul Şişli’de bulunan Agos gazetesinin önünde toplandı. Ülkü Ocakları’nın o dönemki başkanı olan Levent Temiz önderliğinde, “Ya sev ya terk et”, “Bir gece ansızın gelebiliriz” sloganları atıldı.

Ülkü Ocakları Eski Başkanı Levent Temiz. (FOTOĞRAF: DEPO PHOTOS)

Genelkurmay Başkanlığı aynı gün bir açıklama yaparak, haberin “millî birlik, beraberlik ve değerler açısından tehlikeli” bulunduğunu belirtti. Açıklamada, “Türk milletinin birlik ve beraberliğine, layık olduğu toplumsal barışa, Atatürk’ün manevi varlığına ve düşünce sistemine, Türk milletine yakışır sağduyu içerisinde sahip çıkmanın ve savunmanın, TSK yanında, her Türk vatandaşına ve bütün kurumlarına düşen açık ve seçik bir görev olduğu ortadadır” ifadeleri kullanıldı.

Genelkurmay açıklamasının ertesi günü, yani 24 Şubat’ta, Dink, İstanbul Vali Yardımcısı Ergun Güngör tarafından valiliğe çağrıldı. Dink görüşmeye gittiğinde Vali yardımcısının odasında iki kişi daha vardı. Biri MİT İstanbul Bölge Başkan Yardımcısı Özel Yılmaz, diğeri de yine bir MİT çalışanı olan Handan Selçuk’tu.

Ulusalcı gruplar Dink’i hedef yapmış ve mahkemesi olduğu günlerde eylemler yapıyordu. 16 May 2006. (FOTOĞRAF: BÜLENT KILIÇ / AFP)

İstanbul Vali Yardımcısı Ergun Güngör ve de MİT İstanbul Bölge Başkan Yardımcısı Özel Yılmaz, Ecevit’in başbakanlığı döneminde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin koalisyon ortağı olduğu sırada kurulan Asılsız Soykırımı İddialarıyla Mücadele Koordinasyon Kurulu’nun üyeleri olarak biliniyor. Vali Yardımcısının odasında yapılan görüşmede Hrant Dink uyarıldı.

Dışişleri Komisyonu Toplantısı. Komisyon Başkanı Mehmet Dülger komisyona Hrant Din’kte katıldı. (FOTOĞRAF: DEPO PHOTOS)

Hrant Dink öldürülmeden önce “Niçin hedef seçildim” ve “Ruh halimin güvercin tedirginliği” başlıklı iki yazı yazarak öldürüleceğinin sinyalini verdi.

Şişli Cumhuriyet Savcılığı, Mehmet Soykan’ın şikâyet dilekçesini kabul ederek, Dink’in 13 Şubat’ta yazdığı “Ermeni kimliği üzerine (8) Ermenistan’la tanışmak” başlıklı yazısına “Türklüğü aşağılamak” suçlamasıyla TCK’nun 301’nci maddesinden dava açtı. 7 Ekim 2005’te ise Dink’e “Türklüğe hakaret”’ suçundan 6 ay hapis cezası verildi. Hapis cezası alan Dink’e yönelik tehditler devam etti.

2004 yılından itibaren tehdit edilen Hrant Dink, bütün istihbari bilgilere rağmen koruma programına alınmadı.

FOTOĞRAF: MUSTAFA ÖZER / AFP

3. Hrant Dink ne zaman ve nasıl öldürüldü?

Hrant Dink, 19 Ocak 2007’de Şişli Halaskargazi Caddesi üzerinden bulunan Agos gazetesinden çıktıktan hemen sonra arkasından sıkılan üç kurşunla vuruldu. Dink, olay yerinde hayatını kaybetti. Hrant Dink’in eşi Rakel Dink cenaze töreninde yaptığı konuşmada, “Yaşı kaç olursa olsun; 17 veya 27, katil kim olursa olsun, bir zamanlar bebek olduklarını biliyorum. Bir bebekten bir katil yaratan karanlığı sorgulamadan hiçbir şey yapılmaz kardeşlerim” dedi. Bu konuma tarihe geçti.

4. Hrant Dink’i kim öldürdü?

Olay yerindeki kameralardan cinayeti işleyen kişi tespit edildi. Beyaz bereli katilin, 17 yaşındaki Ogün Samast olduğu anlaşıldı. Ogün Samast, babasının ihbar etmesi üzerine, İstanbul’dan Trabzon’a giderken, Samsun Otogarı’nda emniyet güçleri tarafından yakalandı. Samast’ın üzerinden cinayette kullandığı silah çıktı. Hrant Dink’in öldürülmesinin arkasındaki asıl isimlere ise ulaşılamadı.

5. Katil Ogün Samast ilk ifadesinde söyledi?

Ogün Samast, ilk ifadesinde, cinayeti Yasin Hayal’in talimatıyla işlediğini söyledi. Samast ifadesinde cinayeti ‘‘milliyetçi duyguların etkisinde kalarak’’ işlediğini söyledi ve “Öldürdüğüm için pişman değilim” dedi. Emniyet güçleri, bu ifadenin ardından Hayal’i de gözaltına aldı. Cinayetin azmettiricisi olan Hayal ise ifadesinde, cinayeti o dönem jandarma istihbarat muhbiri olan Erhan Tuncel ile planladıklarını belirtti. Emniyet soruşturmayı genişletti. Yasin Hayal ve 12 kişi gözaltına alındı.

Agos gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in katili Ogün Samast (FOTOĞRAF: DEPO PHOTOS)

Samast’ın Samsun’da yakalandıktan birkaç gün sonra bazı polis memurlarıyla birlikte Türkiye bayrağı önünde çekilmiş görüntüleri bir televizyon kanalında yayınlandı.

Bu görüntüler cinayette kamu görevlilerinin rolü olup olmadığına dair tartışmaları alevlendirdi.

6. Emniyete istihbarat elemanı olarak çalışan Erhan Tuncel, cinayeti biliyor muydu? Yetkililere bildirdi mi?

Hrant Dink cinayetini azmettiren isimlerden biri olan Yasin Hayal, 2004 yılında Ramazan ayında yiyecek içecek sattığı gerekçesiyle McDonald’s’a bombalı bir saldırı düzenledi. Saldırıda kullanılan bombayı Yasin Hayal’e veren kişi Erhan Tuncel’di. Tuncel, bombayı kendisinin hazırladığını, Yasin Hayal’in ise saldırıyı gerçekleştirdiğini polislere anlattı. Yasin Hayal, 30 Ekim 2004’te tutuklandı.

Bu olayın ardından Tuncel, Trabzon İstihbarat Şube Müdürlüğü’nde görevli Muhittin Zenit isimli bir polisle buluştu. Zenit, Tuncel’e, “Bundan sonra sen bir devlet görevlisisin, kontrolümüz altındasın” dedi. Erhan Tuncel, Muhittin Zenit’in ve İstihbarat Şube Müdürü Engin Dinç’in önerileri, Emniyet Müdürü Ramazan Akyürek’in teklifi ve Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun’un onayıyla, Yardımcı İstihbarat Elemanı (YİE) yapıldı. Kod adı ise Mehmet Kurt oldu.

Yasin Hayal, 13 Eylül 2005’te serbest bırakıldı. Cezaevinden çıktıktan sonra Tuncel’e Hrant Dink’i öldüreceğini söyledi. Sonrasında ise Dink’i öldürecek başka bir isim aradı ve Ogün Samast’ı buldu.

Ogun Samast (FOTOĞRAF: AFP)

Erhan Tuncel, Yasin Hayal’in eniştesi Coşkun İğci’nin jandarma istihbarata ilettiği gibi, Hrant Dink’in öldürüleceğini polislere defalarca bildirdi. Ancak Trabzon emniyeti ve Trabzon jandarması bu konuda bir şey yapmadı. Tuncel’in istihbarat dairesi ile ilişiği ise 23 Kasım 2006 tarihinde, yani Dink suikastından birkaç ay önce kesildi.

Erhan Tuncel’i muhbir olmaya ikna eden dönemin Trabzon Emniyet Müdürü Ramazan Akyürek, Tuncel’in jandarmaya da çalıştığının anlaşılmasından sonra polis muhbirliğinden atıldığını söyledi. Akyürek, Başmüfettişlere verdiği ifadesinde, “Görüşmelerde artık eskisi gibi ciddi bilgiler vermemeye başlayınca şüphelendik. Ardında da telefon trafiğini inceleme aldık. Aldığımız bilgi ise tamamı jandarma istihbarat çıkınca görevine son verdik” dedi.

Tuncel’in, daha önce bilgisini verdiği cinayetten 2 ay önce istihbarat ağının dışına çıkarılması, cinayetin işlenmesine göz yumulduğu şeklinde tartışmalara neden oldu. Dönemin Trabzon Emniyet Müdürü Reşat Altay’dı. Altay, cinayetten 1 hafta sonra görevinden alındı.

7. Trabzon Emniyeti, İstanbul Emniyeti’ni Dink’in öldürüleceği konusunda uyardı mı?

Trabzon Emniyeti, 17 Şubat 2006’tan itibaren İstanbul Emniyeti’ni Dink’in öldürüleceğine ilişkin istihbari bilgiler aldığına dair uyardı. Ancak İstanbul emniyeti, Hrant Dink’e koruma tahsis etmedi. İstanbul Emniyeti ise uyarılmadığını iddia etti. O dönem İstanbul Emniyet müdürü olan ve daha sonra İstanbul Valisi olan Celalettin Cerrah’a yönelik dava zaman aşımından düştü. Dönemin birçok mal görevlisi yargılanmasına rağmen Cerrah’a dokunulmaması hem Dink ailesi avukatlarının hem de davayı yakından takip eden insan hakları savunucularının en sık dile getirdiği konulardan biri oldu.

FOTOĞAF: OZAN KÖSE / AFP

Yasin Hayal polis tarafından fiziki ve teknik takip altındaydı. Hayal, Jandarma İstihbarat görevlileriyle İstanbul’a geleceği gün polis teknik takibe ara verdi.

8. Yasin Hayal’in eniştesi Coşkun İğci’nin istihbari bilgi verdiği Trabzon jandarması ne yaptı?

Coşkun İğci, 2006 yılının Temmuz ayında Yasin Hayal’in Dink’i öldürmek için plan yaptığından, silah ve para arayışından haberdar oldu. Bu durumu Trabzon Jandarma İstihbarat Personeli Veysel Şahin ve Okan Şimşek’e, Şahin ve Şimşek ise durumu Trabzon İl Jandarma İstihbarat Şube Müdürü Metin Yıldız’a aktardı. Yıldız konuyu Trabzon İl Jandarma Komutanı Albay Ali Öz’e iletti.

Cinayetten sonra Albay Öz imzalı Jandarmaya ait bir istihbarat raporu ortaya çıktı. Raporda, cinayet günü tetikçi Ogün Samast yakalanmadan bir saat önce, Yasin Hayal’in Dink’i öldürme eylemini organize ettiği, 4 kişi oldukları, Ogün Samast’ın üzerinde silah olduğu ve silahın Ardeşen el yapımı olduğu yazılıydı.

Dönemin Trabzon İl Jandarma Komutanı Albay Ali Öz, hakkında açılan dava kapsamında yaptığı savunmasında cinayet istihbaratını aldığını “hatırlamadığını” söyledi.

Bir başka detay ise Trabzon Jandarmasına ait iki araç, Dink öldürülürken cinayet mahallindeydi. Jandarma elemanları kendilerini “Bir firari sanık vardı, onu yakalamak için buraya geldik” diye savundu.

Dink ailesinin avukatı Fethiye Çetin, cinayette Trabzon jandarmasının kritik rolüne dikkat çekti: “Elimizde çok önemli delillerin üzeri kapatıldı ve Trabzon Jandarma Alay Komutanlığı’ndan yukarı gidilmesinin önüne geçildi. Sınır oradan çizildi.”

9. Erdoğan dava sürecinde neler söyledi?

Dink cinayetinin işlendiği sırada başbakan olan Recep Tayyip Erdoğan, başsağlığı için aileyi ziyaret etti. O ziyaret sırasında Erdoğan, aileye “Bizi aşan şeyler var” dedi. Erdoğan kamuoyuna yaptığı açıklamada da “Bu cinayet bize karşı izlendi” ifadelerini kullandı. Erdoğan bir başka açıklamasında da “Sarı Gelin’in Ankara’nın dehlizlerinde kaybolmasına izin vermeyeceğim” dedi.

10. Dava ne zaman başladı, nasıl ilerledi?

Ogün Samast, Yasin Hayal ve Erhan Tuncel’in de aralarında olduğu 19 kişi hakkında, ‘‘tasarlayarak adam öldürme’’ suçundan dava açıldı. Hrant Dink cinayeti ile ilgili davada, iddianamede yer alan sanıkların terör örgütü üyesi olarak yargılanması talebi “terör örgütü delili yetersiz” iddiasıyla geri çevrildi. İstanbul 14’ncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde 2 Temmuz 2007’de basına kapalı olarak yapılan davada 8’i tutuklu 19 sanık vardı. Dink’in eşi Rakel Dink, “Ben bunlardan değil, karanlıkta kalanlardan, karanlıktakilerden şikâyetçiyim” dedi.

FOTOĞRAF: MUSTAFA ÖZER / AFP

İstanbul 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi, 17 Ocak 2012’de 25. duruşmada kararını verdi. Davada tüm sanıklar, ‘‘terör örgütü üyesi’’ olma suçundan beraat etti. Yasin Hayal, ‘‘insan öldürmeye azmettirmekten’’ müebbet, tehditten üç ay, ruhsatsız silah bulundurmaktan bir yıl hapis cezasına çarptırıldı. Davada tutuklu bulunan diğer sanık Erhan Tuncel ise tahliye edildi. Ogün Samast’ın dosyası çocuk mahkemesinde yargılandığı için ayrılmıştı.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, kararın, “örgüt” suçundan ceza verilmemesi nedeniyle bozulmasını istedi ve beraat kararlarını bozdu. Sanıkların, “silahlı terör örgütü” değil, “suç işlemek amacıyla oluşturulan örgüt üyesi” oldukları gerekçesiyle yargılanmalarına karar verdi.

11. Yargıtay kararı sonrası ikinci yargılama ne zaman başladı?

Yargıtay’ın bozma kararının ardından dava, 17 Eylül 2013’te yeniden görülmeye başlandı. Tahliye edilen Erhan Tuncel de yeniden tutuklandı. Tuncel, bir süre sonra yeniden tahliye edildi. Tuncel bir daha cezaevine girmedi.

13 Haziran 2019’da yapılan duruşmada Ogün Samast, Yasin Hayal’in de aralarında bulunduğu dokuz sanığın dosyası bazı suçların zaman aşımına uğrayabileceği gerekçesiyle kamu görevlilerine ilişkin davadan ayrıldı.

Dokuz sanıkla ilgili karar duruşması 17 Temmuz 2019’da İstanbul 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapıldı. Mahkeme, “suç örgütü olduğu” yönünde karar verdi. Erhan Tuncel’e toplamda 99 yıl 6 ay, Tuncay Uzundal’a 15 yıl, Zeynel Abidin Yavuz’a 12 yıl 22 gün, Yasin Hayal’e 7 yıl 6 ay, Ogün Samast’a 2 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Mahkeme Salih Hacısalihoğlu’nun ve Osman Hayal’in ise beraatine karar verdi. Ogün Samast’ın dosyası Yargıtay kararıyla bu davayla birleştirilmişti.

Hrant Dink’in eşi Rakel Dink ve kızı Delal Dink (FOTOĞRAF: HOCINE ZAOURAR / AFP)

Dink ailesinin avukatları, sanıkların “silahlı suç örgütü üyeliğinden” değil “silahlı terör örgütü üyeliğinden” hüküm verilmesi gerektiğini belirterek kararı temyize taşıdı.

12. Kamu görevlilerine yönelik nasıl bir soruşturma yapıldı?

Trabzon Jandarma Komutanlığı’nda o dönem görev yapan Veysel Şahin, Hrant Dink suikastında “görevi ihmal ettiği” gerekçesiyle Trabzon’da yargılanıyordu. İstanbul 14’ncü Ağır Ceza Mahkemesi’nin talebiyle dinlenen Şahin, ‘‘Üstlerimizi cinayet planları konusunda uyardık. Önlem almadılar’’ dedi. Şahin ifadesinde, dönemin Trabzon İl Jandarma Komutanı kıdemli albay Ali Öz ve kıdemli yüzbaşı Metin Yıldız’ın talimatları doğrultusuna, jandarma muhbiri Coşkun İğci’yle görüştüğünü ve verdiği bilgileri kimseyle paylaşmamasını söylediğini belirti. Ayrıca, Şahin, üstlerinin kendisine, “İğci’nin bilgileri cinayet sonrası verdiğini söyleyeceksiniz” dediğini de belirtti.

30 Aralık 2008’de Trabzon eski İl Jandarma Alay Komutanı Albay Ali Öz ile 5 asker hakkında görevi ihmal suçundan dava açıldı. Ancak 2 Ocak 2009’da Trabzon 2’nci Sulh Ceza Mahkemesi bu dava hakkında görevsizlik kararı verdi. Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakanlık Teftiş Kurulu’nun hazırladığı Hrant Dink Cinayeti Raporu’na onay verdi. Buna göre, Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek ve İstanbul İstihbarat Şube Müdürü olan Ali Fuat Yılmazer “görevi ihmal” iddiasıyla olaya dahil edildi. 14 Aralık 2010 yılında ise Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nden (AİHM) kamu görevlilerin sorumluluğuna ilişkin emsal bir karar geldi. Türkiye’nin “yaşama hakkı”, “ifade özgürlüğü” ve “etkili başvuru” hakkıyla ilgili maddelerini ihlal ettiğine hükmeden AİHM, kararında “Hrant Dink’in koruma başvurusunu beklemeksizin, yaşamını korumak, cinayet planlarından haberdar olan resmi makamların göreviydi” ifadelerini kullandı. Türkiye, Dink ailesine 113 bin Euro tazminat ödemeye mahkûm edildi.

Kamu görevlilerine ilişkin soruşturmada karar 14 yıl sonra çıktı. Eski Trabzon Emniyet Müdürü Reşat Altay beraat etti. Eski emniyet müdürleri Ramazan Akyürek ve Ali Fuat Yılmazer’e ağırlaştırılmış müebbet hapis verildi. Eski İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah’ın davası zaman aşımından düştü.

Dönemin Trabzon İl Jandarma Komutanı Ali Öz 28 yıl, Trabzon İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü’nde görevli Okan Şimşek, Trabzon İl Jandarma Komutanlığında görevli Veysel Şahin ve Trabzon İl Jandarma Komutanlığı’nda rütbeli olan Gazi Günay 25 yıl, gazeteci Ercan Gün’e 10 yıl, Trabzon Jandarma İstihbarat görevlisi Volkan Şahin, Trabzon Emniyeti İstihbarat Şube Müdürlüğü’nde görevli polis memurları Mehmet Ayhan, Hasan Durmuşoğlu, Onur Karakaya 12 yıl 6 ay, Trabzon Emniyeti İstihbarat Şubesi eski Müdürü Faruk Sarı 12 yıl 6 ay, dönemin Emniyet İstihbarat Daire Başkanlığı görevlisi Osman Gülbel 16 yıl 8 ay, dönemin İstanbul Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğü’nde görevli Astsubay Bekir Yokuş 10 yıl, dönemin İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişi Mehmet Ali Özkılıç 7 yıl 6 ay, dönemin Samsun Güvenlik Şube Müdürü Yakup Kurtaran 7 yıl 6 ay, İstanbul İl Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğü görevlisi Abdullah Dinç 6 yıl 3 ay, Trabzon İl Jandarma Komutanlığı’nda görevli Ahmet Faruk Aydoğdu 6 yıl 3 ay,  Trabzon İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğünde görevli Önder Araz 3 yıl 9 ay,  Mülkiye Başmüfettişi Şükrü Yıldız 3 yıl 9 ay, Samsun Emniyet Müdürlüğü’nde görevli Metin Balta 6 yıl 8 ay, Trabzon Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şubesi polis memuru Mehmet Uçar 3 yıl 9 ay, Trabzon İl Jandarma İstihbarat Şube Müdürü Metin Yıldız 3 yıl 4 ay, Trabzon İstihbarat Şube Müdürlüğü’nde görevli Özkan Mumcu 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. 13 sanık ise beraat etti.

13. Ogün Samast’ın dosyası neden ayrıldı?

24 Ocak 2007’de tutuklanan Ogün Samast, suç işlediği sırada 18 yaşının altında olduğu için çocuk mahkemesinde yargılandı. Temmuz 2011’de çıkan kararda Samast, “tasarlayarak adam öldürmek” ve “ruhsatsız silah bulundurmak” suçlarından 22 yıl 10 hapis cezası aldı. 2019 yılında örgüt üyeliği suçlamasıyla açılan dosyası, 2020 yılında diğer kamu görevlilerinin de yargılandığı ana dava ile birleşti.

14. Ogün Samast nasıl tahliye oldu?

2020 yılında aralarında Samast’ın da bulunduğu 9 kişi hakkında “örgüt üyeliği”nden ceza verildi. Ancak Yargıtay, zaman aşımı sebebiyle örgüt üyeliği cezasının düşmesine karar verdi. Böylece Ogün Samast örgüt üyeliğinden değil, sadece Hrant Dink cinayetinden ceza aldı. Ogün Samast, cinayeti işlediğinde yaşı 18’den küçük olduğu için “tasarlayarak insan öldürmek” ve “ruhsatsız silah bulundurmak” suçlarından toplam 22 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırıldı. Samast, infaz yasasına göre cezaevinde 15 yıl iki ay kalacaktı ancak 2020 yılında gardiyanlara saldırdığı gerekçesiyle ek ceza aldı. 16 yıl 10 ay cezaevinde kalan Samast’ın iyi halinden koşullu salıverme şartlarını taşıdığına kanaat getirilerek tahliyesine karar verildi. Samast, 15 Kasım 2023’te Bolu F Tipi Cezaevi’nden çıktı. Adalet Bakanlığı gelen tepkiler üzerine bir açıklama yaparak Ogün Samast’ın denetimli serbestlik hakkının 19 Şubat 2022 tarihinde doğmuş olmasına rağmen bundan yararlandırılmadığını, şartlı tahliyesinin yeni gerçekleştirildiğini ifade etti. Rakel Dink, Ogün Samast’ın tahliye edilmesine ilişkin, “Yasın en ağır günlerine geri yolladılar bizi. Biz zaten yıllardır katillerle aynı havayı soluyoruz. Dink’in ölüm emrini verenlerin aramızda dolaştığını biliyoruz” dedi.

15. Ogün Samast hakkında neden yeni bir iddianame hazırlandı?

Ogün Samast, 16 yıl 10 ay sonra tahliye edildikten birkaç gün sonra hakkında yeni bir iddianame düzenlendi. Samast hakkında bu kez, “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek” suçlaması yöneltildi. İddianameyi kabul eden İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ne yazı yazarak aralarında Yasin Hayal ve Erhan Tuncel’in de bulunduğu 11 sanığın yer aldığı dosya ile bu dava arasında “fiili ve hukuki irtibat bulunduğunu” belirterek birleştirme talep etti.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, Samast hakkında açılan yeni davayı, Yasin Hayal, Erhan Tuncel ile Ersin Yolcu ile dönemin Trabzon Emniyeti İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek, emekli İstanbul Emniyeti İstihbarat Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer gibi kamu görevlilerinin “FETÖ üyeliği” iddiasıyla yargılandığı 11 sanıklı dosyayla birleştirdi. Böylece Samast, 11 sanığın yargılandığı dava kapsamında 6 Aralık’ta yeniden hakim karşısına çıktı. İstanbul’daki duruşmaya SEGBİS’le bağlanmak için Trabzon Akçaabat Adliyesi’ne gelen Samast, siyah şapka ve gözlük taktı. Samast, iddianamenin yeni tebliğ olması nedeniyle ifade vermedi. Savunması için ek süre veren mahkeme, Samast’a ayrıca yurt dışı yasağı getirdi. Duruşma, 6 Mart 2024 tarihine ertelendi.

Büyükanıt ve Erdoğan (FOTOĞRAF: BÜLENT KILIÇ / AFP)

16. Erdoğan, dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt’la ne konuştu?

5 Mayıs 2007 tarihinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’la dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt arasında Dolmabahçe Sarayı’nda gerçekleşen ve “Dolmabahçe Mutabakatı” olarak bilinen görüşmede Hrant Dink cinayetinin üstünün örtüldüğü iddia edildi. Dink ailesinin avukatı Fethiye Çetin, “Masaya pazarlık konusu olarak konan dosyalardan biri Hrant Dink cinayetiydi. Ergenekon soruşturması ve Hrant Dink soruşturması orada bitirildi. O görüşmeden sonra bir adım attıramadık. Hrant Dink davasının bazı pazarlıklara kurban edildiğini düşünüyordum o zaman” dedi.

Fethiye Çetin (FOTOĞRAF: AFP)

17. Devlet, Hrant Dink’i neden korumadı?

Bu konuda Dink ailesinin avukatı Fethiye Çetin yanıt veriyor:

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink. (FOTOĞRAF: DEPO PHOTOS)

“Bana kalırsa Hrant Dink cinayeti bir ‘Özel Harp Aygıtı’ işiydi. Ve devlet içerisinde birbiriyle kavgalı gruplar da Hrant Dink’i korumaya değer bulmadılar ve bu şekilde sonuçlandı.”

Velev'i Google Haberler üzerinden takip edin

ÖNERİLEN İÇERİKLER

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com