Edebiyat uyarlamaları her zaman iki kat risk taşır: Romanın ruhuna sadakat ile görsel anlatının gerektirdiği dönüşüm arasında bir denge kurmak zorundadır. Orhan Pamuk’un aynı adlı eserinden uyarlanan Masumiyet Müzesi dizisi, Netflix’te yayına girmesinin ardından Batı basınında ilk kapsamlı eleştirisini aldı.
RogerEbert.com’da Nandini Balial imzasıyla yayımlanan değerlendirmeye göre dizi, prodüksiyon tasarımı ve atmosfer kurma becerisi açısından güçlü bir başlangıç yapıyor; ancak anlatı tonunun yer yer aşırı melodramatikleştiği ifade ediliyor. Eleştiride, Kemal karakterinin takıntılı aşkının romantize edilme biçimi özellikle problemli bulunuyor. Balial, dizinin romanın psikolojik derinliğini bütünüyle yansıtamadığını, karakterlerin iç dünyasının yeterince katmanlandırılmadığını belirtiyor.
Eleştirmen, uyarlamanın görsel estetikte başarılı olduğunu teslim ederken, duygusal yoğunluğun zaman zaman “aşırı şekerli” bir anlatı tonuna kaydığını yazıyor. Bu yaklaşım, Batı eleştirisinin diziyi temkinli bir mesafeyle karşıladığını gösteriyor.
Öte yandan izleyici cephesinde tablo daha karmaşık. Rotten Tomatoes ve IMDb gibi platformlarda yapılan yorumlar, sinematografi ve dönem atmosferinin beğenildiğini; buna karşılık anlatının temposu ve karakter dinamiklerinin tartışmalı bulunduğunu ortaya koyuyor. Sosyal medya başlıklarında ise izleyiciler ikiye bölünmüş durumda: Bir kesim romanın melankolisinin başarıyla aktarıldığını savunurken, diğerleri dizinin takıntı temasını yeterince eleştirel işlemediğini düşünüyor.
Bu haberler de ilginizi çekebilir:
Pamuk uyarlaması böylece küresel platformda görünürlük kazanırken, Batı eleştirisi ile izleyici tepkileri arasında dikkat çekici bir gerilim alanı oluşmuş görünüyor.
Velev'i
Google Haberler üzerinden takip edin
