Güney Kore sinema gişesinde dikkat çekici bir liderlik değişimi yaşandı. Kore Film Konseyi verilerine göre, romantik dram Once We Were Us, üç haftadır gişenin zirvesinde yer alan Avatar: Fire and Ash’i geride bırakarak hafta sonunun en çok izlenen filmi oldu. Film, cuma–pazar aralığında 340 bini aşkın izleyiciye ulaşarak toplam seyirci sayısını 1,04 milyona taşıdı.
The Korea Times’ın aktardığına göre, aynı dönemde Avatar: Fire and Ash 316 bin civarında bilet satışı gerçekleştirdi; filmin toplam seyirci sayısı ise 6,07 milyona ulaştı. Veriler, küresel bir gişe devinin yerel bir romantik dram karşısında kısa süreli de olsa liderliği kaybettiğini gösteriyor.
Başrollerini Koo Kyo-hwan ve Moon Ga-young’ın paylaştığı Once We Were Us, 2018 yapımı Çin filmi Us and Them’in Kore uyarlaması. Orijinal filmde Jing Boran ve Zhou Dongyu başrolleri üstlenmişti. Kore uyarlaması, yirmili yaşlarında yaşadıkları ilişkiyi ve kaçırılmış fırsatları yıllar sonra hatırlayan Eun-ho ile Jung-won’un hikâyesini merkezine alıyor.
Filmin yönetmeni Kim Do-young, ilk uzun metrajı Kim Ji-young, Born 1982 ile toplumsal cinsiyet tartışmalarını sinemaya taşımasıyla geniş yankı uyandırmıştı. Yeni filmde de bireysel hafıza, aşk ve zaman temaları öne çıkıyor. Eleştirmenler, yerli yapımın gişe başarısını yalnızca romantik türün cazibesiyle değil, tanıdık bir hikâyenin güncel bir duyarlılıkla yeniden anlatılmasıyla açıklıyor.
Güney Kore gişesinde yerli filmlerin öne çıktığı dönemler, büyük ölçüde takvimsel alışkanlıklar ve izleyici duygulanımıyla belirleniyor. Özellikle yıl sonu–yılbaşı haftası, Ay Yeni Yılı (Seollal) ve Chuseok tatili gibi uzun izin dönemleri, Kore yapımlarının Hollywood filmleriyle daha eşit koşullarda rekabet edebildiği zaman aralıkları olarak öne çıkıyor. Bu dönemlerde seyirci, yüksek bütçeli görsel gösteriden çok, kendisiyle duygusal bağ kurabildiği hikâyelere yönelme eğilimi gösteriyor.
Bu haberler de ilginizi çekebilir:
Romantik dramlar ve aile hikâyeleri, bu bağlamda yerli sinemanın en güçlü kozları arasında yer alıyor. Kore gişesinde sıkça gözlemlenen bir eğilim, küresel blockbuster’ların ilk haftalardaki güçlü açılışlarının ardından, ikinci ya da üçüncü haftada yerli yapımlar karşısında ivme kaybetmesi. Bunun temel nedenlerinden biri, Kore izleyicisinin “ilk merak” duygusunu hızla tüketmesi; ardından anlatı derinliği ve oyunculuk performansını öne çıkaran filmlere yönelmesi.
Bir diğer belirleyici unsur da ağızdan ağıza yayılan etki. Yerli filmler, özellikle sosyal medyada ve eleştiri yazılarında olumlu geri dönüş aldığında, gişede istikrarlı ama kalıcı bir yükseliş gösterebiliyor. Bu durum, açılış rakamlarından çok toplam seyirci sayısına odaklanan bir başarı modelini beraberinde getiriyor. Kore sinema piyasasında yerli yapımların “sessiz ama güçlü” çıkışları, çoğu zaman tam da bu mekanizma üzerinden gerçekleşiyor.
Son olarak, yıldız oyuncularla kurulan duygusal bağ ve tanıdık mekânların kullanımı da yerli filmlerin avantajları arasında sayılıyor. Seyirci için bu filmler yalnızca bir sinema deneyimi değil, kolektif hafızaya temas eden bir buluşma alanı sunuyor. Bu nedenle Kore gişesinde yerli filmler, özellikle takvimin duygusal yoğunluğu yüksek dönemlerinde, küresel rakiplerini geride bırakabiliyor.
Velev'i
Google Haberler üzerinden takip edin
