Ahn Sung-ki (Fotoğraf: Jung Yeon-je / AFP)
Güney Kore sinema dünyası, 60 yılı aşkın kariyeriyle ülkede “The Nation’s Actor (Ulusunun Oyuncusu)” olarak tanınan Ahn Sung‑ki’yi kaybetti. Associated Press’in başta yayımladığı haberlerde belirtildiği üzere, 74 yaşındaki usta oyuncu, uzun süredir mücadele ettiği kan kanseri (blood cancer) ile ilgili komplikasyonlar sonucunda Seul’daki Soonchunhyang Üniversitesi Hastanesi’nde yaşamını yitirdi.
1950’lerde çocuk oyuncu olarak sinemaya adım atan Ahn’ın kariyeri, yaklaşık altı on yılı kapsıyordu. Erken dönem yapımlarının ardından, özellikle 1980’lerde Lee Jang-ho’nun Good, Windy Days adlı filmindeki performansıyla ülke genelinde tanınan bir yüz haline geldi ve Grand Bell Awards’ta beş kez “En İyi Erkek Oyuncu” ödülünü kazanarak Güney Kore sinemasının en saygın isimleri arasında yer aldı. Filmografisinde Silmido, Radio Star gibi kült yapımlar da bulunuyordu.
Bu haberler de ilginizi çekebilir:
Ahn’ın imajı, oyunculuğunun geniş ton aralığı kadar kişisel duruşuyla da dikkat çekti; kariyeri boyunca skandallardan uzak duran ve saygı gören bir figür olarak anıldı. Grand Bell Awards’taki rekor ödülleri ve halk nezdindeki güçlü itibarı, onu yalnızca bir sinema yıldızı değil, kültürel bir simge hâline getirdi.
Kariyerinin son yıllarında da aktif olan Ahn, hem film hem televizyon projelerinde yer alarak Güney Kore görsel kültürüne katkılarını sürdürdü. Ölümü, sinema çevrelerinde derin bir üzüntüyle karşılandı; yurtiçi ve yurtdışından sanatçı, yönetmen ve izleyiciler taziye mesajları paylaştı.
Ahn Sung-ki’nin sineması, Güney Kore’nin modern tarihine paralel ilerleyen bir oyunculuk çizgisi sunar. Çocuk oyuncu olarak başladığı kariyerinde melodramdan politik sinemaya, popüler gişe filmlerinden auteur yapımlara kadar geniş bir yelpazede yer aldı. Good, Windy Days ile 1980’lerde yeni Kore sinemasının simge yüzlerinden biri hâline gelirken, Silmido gibi yapımlarda devlet, travma ve kolektif hafıza temalarını taşıyan roller üstlendi. Ahn Sung-ki’nin oyunculuğu, abartıdan uzak, sakin ve “güven veren” bir varlık üzerine kurulur; bu nedenle çoğu filmde ahlaki merkez, baba figürü ya da tarihsel tanık konumunda yer alır. Onu özel kılan, yıldız kimliğini hiçbir zaman rolün önüne geçirmemesi ve oyunculuğu bir meslekten çok kamusal bir sorumluluk olarak görmesidir.
Güney Kore’de “Ulusunun Oyuncusu (The Nation’s Actor)” unvanı, yalnızca popülerlik ya da ödül sayısıyla verilmez. Bu lakap, bir oyuncunun uzun yıllar boyunca toplumun farklı kesimlerini, tarihsel kırılmaları ve kolektif duyguları temsil edebilme kapasitesini ifade eder. Ahn Sung-ki bu unvanı, altmış yılı aşan kariyeri boyunca ideolojik kamplara mesafe koyan, siyasi değişimlere uyum sağlayan ve kuşaklar arasında ortak bir yüz olmayı başaran nadir figürlerden biri olduğu için aldı. Onun varlığı, Kore sinemasında sürekliliği ve istikrarı simgeler; tıpkı Japon sinemasında Toshiro Mifune ya da Fransız sinemasında Jean Gabin’in temsil ettiği türden bir kültürel ağırlık gibi. Bu nedenle Ahn Sung-ki’nin kaybı, yalnızca bir oyuncunun ölümü değil, Güney Kore sinemasının yaşayan hafızasından bir parçanın eksilmesi olarak değerlendiriliyor.
Velev'i
Google Haberler üzerinden takip edin
