Yandaş gazeteci, Erdoğan’ın sessizliğini savundu: Trump’ı Karayip korsanlarına benzetti

Yandaş gazeteci Abdulkadir Selvi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Maduro’nun ABD tarafından kaçırılmasına sessiz kalmasını savunarak, Trump’ı “Karayip korsanları”na benzetti. Selvi, Erdoğan’ı devlet sorumluluğu gereği hareket ettiğini ve Türkiye’nin çıkarlarını öncelediğini yazdı.

  • ü
  • 05 Ocak 2026
  • ü
  • Gündem

Yandaş gazeteci Abdulkadir Selvi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Venezuela Devlet Başkanı Maduro’nun ABD tarafından operasyonla kaçırılmasına sessiz kalmasına yönelik eleştirileri cevapladı. Erdoğan’ın sessiz kalmasının Türkiye’nin menfaatine olduğunu yazan Selvi, Maduro’nun kaçırılmasını eleştirerek, “Karayip korsanlarının yapabileceği bir eşkıyalık,” dedi.

Selvi, CHP lideri Özgür Özel’in, Maduro’ya yönelik operasyona sessiz kalan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik sözlerini eleştirdi. Erdoğan’ın Batılı liderler karşısında ağlayan birisi olmadığını iddia eden Selvi, “Cesur bir lider. 15 Temmuz’da darbeyi püskürtmüş; darbecilerin savaş uçaklarına, tanklarına, toplarına meydan okumuş bir lider. Askerî vesayeti geriletmiş, 28 Şubat ve 12 Eylül darbecilerinden hesap sormuş bir lider. Davos’ta İsrail Başbakanı Şimon Peres’e ‘One minute’ çekmiş, Amerikan Başkanı’na ‘O Biden ise ben de Erdoğan’ım’ diye seslenmiş birisi. Erdoğan, dünyanın en cesur liderlerinden biri olarak gösterilir,” dedi.

Erdoğan’ın devlet sorumluluğu taşıdığını belirten Selvi, yazısına şöyle devam etti: “Erdoğan, omuzlarında milletin yükünü, devletin sorumluluğunu taşıyor. Devlet sorumluluğu ile hareket ediyorsanız neyi, ne zaman söylemeniz gerektiğini iyi ayarlamanız gerekiyor. Cesur olmak, aynı zamanda akıllı olmayı; ilm-i siyasetle hareket etmeyi gerektirir. Arabayı atın önüne koymamak gerekir. Doğrusu, atı arabanın önüne koymaktır.”


Bu haberler de ilginizi çekebilir:

 

 

TRUMP’LA GÖRÜŞECEK

Erdoğan, bir aksilik olmazsa bugün Trump’la görüşecek. Türkiye ile ABD arasında çok hayati konular var: CAATSA yaptırımlarının kaldırılması, Türk Silahlı Kuvvetleri için gerekli olan F-16 ve F-35 uçaklarının alımı, Halkbank davası, SDG’nin Suriye ordusuna entegrasyonu gibi.
Ayrıca Netanyahu kısa bir süre önce ABD’deydi. Trump’la Gazze anlaşmasının ikinci aşamasına geçilmesi konusunu ele aldılar. Gazze’ye Mehmetçiğin gitmesi konusu ise ayrı bir başlık olarak duruyor.

“ÖZEL, ERDOĞAN İLE TRUMP’IN ARASINI BOZMAYA ÇALIŞIYOR”

Erdoğan ile Trump ilişkisinin iyi olmasının Türkiye’nin menfaatine olduğunu kaydeden Selvi, yazısına şöyle devam etti: “PKK demek, ABD demek. SDG demek, ABD demek. ‘Terörsüz Türkiye’ bizim için beka meselesi. Bu süreci başarıyla yönetmemiz lazım. Özgür Özel, ısrarla Erdoğan ile Trump’ın arasını bozmaya çalışıyor. Biz buna ‘fitne siyaseti’ diyoruz. Sanıyorum Özel, Erdoğan’ı kıskanıyor.

Erdoğan’ın önceliği Türkiye’nin menfaatleri. Yoksa Erdoğan ‘Eyyy Trump’ diye başlasa oy oranı artar. Erdoğan ile Trump’ın arası bozulsa Türkiye’nin menfaatine mi olacak? CAATSA yaptırımları mı kalkacak, F-16 ve F-35 uçakları mı alınacak, Halkbank davası mı çözüme kavuşacak, SDG-PKK konusu mu çözülecek?

Erdoğan, ne zaman, nerede, nasıl tepki vereceğini bilen bir lider. Dünyanın en tecrübeli liderlerinden biri. Trump ile Maduro arasındaki gerilimin tırmandığı dönemde Erdoğan, Maduro’yu telefonla aramış; yapabileceği bir şey olup olmadığını sormuştu. Meşru bir Cumhurbaşkanı olarak Maduro’nun bir uyuşturucu baronu gibi yatağından alınıp Amerika’ya kaçırılması, hazmedilebilecek bir şey değil.”

TRUMP’I KARAYİP KORSANLARINA BENZETTİ

“Karayip korsanlarının yapabileceği bir eşkıyalık. Erdoğan, o konuda ne söylenmesi gerekirse zemininde ve zamanında söyler. Ancak yukarıda saydığım gibi Trump’la Türkiye için hayati konuları ele alacağı bir görüşme öncesinde bunu yapmasının Türkiye’ye bir faydası yok. Tam aksine zarar verir.

Erdoğan, Özgür Özel’in kafasına uysa, Trump’la ilişkilerini bozsa Türkiye bundan ne kazanacak?

Trump, Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi tarafından bulunduğu yerde tutuklanması kararı çıkarılan Gazze katili Netanyahu’yu Florida’daki malikanesinde ağırladı. Ancak Venezuela’nın meşru lideri Maduro’yu yatağında basıp Amerika’ya kaçırdılar. ABD’nin Venezuela’da yaptığı, tehlikeli bir dönemin kapısını açtı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın uyardığı gibi orman kanunlarının geçerli olduğu bir döneme girildi. Artık Rusya, Ukrayna’yı işgal edebilir; Putin, Zelenski’yi yatağında basıp Moskova’ya kaçırabilir. Çin, Tayvan’a girebilir.”

Velev'i Google Haberler üzerinden takip edin

ÖNERİLEN İÇERİKLER