Maduro operasyonu: Saray tenorları her şeyi söylüyor, bir türlü ‘Trump’ diyemiyor

CHP Genel Başkan Yardımcısı Namık Tan, Venezuela Devlet Başkanı Maduro'nun ABD'ye götürülmesi üzerine yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sessizliğini Trump’la ters düşmeme kaygısına bağladı. Tan, sözcülerin Maduro'ya yapılan operasyonla ilgili Trump'ın ismini anmadıklarına dikkat çekti.

  • ü
  • 04 Ocak 2026
  • ü
  • Gündem

CHP Genel Başkan Yardımcısı Namık Tan, Venezuela Devlet Başkanı Maduro ve eşini operasyonla yakalanması ve ABD’ye götürülmesiyle ilgili sosyal medyadan paylaşım yaptı. Tan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sessizliğin ise ABD Başkanı Donald Trump ile ters düşmeme kaygısından kaynaklandığını söyledi. Tan, Saray sözcülerinin açıklamalarında Trump’ın ismini bile anmaktan korktuklarını ifade etti.

Tan, Maduro’nun makbul bir insan olmadığı ve ülkesini bir felakete sürüklediği konusunda kimsenin şüphesi olmadığını belirterek, “Ancak, uluslararası hukuk, kendini yeterince güçlü gören herhangi bir devlet başkanına sevmediği bir lideri kuvvet kullanarak değiştirme veya canı istediği ülkeyi işgal etme hakkını vermez” dedi.

ABD’nin Venezuela’ya müdahalesi özünde Monroe Doktrininine dönüş ve uluslararası ilişkiler tarihini 19. asır ilkelerine geri döndürme teşebbüsü olduğunu ifade eden Tan, “Bu nitelikteki bir nüfuz bölgesi yaratma girişimi yüzünden insanlığın iki büyük cihan harbi yaşadığını unutmamak gerekir. BM sistemi ve bağlayıcı çok taraflı kurallar bu acı tecrübeden çıkarılan dersler doğrultusunda oluşmuştur. Bu ilkelerin göz ardı edilmesi dünyamızı çok tehlikeli bir sürece sokar. Ulus devletlerin egemenlikleri yerine büyük güçlerin nüfuz alanlarına sahip olacakları bir dünyanın oluşturulması anlayışını kesin bir dille reddetmek gerekir. Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı işte tam da bu nedenle asla kabul edilemezdir” değerlendirmesinde bulundu.


Bu haberler de ilginizi çekebilir:

 

MADURO’NUN DEVRİLMESİNİN KUTLANMASI ÖNEMLİ GÖSTERGE

Tan, ülke dışında yaşayan Venezuelaların sayısının 10 milyon olmasının Maduro’nun kurduğu kara düzenle ilgili olduğuna dikkat çekerek, “Bu kara düzeninden kaçıp Latin Amerika ve Karayiplerde farklı ülkelere, ABD ve İspanya’ya yerleşen bu sürgünlerin kitleler halinde sokağa çıkıp Maduro’nun devrilmesini kutlamaları çok açıklayıcıdır

Karakas sokaklarının ıssızlığı da öyle: Çünkü şu andaki baskın olasılık Trump’ın Maduro’yu alıp ABD’de yargılamak ve ABD petrol şirketlerini Venezuela’da yeniden söz sahibi kılmak karşılığında, Maduro’nun yakın çevresiyle perde gerisinden anlaşmış olduğunu düşündürüyor

Venezuela halkı Maduro’dan kurtulmakla rejimin değişmeyeceğinin bilincinde ve bugün sokağa çıkmanın bedelinin canlarından ya da özgürlüklerinden olmak demek olacağının da farkında.”

‘ERDOĞAN, MADURO SEÇİMLERİ ÇALDIĞINDA SAHİP ÇIKMIŞTI’

Tan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’nın Maduro’nun seçimleri çaldığında sahip çıktığını hatırlatarak, paylaşımında şu ifadeleri kullandı: “Beyaz Saray’da yanında oturduğu Trump onu işaret ederek “seçimlerde hile yapmayı çok iyi bilir” derken ne düşünüyorsa aynı şeyi düşünüyordu.

Aniden İstanbul Altın Rafinerisi’ne el konulması ve Binali Yıldırım’ın yer yarılmış içine düşmüş misali ortadan kaybolması gibi gelişmeler de Erdoğan’ın “dostu” Trump tarafından ona “meşruiyet” bahşedilmesi karşılığında “kardeşi” Maduro’yu feda etmesi için nasıl ikna edilmiş olduğunun belirtileri.

Bugün Erdoğan’ın sağır edici sessizliğinin de nedeni yarın TSİ 16:00 sularında Trump’la yapacağı görüşmede tarihin yanlış tarafına düşmemek kaygısından değil muhatabının ters tarafına gelmemek kaygısından.

Bugünlerde yerinde yeller esen Hakan Fidan’ın “kişisel dostluk diplomasisi” diye yücelttiği de işte bu “al takke, ver külâh” rant zihniyetli diplomasi yaklaşımı.

Erdoğan’ın utangaç sessizliğini yaygaracılıklarıyla, laf kalabalıkları ve söz cambazlıklarıyla örtmeye çalışan Ömer Çelik, Mehmet Uçum, Efkan Ala gibi saray tenorları ise her şeyi söylüyor ama bir türlü “Trump” diyemiyorlar.

Diyemezler de çünkü pabuç bağlı, emir büyük yerden.

Ezcümle, ulusal egemenlik ihale edilemez: Ulus ve Cumhuriyet bilincinden nasibini almamış fırsatçılardan da bu yalın gerçeği ve dış politika ilkesini kavramaları beklenemez.”

 

Velev'i Google Haberler üzerinden takip edin

ÖNERİLEN İÇERİKLER