Sally Rooney, Yüksek Mahkeme’nin kararını zafer olarak alkışladı

İrlandalı yazar Sally Rooney, Birleşik Krallık Yüksek Mahkemesi’nin Filistin Hareketi'nin (Palestine Action) yasaklamasını, “orantısız ve hukuka aykırı” bulma kararını, ifade özgürlüğü için önemli bir kazanım olarak nitelendirdi. Rooney, karardan duyduğu memnuniyeti dile getirirken yazınsal haklar ve protesto özgürlüğü arasındaki sınırları tartışmaya açtı.

  • ü
  • 24 Şubat 2026
  • ü
  • Yaşam

Sally Rooney'in yeni kitabı (Fotoğraf: Ben STANSALL / AFP)

İngiltere Yüksek Mahkemesi, doğrudan eylem odaklı Filistin Hareketi’nin (Palestine Action) terör yasaları kapsamında yasaklanmasını “orantısız ve hukuka aykırı” bularak hükümete karşı önemli bir karar verdi.

The Guardian’a göre bu karar, ifade ve toplanma özgürlüğü savunucuları tarafından büyük bir zafer olarak karşılandı. İrlandalı romancı Sally Rooney de mahkemedeki ifade hakkını kullanarak bu sonuçtan duyduğu memnuniyeti açıkça belirtti.

Rooney, Normal İnsanlar, İntermezzo ve Arkadaşlarla Sohbetler gibi eserlerin yazarı olarak daha önce Filistin Hareketi’ne desteğini duyurmuş ve bu gruba yönelik yasaklamanın kendi sanatsal üretimini ve ifade özgürlüğünü sınırlayacağını savunmuştu. Yüksek Mahkeme, Filistin Hareketi’nin bazı eylemleri suç sayılabilecek nitelikte olsa da yasaklanmasının, protesto ve söz hakkı gibi temel haklara gereksiz ve aşırı müdahale anlamına geldiğine hükmetti. Bu yaklaşım, siyasal protesto alanında hukukun sınırlarının nasıl çizilmesi gerektiği konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi.

Mahkeme kararı aynı zamanda hükümetin yasaklama yetkisinin sınırlarına dair önemli bir emsal teşkil ediyor. Söz konusu yasaklama hâlâ temyiz sürecine tabi tutuluyor; İçişleri Bakanı yasağın kamu güvenliği için gerekli olduğunu savunarak kararı temyize götürme niyetini açıkladı. Bu gelişme, Filistin Hareketi’nin hukuksal statüsü ve siyasi protesto özgürlüğü konusunda uzun soluklu bir yasal sürece işaret ediyor.

Bu haberler de ilginizi çekebilir:

Rooney, karardan sonra yaptığı açıklamada, bu hükmün yalnızca bir protesto grubunun lehine sonuçlanmadığını, aynı zamanda sanatsal ifadeye ve demokratik haklara geniş bir destek verdiğini vurguladı. Filistin’e yönelik protestolar ve örgütlenmelerin Birleşik Krallık’taki hukuki zemini, bundan böyle hem hukuk çevreleri hem de insan hakları savunucuları tarafından yakından izlenecek.

Velev'i Google Haberler üzerinden takip edin

ÖNERİLEN İÇERİKLER