Bir zamanlar İzmir Fuarı: Gazinoların altın çağı

90’larda Ege’de, ‘İzmir Fuarı’ diye bir fenomen vardı. Başlı başına bir markaydı İzmir Fuarı. İstanbul’a odaklanmış eğlence ve ticaret sektörüne karşılık, İzmir’in bir tür gövde gösterisiydi. Gazinoların altın çağının simgesiydi.

Cuma günü, 94. İzmir Enternasyonal Fuarı açıldı. Fuar 9 Eylül’e kadar devam edecek. Son yıllarda giderek silikleşen İzmir Fuarı’nda bu yıl epey etkinlik ve konserler planlanmış.

Açılış haberini okuduğumda zihnim beni 90’lı yıllara götürdü. 12 Eylül sonrası Anavatan Partisi ve Turgut Özal ile başlayan liberalleşme hareketleri ve devamındaki 90’lı yıllar İzmir Fuarı’nın altın çağıdır.

90’larda Ege’de, ‘İzmir Fuarı’ diye bir fenomen vardı. Başlı başına bir markaydı İzmir Fuarı. İstanbul’a odaklanmış eğlence ve ticaret sektörüne karşılık, İzmir’in bir tür gövde gösterisiydi. 10 gün gibi kısa sürede, fuar alanı olarak kullanılan Kültürpark’ta onlarca gazino çalışır ve ülkenin en ünlü sanatçıları fuara akın ederdi. Gazinoların altın çağının simgesiydi.

Aslında fuar bir ticaret etkinliğidir. Daha çok şirketleri ve girişimcileri ilgilendiren bir konudur. Bütün dünyada böyledir. Oysa İzmir Fuarı, bir tür panayır, fuar kavramına yeni anlam katan, ülkenin eğlence adası gibiydi.

Her yıl o fuarın açılmasını ve ebeveynlerimizin bizi fuara götürmesini dört gözle beklerdik. Nitekim giderdik de. Fuar eylül başında açıldığından, tütün işi de hafiflemiş olur, sadece şehirliler değil, köylüler de fuara akın ederdi.

Şimdi düşününce tuhaf geliyor ama ben hayatımdaki ilk ve tek ‘gazino’ deneyimimi İzmir Fuarı’nda yaşadım. Maaile gazino bileti almıştık ve çok sevdiğim rahmetli Barış Manço’yu gazinoda izlemiştim. Bu da gösteriyor ki, İzmir Fuarı’nın o bol gazinolu döneminde, eğlence sektörü çok daha halkın içindeymiş ve çoluk çocuk gazinoya gidilebiliyormuş. Çok ilginç gerçekten.

Kimler gelmezdi ki İzmir Fuarı’ndaki gazinolara. O dönem Kültürpark’ta 20 civarında gazino vardı. Adını hatırladıklarımdan bazıları; Lunapark, Akasyalar, Ekici Över, Göl ve Kübana. Minik Serçe Sezen Aksu, sanat güneşimiz Zeki Müren, yerli rock müziğin kralı Barış Manço, Emel Sayın, İbrahim Tatlıses, Müslüm Gürses, Ferdi Tayfur, Nükhet Duru, Gökhan Güney ve Bergen hep burada sahne alırdı.

Zeki Müren, Yılmaz Güney ve Nebahat Çehre, İzmir Fuarı’nda.

Bir dönem film yıldızlarını assolist olarak sahneye çıkarmak da moda olmuştu İzmir Fuarı’nda. Fatma Girik, Hülya Koçyiğit, Ayhan Işık, Filiz Akın gibi isimler gazinoların sahnesinden geçmiş film yıldızlarıydı. Tabi bütün bunlar fuarın ülke genelinde büyük sükse yapmasına yol açardı.

Fuar zamanı basına ‘neon kavgaları’ diye yansıyan polemikler de olurdu. Zira bütün sanatçılar gazinoların neon ışıklı renkli tabelalarında en üstlerde adlarını görmek isterdi. Her gazino da en az iki assolist seviyesinde isim olduğundan, kimin adı üstte ve daha büyük yazılacak gibi atışmalar da İzmir Fuarı’nın geleneklerindendi.

İzmir. Kültürpark.

Sanatçılar fuar dönemine özel hazırlanır ve giyecekleri kıyafetler hep magazin basınında gündem olurdu. Tabi bu kıyafetler sahneye çıkana kadar gizli tutulurdu. Assolistler altlarında yer alacak kadroyu bizzat belirlemek isterdi.

Elbette İstanbul’un en cabbar magazin muhabirleri ve yazarları da fuar zamanı İzmir’e akın ederdi.

Devekuşu Kabare’yi ülke çapında meşhur eden yer de İzmir Fuarı’dır. Gazinolarda solist değişimleri sırasında halkı eğlendirmek için Zeki Alasya – Metin Akpınar, Müjdat Gezen – Perran Kutman, Adile Naşit – Münir Özkul gibi ikililer ya da Orhan Boran, Öztürk Serengil, Ali Poyrazoğlu, Halit Kıvanç gibi isimler de gazino kadrolarında yer alırdı.

O devasa fuar alanında gezerken acaba bir ünlü görür müyüz diye çocuk aklımızla hep çevreyi kollardık ve nitekim görürdük de.

Tabi fuar sadece eğlenceden ibaret değildi. Ticaret kısmı da yani asıl işlevine uygun bölümleri de vardı. Pek çok ülkeden firmalar fuarda arzı endam ederdi. Dönemin şartları gereği hala dağılmamış SSCB ve Çekoslovakya gibi ülkelerin stantlarını hatırlıyorum. Bu stantlarda dönemin en gelişmiş araçları sergilenirdi. İzmir Fuarı’nda ticaret de eğlencenin bir parçası gibi algılanırdı.

İzmir Fuarı’nın bu kadar etkili olması o yıllar için elbette anlaşılabilir. Zira insanların TRT 1 dışında eğlence kaynağı yoktu. Radyo en yaygın ve popüler iletişim aracıydı. Sosyal medya hiç yoktu. Fuar zamanı, bir nevi TRT sanatçılarının da halkla buluşma zamanıydı. İnsanlar bu nadir buluşmayı kaçırmak istemezdi.

Aradan 30 yıl geçtikten sonra İzmir Fuarı da artık zamanın ruhuna yenik düştü. Bu çağda gazinolar yok, çim konserleri var. Kültür sanat atölyeleri ve söyleşiler düzenleniyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi fuarı canlandırmak için bu yıl açılışı Candan Erçetin’le yaptı ve güçlü bir konser kadrosu kurdu.

Sezen Aksu, İzmir Fuar Açıkhava Tiyatrosu’nda…

Yine de işin doğrusu şu; eski halinden eser yok şimdi….

Yeri gelmişken biraz da tarih bilgisi verelim.

İzmir Fuarı kapılarını ilk kez 1 Eylül 1936’da açtı. Açılışı yapan İzmir’in efsane belediye başkanlarından Dr. Behçet Uz’du. Bu aynı zamanda, 420 bin metrekare alana yayılmış Kültürpark’ın da açılışıydı.

Eski İzmir Fuarı’ndan geriye hiçbir şey kalmasa da, İzmir’e Kültürpark gibi devasa bir kültür, sanat ve etkinlik alanı kalmış oldu.

Kültürpark şimdi zamanın ruhuna uygun olarak İzmir ve çevre illere, sadece Eylül’de değil, yıl boyu hizmet ediyor. Kültür ve sanatla topluma nefes aldırıyor.

Velev'i Google Haberler üzerinden takip edin

ÖNERİLEN İÇERİKLER