Yapay Zekâ (AI) dünyada, özellikle Amerika ve Avrupa’da olduğu gibi Türkiye’de de artık yaşamın içinde. İnternet ve sosyal medya kullanımının bu kadar yaygınlaşması, yapay zekâ uygulamalarını günlük hayatın parçası haline getirdi. Özellikle genç kesim bu teknolojiye hemen adapte oldu. Yapay zekâ, öğrenciler için de bir tür yardımcı öğretmene dönüştü. Bunun ne derece faydalı veya zararlı olduğu tartışmaları bir yana, meselenin ekonomik boyutu da var elbette.
Sosyal medya içerik üreticileri, yapay zekâ içeriklerinden ciddi kazançlar elde ederken, şirketler de bu çılgın teknolojiyi işlerini büyütmek için kullanmaya çalışıyor. Bir noktada neyin gerçek neyin yapay olduğunu anlayamayacak kadar işler karışıyor ama diğer yandan bu ‘yapay gerçeklik’ hayatımızın vazgeçilmezi haline geliyor.
Peki, Türkiye’de yapay zekâ kullanımı ne seviyede?
2025 verilerine göre Türkiye’de bireylerin yaklaşık %19,2’si üretken yapay zekâ (generative AI) araçlarını kullanıyor. Bu oran özellikle gençlerde daha yüksek; 16–24 yaş arasında %39,4 civarında.
San Francisco merkezli Sensor Tower’ın, State of Mobile 2025 verilerine göre, Türkiye’de 2024’te 33,3 milyon olan yapay zekâ uygulamalarını indirme sayısı, 2025’te 82,9 milyona yükselmiş. Türk halkının uygulama içi harcaması ise bir yılda 15 milyon dolardan, 50 milyon doları aşan seviyeye yükselmiş. Bu da gösteriyor ki, yapay zekâ uygulamalarını sadece ücretsiz kullanmıyoruz, aynı zamanda ücretli satın almalarla daha ileri aşamada kişisel ve kurumsal işlerimize adapte ediyoruz.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre 2025’te işletmelerin yaklaşık %7,5’i yapay zekâ teknolojilerini kullanıyor. Bu oran daha büyük şirketlerde (250+ çalışan) %24,1’e kadar çıkıyor. Yüzde 7-8 iş dünyası açısından çok düşük elbette ama farklı araştırmalara göre işletmelerin %39,’2si belirli düzeylerde de olsa bu teknolojiden artık faydalanıyor ve işlerine entegre ediyor.
Tabi, farklı alanlarda faaliyet gösteren şirketlerin bu teknolojiyi kullanması, madalyonun sadece bir yüzü. Diğer yüzünde ise ‘yapay zekâ girişimleri’ bulunuyor.
Yapay Zekâ Fabrikası tarafından hazırlanan 2025 Türk Yapay Zekâ Ekosistemi ve Global Etki Raporu’na göre Türkiye’de 1.188 aktif yapay zekâ girişimi bulunuyor.
Bu girişimlerin yaklaşık %70’i 2020 sonrası kurulmuş ve hızla büyüyor. Raporda, 180’den fazla YZ girişiminin erken aşama yatırım aldığı, ekosistemin etkin bir şekilde sermaye çektiği belirtiliyor.
Bu veriler, özellikle yapay zekâ milyarderlerinin ortaya çıkmaya başladığı Amerika ile kıyaslandığında elbette çok düşük, çok yetersiz ama en azından YZ’nin Türkiye’de de girişimciliğin bir parçası olmaya başladığının göstergesi.
Türkiye’nin genç ve dijital adaptasyonu yüksek nüfusu, yapay zekânın bireysel kullanımında önemli bir avantaj sağlıyor. Öğrenciler, beyaz yakalı çalışanlar ve serbest çalışanlar üretken yapay zekâ araçlarını günlük iş akışlarına entegre etmeye başladı.
Uzmanlara göre yakın gelecekte bireyler için en kritik ayrım şu olacak:
• Yapay zekâyı etkin kullananlar
• Yapay zekâdan uzak kalanlar
Bu ayrım, yalnızca teknolojik bilgi değil, aynı zamanda üretkenlik, hız ve problem çözme kapasitesi açısından da belirleyici olacak. Yapay zekâ okuryazarlığı, tıpkı dijital okuryazarlık gibi temel bir yetkinliğe dönüşecek. Bir bakıma okuma yazma bilenlerle, bilmeyenler gibi bir ayrım. Şimdi çok abartılı görünse de gidişat o yönde.
Türkiye yapay zekâ alanında geride değil; ancak küresel rekabette kalıcı bir yer edinmek için üç kritik unsur belirleyici olacağı öngörülüyor:
• Nitelikli İnsan Kaynağı
• Yerli Teknoloji ve Ar-Ge Kapasitesi
• Ölçeklenebilir Girişimler
Genç nüfus ve girişimcilik dinamizmi önemli avantajlar sunuyor. Ancak teknoloji üretiminde dışa bağımlılık ve uzman eksikliği çözülmezse bu avantaj sürdürülebilir olmayabilir. Türkiye bu yarışa hızlı girdiği gibi, hızlıca da geride kalabilir.
Elbette bu durum Amerika, Japonya ve Çin dışındaki bütün ülkeler için geçerli. Zira şu anda özellikle Amerika ve Çin’in yapay zekâ hızını, bırakın Türkiye’yi hiçbir Avrupa ülkesinin bile yakalaması olası görünmüyor. Küresel yüksek teknoloji rekabeti artık 2, belki 2,5 eksene doğru kayıyor.
1 – ChatGPT
2 – Google GEMINI
3 – Grok
4 – Chatbot AI
5 – DeepSeek
1 – ChatGPT
2 – Amar (Flört Uygulaması)
3 – Chatbot AI (Arama asistanı)
4 – Claude (Sohbet Asistanı)
5 – Adobe Acrobat
Velev'i
Google Haberler üzerinden takip edin
