YEZİD – İktidarın Gölgesinde Bir Halife

Yezid bin Muâviye, Emevî hanedanının ikinci halifesidir. Adı, özellikle Kerbelâ Olayı nedeniyle İslam tarihinin en tartışmalı figürlerinden biri olarak anılır.


Yezid Kimdir?

Yezid bin Muâviye (yaklaşık 647–683), 680–683 yılları arasında Emevî Devleti’nin halifesi olarak hüküm sürmüştür. İng. Yazid I; Alm. Yazid I.; Fra. Yazid Ier şeklinde anılır.

Emevî halifesi Muâviye’nin oğludur. Babasının sağlığında veliaht ilan edilmesi, hilafetin hanedan sistemine dönüşmesinin en açık göstergesi kabul edilir.


Dünden Bugüne Yezid

Yezid b. Muâviye 26 (647) veya 27 (648) yılında Dımaşk’ta doğdu. Annesi Yemen asıllı Kelb kabilesinden Meysûn bint Bahdel’dir. Babası Muâviye, oğlunun bedevî ortamda yetişmesini arzuladığı için onu annesiyle birlikte Tedmür civarındaki bâdiyeye gönderdi. Yezid burada çöl hayatının sert şartları içinde büyüdü; ata binme ve silah kullanma konusunda maharet kazandı, fasih Arapça öğrendi. Aynı zamanda şiire ilgi duydu, avcılıkla meşgul oldu ve genç yaşta eğlence çevreleriyle tanıştı. Bu yönü, ileride hakkında yapılacak eleştirilerin de zeminini oluşturdu.

Muâviye, oğlunu Şam’a getirdikten sonra eğitimini sürdürdü; onun için nesep âlimi Dağfel b. Hanzale gibi özel hocalar tuttu. Ancak çölde edindiği eğlenceye düşkün yaşam tarzını sürdürmesi, özellikle Medine ve Hicaz çevrelerinde tepkiyle karşılandı.

Muâviye 50 (670) yılında, hilafet meselesi yüzünden yeni bir iç savaş çıkmasını engelleme gerekçesiyle Yezid’i veliaht tayin etmeye karar verdi. Bu karar, hilafetin fiilen hanedan sistemine dönüşmesi anlamına geliyordu. Basra Valisi Ziyâd b. Ebîh’in uyarıları nedeniyle süreç bir süre ertelense de, Ziyâd’ın ölümünden sonra Muâviye kabile liderleri üzerindeki nüfuzunu kullanarak veliahtlık işini tamamladı. Ancak Medine’de Hz. Hüseyin, Abdullah b. Zübeyr ve Abdullah b. Ömer gibi sahabiler bu uygulamayı açıkça reddetti. Hilafetin saltanata dönüştürüldüğü yönündeki eleştiriler, daha Yezid tahta çıkmadan ciddi bir meşruiyet tartışması doğurdu.

Muâviye’nin ölümünün ardından Yezid Receb 60’ta (Nisan 680) halife olarak biat aldı. Ancak Medine’deki muhalif isimler Mekke’ye geçerek karşı hareket başlattılar. Hz. Hüseyin’in Kûfe’ye davet edilmesi ve ardından Müslim b. Akīl’in öldürülmesi süreci, Kerbelâ trajedisine giden yolu açtı. 10 Muharrem 61 (10 Ekim 680) tarihinde Hz. Hüseyin ve beraberindekilerin Kerbelâ’da öldürülmesi, Yezid döneminin en ağır tarihsel kırılması oldu. Yezid’in olay karşısındaki tavrı ve sorumluluğu, mezhepsel ve tarihsel yorumlara göre farklı biçimlerde değerlendirilmiştir; ancak Kerbelâ, onun ismine silinmez biçimde bağlanmıştır.

Kerbelâ’dan sonra muhalefetin odağı Abdullah b. Zübeyr oldu. Medine’de artan hoşnutsuzluk, 63 (683) yılında Harre Vak‘ası’na dönüştü. Müslim b. Ukbe kumandasındaki Emevî ordusu Medine’yi bastırdı; şehirde büyük yıkım yaşandı. Ardından Mekke kuşatıldı. Kâbe’nin mancınıklarla tahrip edilmesi, Yezid’e yönelik öfkeyi daha da büyüttü.

Dış politikada ise Yezid döneminde Bizans’a karşı seferler kesintiye uğradı; Kıbrıs ve Rodos’taki Müslüman garnizonlar geri çekildi. Kuzey Afrika’da Ukbe b. Nâfi‘in başarıları kısa sürede Berberî isyanıyla sonuçlandı ve Kayrevan kaybedildi.

Yezid, 14 Rebîülevvel 64’te (10 Kasım 683) Dımaşk yakınlarındaki Huvvârîn’de öldü. Yaklaşık üç buçuk yıllık hilafeti, iç savaşlar ve travmatik hadiselerle geçti. Fiziksel olarak iri yapılı, cesur ve cömert olduğu; şiir ve mûsikiye düşkünlüğü bulunduğu aktarılır. Ziraat ve sulama faaliyetlerine önem verdiği, Beredâ Nehri’nden su getirten kanallar açtırdığı için “el-mühendis” lakabıyla anıldığı da kaydedilir.

Şiirle meşgul olması ve divan sahibi oluşu, onu İslam tarihinde hükümdar şair olarak anılan ilk isimlerden biri yapmıştır. Bununla birlikte içki ve eğlenceye düşkünlüğü, Kerbelâ, Harre ve Mekke kuşatması gibi olaylar nedeniyle Müslüman kolektif hafızasında olumsuz bir figür olarak yer etmiş; hakkında tekfir ve lanet tartışmaları dahi yapılmıştır.

Yezid’in mirası, yalnızca kısa bir iktidar dönemi değildir. Onun dönemi, hilafetin siyasal karakterini kalıcı biçimde değiştirmiş; mezhep tarihini derinden etkilemiştir. Bu nedenle Yezid, bir şahıstan ziyade, erken İslam siyasetinin en kritik kırılma noktasını temsil eder.


Yezid Kerbelâ emrini doğrudan verdi mi?
Tarihsel kaynaklarda farklı anlatılar vardır. Sünnî ve Şiî tarih yazımı arasında belirgin yorum farkları bulunur.


Yezid meşru halife miydi?
Sünnî gelenekte halife kabul edilir; Şiî gelenekte meşruiyeti reddedilir.


Yezid neden bu kadar tartışmalıdır?
Kerbelâ ve Harre Vakası gibi olaylar, onun ismini siyasal ve teolojik tartışmaların merkezine yerleştirmiştir.


Yezid’in kişisel yaşamı eleştirilmiş midir?
Bazı tarih kaynaklarında dünyevî yaşam tarzı eleştirilir; ancak bu anlatılar da mezhepsel perspektiflere göre değişir.


Yezid dönemi Emevîler için ne ifade eder?
Hanedan düzeninin yerleşmesi ve mezhep ayrışmalarının kalıcılaşması açısından kritik bir dönemdir.


Popüler Kültürde Yezid

Yezid figürü, özellikle Kerbelâ temalı dramatik yapımlarda ve Muharrem ayındaki anma etkinliklerinde güçlü bir sembol olarak yer alır. Şiî kültürel anlatılarda Yezid çoğunlukla zulmün simgesi olarak temsil edilir.


Genel Değerlendirme

Yezid, yalnızca üç yıl hüküm sürmüş bir halife değildir; İslam dünyasındaki mezhep ayrışmalarının hafızasında yer etmiş bir figürdür. Onun dönemi, siyaset ile din arasındaki gerilimin kalıcılaşmasına sahne olmuştur.

Bazı isimler tarihe zaferle değil; travmayla geçer.


Velev’den İlgili Maddeler

MUÂVİYE
EMEVÎLER
KERBELÂ
KUTSAL EMANETLER
ABBASİLER