ULUSLARARASI HUKUK – Devletler Arasında Kurallar, Güçler Arasında Gerilim

Egemenlik iddiasıyla düzen arayışı arasında kurulan kırılgan bir denge. Uluslararası hukuk, savaşın sınırsızlığını değil; sınırlandırılabilirliğini varsayar.


Uluslararası Hukuk Nedir?

Uluslararası hukuk (İng. International Law; Alm. Völkerrecht; Fra. Droit international), devletler ve diğer uluslararası aktörler arasındaki ilişkileri düzenleyen hukuk kurallarının bütünüdür. Devletlerin hak ve yükümlülüklerini, savaş ve barış hâllerini, sınırları, diplomatik ilişkileri, insan haklarını ve uluslararası sorumluluğu kapsar.

Bu hukuk dalı, ulusal hukuktan farklı olarak merkezî bir yaptırım gücüne dayanmaz. Kurallar, büyük ölçüde devletlerin rızası, teamül ve uluslararası sözleşmeler üzerinden işler. Bu nedenle uluslararası hukuk, çoğu zaman “bağlayıcı ama zorlayıcı olmayan” bir yapı olarak tanımlanır.


Dünden Bugüne Uluslararası Hukuk

Uluslararası hukukun kökleri, Orta Çağ’daki doğal hukuk ve “haklı savaş” tartışmalarına kadar uzanır. Modern anlamda sistemleşmesi ise 17. yüzyılda, özellikle Westphalia düzeniyle birlikte başlar. Bu dönem, egemen devlet fikrinin hukuki zemine kavuştuğu eşiktir.

19. yüzyılda diplomasi, deniz hukuku ve savaş kuralları alanında yazılı metinler çoğalır. Ancak asıl dönüşüm, iki dünya savaşı sonrasında yaşanır. Birleşmiş Milletler sistemiyle birlikte saldırı savaşı yasaklanır; insan hakları, savaş suçları ve soykırım gibi kavramlar uluslararası hukukun merkezine yerleşir.

Soğuk Savaş döneminde hukuk, çoğu zaman güç dengelerinin gölgesinde kalır. 1990’lardan itibaren ise uluslararası ceza mahkemeleri, insan hakları yargısı ve evrensel yargılama tartışmalarıyla alan genişler. Buna rağmen uluslararası hukuk, hâlâ siyasi irade ile hukuki normlar arasındaki gerilim içinde varlığını sürdürür.


Uluslararası hukuk gerçekten bağlayıcı mı?
Evet, ama yaptırımı çoğu zaman siyasete bağlıdır.


Devletler istemezse uymayabilir mi?
Fiilen evet; hukuken ise ihlal söz konusudur.


Bireyler uluslararası hukukun öznesi midir?
Giderek evet. İnsan hakları ve ceza hukuku alanlarında bireyler doğrudan muhatap hâline gelmiştir.


Savaş tamamen yasaklandı mı?
Hayır. Meşru müdafaa ve BM Güvenlik Konseyi yetkisi istisna oluşturur.


Uluslararası hukuk güçlü devletler için mi var?
Bu eleştiri yaygındır; hukuk çoğu zaman güçle asimetrik işler.


Popüler Kültürde Uluslararası Hukuk

Uluslararası hukuk, popüler kültürde genellikle ihlaller üzerinden görünür olur.

Sinemada: Savaş suçları ve soykırım temalı filmler, hukukun yetersizliği ya da gecikmiş adalet duygusu etrafında kurulur.

Belgesellerde: Uluslararası mahkemeler, tanıklıklar ve hukuk–siyaset çatışması merkezde yer alır.

Romanlarda: Hukuk, çoğu zaman ideal ile gerçek arasındaki uçurumu temsil eder.

Gazetecilikte: “Uluslararası hukuk ihlali” ifadesi, çağdaş haber dilinin temel kalıplarından biridir.

Bu temsillerde hukuk, çoğunlukla geç kalan bir vicdan olarak sunulur.


Genel Değerlendirme

Uluslararası hukuk, dünyayı adil kıldığı için değil, tamamen keyfî olmasını engellediği ölçüde anlamlıdır. Güce rağmen değil, güçle birlikte var olmaya çalışan bu hukuk alanı; kusurlu, eksik ve sıkça ihlal edilen yapısına rağmen, uluslararası düzenin hâlâ vazgeçilmez çerçevesidir.


Velev’den İlgili Maddeler

SAVAŞ SANATI
İÇ SAVAŞ
DOĞAL HAKLAR
ULUSLARARASI İLİŞKİLER
AİHM