Soğuk Savaş sonrası dünyanın çok kutuplu arayışında ortaya çıkan ŞİÖ, bölgesel güvenlikten küresel denge tartışmalarına uzanan bir işbirliği modelidir.
Şangay İşbirliği Örgütü (İng. Shanghai Cooperation Organisation; Alm. Shanghaier Organisation für Zusammenarbeit; Fra. Organisation de coopération de Shanghai), Avrasya merkezli bir siyasi, askerî ve ekonomik işbirliği örgütüdür.
2001 yılında Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Özbekistan tarafından kurulmuştur. Kuruluş amacı, sınır güvenliği, terörizmle mücadele ve bölgesel istikrarın sağlanmasıdır.
ŞİÖ’nün kökeni, 1996’da oluşturulan “Şangay Beşlisi”ne dayanır. Bu yapı, Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından Orta Asya’da ortaya çıkan güvenlik boşluğunu dengelemeyi hedeflemiştir.
2000’li yıllardan itibaren örgüt, yalnızca güvenlik odaklı bir platform olmaktan çıkmış; enerji politikaları, ulaştırma koridorları, ekonomik entegrasyon ve kültürel işbirliği gibi alanlara da yönelmiştir. Hindistan ve Pakistan’ın tam üyeliğiyle ŞİÖ, nüfus ve coğrafya bakımından dünyanın en geniş örgütlerinden biri hâline gelmiştir.
Batı merkezli ittifaklara alternatif olup olmadığı sorusu, ŞİÖ’nün uluslararası siyasetteki konumunu sürekli tartışmalı kılmaktadır.
Şangay İşbirliği Örgütü, kuruluş belgelerinde sınır güvenliği, askerî işbirliği ve bölgesel istikrarı öne çıkaran bir yapı olarak tanımlansa da, zaman içinde bu teknik çerçevenin ötesine geçerek küresel güç dengelerine doğrudan temas eden bir jeopolitik aktöre dönüşmüştür. Bugün dünya petrol üretimi ve tüketiminin yarısından fazlasını elinde bulunduran ülkeleri aynı çatı altında toplayan örgüt, dünya nüfusunun yaklaşık dörtte birinin yaşadığı geniş bir coğrafyada siyasal, askerî ve ekonomik eşgüdüm arayışını temsil etmektedir. Bu durum, ŞİÖ’yü yalnızca bölgesel bir güvenlik platformu olmaktan çıkarıp, küresel ölçekte etkisi olan bir güç odağına dönüştürmüştür.
Örgütün gerçek yönelimi, özellikle 2007 yılında Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te düzenlenen zirvede açık biçimde görünür hâle gelmiştir. Dönemin Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in “Tek kutuplu dünya kabul edilemez.” ifadesi, ŞİÖ’nün yalnızca terörle mücadele veya sınır güvenliği gibi başlıklarla sınırlı bir yapı olmadığını, ABD merkezli küresel düzene karşı alternatif bir Avrasya ekseni kurma iddiası taşıdığını açıkça ortaya koymuştur. Bu çıkış, örgütün misyonunu tanımlayan sembolik bir eşik olarak kabul edilir.
ŞİÖ’nün amaçları genellikle iki düzlemde okunur. Bir yandan, Batı merkezli askerî ve siyasal ittifaklara karşı, Çin ve Rusya öncülüğünde çok kutuplu dünya düzenini savunan bir blok oluşturma hedefi bulunmaktadır. Öte yandan ise “terörizm, ayrılıkçılık ve aşırıcılıkla mücadele” söylemi üzerinden, örgüt coğrafyasında yaşayan toplumların siyasal hareket alanını kontrol altında tutma eğilimi dikkat çeker. Bu bağlamda güvenlik kavramı, yalnızca dış tehditlere karşı bir refleks değil, aynı zamanda iç düzeni ve merkezî iktidarları tahkim eden bir araç olarak işlev görmektedir.
Afganistan, Belarus ve Moğolistan gibi ülkelerin gözlemci statüsüyle örgüte dâhil edilmesi, ŞİÖ’nün etki alanının Orta Asya ile sınırlı kalmadığını; Doğu Avrupa’dan Güney Asya’ya uzanan geniş bir kuşağı kapsama niyeti taşıdığını göstermektedir. Bu genişleme eğilimi, örgütün gelecekte daha kurumsallaşmış, daha sert ve daha görünür bir jeopolitik aktör hâline gelme potansiyeline işaret etmektedir.
Sonuç olarak Şangay İşbirliği Örgütü, resmî söyleminde güvenlik ve işbirliğini vurgulasa da, fiilî pratiğinde çok kutuplu dünya düzeninin Avrasya merkezli bir karşı ağırlığını kurma çabasını temsil eder. Bu yönüyle ŞİÖ’yü anlamak, yalnızca bölgesel politikaları değil, 21. yüzyılın küresel iktidar mücadelesini de anlamayı gerektirir.
Şangay İşbirliği Örgütü’nün kurucu omurgasını, üye ülkelerin özellikle Orta Asya merkezli güvenlik sorunlarına ortak çözümler üretme arayışı oluşturur. Örgüt, resmî belgelerinde ve zirve bildirilerinde başlıca tehdit alanları olarak terörizm, ayrılıkçılık ve aşırılıkçılığı tanımlar. Bu çerçevede, 16–17 Haziran 2004 tarihlerinde Taşkent’te yapılan zirvede Şangay İşbirliği Örgütü’nün en somut kurumsal mekanizmalarından biri olan Bölgesel Antiterörizm Yapısı (RATS) kurulmuştur. RATS, istihbarat paylaşımı, koordinasyon ve ortak operasyon planlaması yoluyla örgütün güvenlik refleksini merkezîleştiren bir yapı olarak tasarlanmıştır. 2006 yılı itibarıyla bu güvenlik yaklaşımı, yalnızca silahlı örgütlerle mücadeleyle sınırlı tutulmamış; uyuşturucu kaçakçılığı ve sınır aşan organize suçlarla mücadele de ŞİÖ’nün güvenlik ajandasına dâhil edilmiştir.
Örgüt yönetimi, ŞİÖ’nün resmen bir askerî ittifak olmadığını sıkça vurgulasa da, pratikte yürütülen faaliyetler bu söylemin sınırlarını zorlamıştır. Dönemin ŞİÖ Genel Sekreteri Grigory Logninov, 2006 yılında yaptığı açıklamada, örgütün askerî blok olma niyeti taşımadığını belirtirken, artan terör ve aşırılık tehdidinin kapsamlı askerî önlemleri zorunlu kıldığını da kabul etmiştir. Bu yaklaşım, ŞİÖ’nün güvenlik anlayışında “savunma” ile “askerî kapasite inşası” arasındaki gri alanı açık biçimde ortaya koyar.
Bu doğrultuda örgüt, 2000’li yıllardan itibaren çeşitli ortak askerî tatbikatlar gerçekleştirmiştir. İlk ortak tatbikat 2003 yılında Kazakistan ve Çin’de iki aşamalı olarak düzenlenmiş, ardından Rusya ve Çin’in öncülüğünde gerçekleştirilen daha geniş kapsamlı Peace Mission 2005 tatbikatı, ŞİÖ çerçevesinin fiilen askerî koordinasyon için de kullanılabileceğini göstermiştir. Her ne kadar bu tatbikat resmî olarak ŞİÖ dışı bir etkinlik olarak tanımlansa da, örgütün askerî işlevinin sınırlarını genişlettiği açıktır. 2007 yılında Rusya’nın Çelyabinsk bölgesinde düzenlenen tatbikat ve aynı yıl Tacikistan’ın başkenti Duşanbe’de ŞİÖ ile Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü arasında imzalanan iş birliği anlaşması, güvenlik alanında bölgesel bloklar arası eşgüdüm arayışını güçlendirmiştir.
ŞİÖ’nün faaliyet alanı güvenlikle sınırlı kalmamış, erken dönemden itibaren ekonomik iş birliği de örgütün ikinci ana sütunu hâline gelmiştir. 2003 yılında üye ülkeler arasında imzalanan çerçeve anlaşmasıyla ekonomik koordinasyon resmî zemine taşınmış; aynı toplantıda Çin Başbakanı Wen Jiabao, uzun vadede bir serbest ticaret bölgesi oluşturulması fikrini gündeme getirmiştir. Bu öneri, bir yıl sonra kabul edilen kapsamlı eylem planıyla somutlaştırılmıştır. 2005 Moskova Zirvesi’nde ise örgütün enerji alanında ortak projelere öncelik vereceği açıklanmış; özellikle petrol, doğal gaz ve su kaynaklarının ortak kullanımı stratejik hedefler arasında sayılmıştır. Bu amaçla kurulan ŞİÖ Interbank mekanizması, örgütün ekonomik iş birliğini kurumsal bir zemine oturtma çabasının göstergesidir. Her ne kadar “Enerji Kulübü” gibi daha iddialı projeler tüm üyelerden aynı düzeyde destek görmemiş olsa da, ŞİÖ’nün enerji jeopolitiğinde bir koordinasyon platformu olma niyeti açıkça hissedilmektedir.
Güvenlik ve ekonomi eksenlerinin yanı sıra, kültürel iş birliği de ŞİÖ’nün yumuşak güç alanını oluşturan tamamlayıcı bir unsur olarak öne çıkar. 2002 yılında Pekin’de düzenlenen kültür bakanları toplantısında sürekli kültürel iş birliğine ilişkin ortak bildiri imzalanmış, 2005 Astana Zirvesi sırasında düzenlenen sanat festivali ve sergilerle bu alan görünür kılınmıştır. Takip eden yıllarda düzenlenen kültürel buluşmalar ve festivaller, ŞİÖ’nün yalnızca devletler arası bir güvenlik örgütü değil, aynı zamanda ortak bir Avrasya kimliği üretme iddiası taşıyan çok katmanlı bir yapı olduğunu göstermektedir.
Bu bütünlük içinde değerlendirildiğinde Şangay İşbirliği Örgütü, güvenliği merkez alan ama ekonomik ve kültürel boyutlarla genişleyen; askerî blok olmadığını söylese de askerî kapasite inşasını ihmal etmeyen; resmî söylemi ile fiilî pratiği arasında bilinçli bir esneklik barındıran bir Avrasya organizasyonu olarak şekillenmektedir.
► ŞİÖ bir askerî ittifak mıdır?
Hayır. NATO benzeri bağlayıcı bir askerî savunma paktı değildir; ancak ortak tatbikatlar ve güvenlik koordinasyonu yürütülür.
► ŞİÖ’nün temel öncelikleri nelerdir?
Terörizm, ayrılıkçılık ve aşırıcılıkla mücadele; üye ülkelerin resmî söyleminde “üç kötülük” olarak anılır.
► Batı’ya karşı kurulmuş bir yapı mı?
Resmî olarak hayır. Ancak pratikte, Batı merkezli küresel düzenin dışında bir denge arayışını temsil eder.
► Ekonomik bir birlik sayılabilir mi?
Henüz AB benzeri bir ekonomik entegrasyona sahip değildir; fakat enerji ve ticaret alanlarında artan koordinasyon vardır.
► Türkiye’nin ŞİÖ ile ilişkisi neden tartışmalıdır?
Türkiye’nin NATO üyeliği ile ŞİÖ’ye ilgisi, dış politika ekseni tartışmalarını sürekli gündemde tutmaktadır.
ŞİÖ, doğrudan popüler kültür nesnesi olmasa da politik belgesellerde, jeopolitik analiz kitaplarında, alternatif dünya düzeni tartışmalarında sıklıkla “Batı dışı güç bloğu” metaforuyla anılır.
Kurgusal eserlerde ise çoğunlukla gizli diplomasi, enerji savaşları ve çok kutuplu dünya anlatılarında arka plan unsuru olarak yer alır.
Şangay İşbirliği Örgütü, klasik ittifak modellerinin ötesinde, esnek ama stratejik bir birliktelik örneği sunar. Net ideolojik sınırları olmaması, onu hem güçlü hem de muğlak kılar. ŞİÖ, 21. yüzyılın güç dengelerini anlamak için göz ardı edilemeyecek bir aktördür.