Bir askerî ittifaktan çok, bölgesel istikrarı koruma iradesi… Sadabat Paktı, 1930’ların belirsiz dünyasında komşuluk hukukunu kurumsallaştırma denemesiydi.
Sadabat Paktı (İng. Saadabad Pact; Alm. Saadabad-Pakt; Fra. Pacte de Saadabad), Türkiye, İran, Irak ve Afganistan arasında 8 Temmuz 1937 tarihinde Tahran’daki Sadabat Sarayında imzalanan bölgesel iş birliği ve saldırmazlık antlaşmasıdır. Paktın temel amacı, taraf devletler arasında sınırların karşılıklı tanınması, iç işlerine karışmama, iyi komşuluk ve ortak güvenlik anlayışının tesis edilmesidir.
Antlaşma, tarafların birbirlerine karşı güç kullanmaktan kaçınmalarını, sınır aşan tehditlere—özellikle isyan, ayrılıkçı hareketler ve dış kışkırtmalara—karşı koordinasyon içinde hareket etmelerini öngörür.
Sadabat Paktı, Avrupa’da bloklaşmanın hızlandığı, Orta Doğu ve çevresinde ise sınırların yeni çizildiği bir dönemde ortaya çıktı. Türkiye açısından pakt, bölgesel barışçı dış politika çizgisinin bir uzantısıydı; İran, Irak ve Afganistan içinse egemenliklerini pekiştirme ve dış müdahalelere karşı dayanışma aracıydı.
Türkiye’nin pakt içindeki rolü, komşularla ilişkileri hukuka bağlama ve sınır güvenliğini garanti altına alma hedefiyle örtüşür. Bu yaklaşım, dönemin devlet aklıyla uyumlu biçimde, çok taraflı ama çatışmasız bir diplomasiye dayanır. Antlaşma, II. Dünya Savaşı’nın patlak vermesiyle fiilî etkisini yitirse de, bölgesel güvenlik fikrinin erken ve önemli bir örneği olarak tarihe geçti.
► Sadabat Paktı bir askerî ittifak mıydı?
Hayır. Askerî yükümlülükler içeren bir savunma paktı değil, saldırmazlık ve iyi komşuluk antlaşmasıydı.
► Pakt neden bu dört ülke arasında imzalandı?
Coğrafi yakınlık, sınır sorunları ve ortak güvenlik kaygıları belirleyici oldu.
► Paktın merkezi ya da daimi bir kurumu var mıydı?
Hayır. Kurumsal bir yapıdan ziyade diplomatik taahhütlere dayanan bir metindi.
► Sadabat Paktı ne kadar etkili oldu?
Kısa vadede sınır güvenliğine katkı sağladı; uzun vadede ise savaş koşulları nedeniyle işlevini yitirdi.
► Günümüz bölgesel örgütlerine etkisi oldu mu?
Dolaylı olarak evet. Bölgesel iş birliği ve kolektif güvenlik düşüncesine erken bir örnek sundu.
Popüler kültürde doğrudan temsil edilmez; ancak tarih belgeselleri, diplomasi temalı kitaplar ve erken Cumhuriyet dönemi anlatılarında “komşularla barış” ilkesinin somut bir örneği olarak anılır. Akademik çalışmalarda ise Orta Doğu’da bölgeselcilik arayışlarının öncüllerinden biri olarak değerlendirilir.
Sadabat Paktı, çatışma üretmeyen bir güvenlik anlayışının mümkün olduğuna dair tarihsel bir denemedir. Kısa ömürlü olmasına rağmen, egemenlik, sınırların dokunulmazlığı ve karşılıklı saygı ilkelerini merkeze almasıyla, bölgesel diplomasinin öğretici örnekleri arasında yer alır.
► ULUSLARARASI İLİŞKİLER
► SİBER GÜVENLİK
► CENTO
► CAATSA
► QUAD