KIM KI DUK – Sessizliğin Yönetmeni

Diyalogların sustuğu yerde, görüntünün ruhu konuşur.


Kim Ki Duk Kimdir?

Kim Ki Duk, Güney Koreli sinema yönetmeni, senarist ve yapımcıdır. 1960 doğumlu bu sıradışı sanatçı, özellikle minimalist anlatımı, şiddet–şefkat ikiliği, sessizlik ve boşluk estetiğiyle sinema tarihine damga vurmuştur. Filmleri, izleyeni rahatsız eden bir huzur, büyüleyen bir çöküş içinde var olur. Ruhun karanlık koridorlarında dolaşır, ama her zaman bir çıkış yolu arar.

1960 yılında Güney Kore’nin Gyeongsangbuk-do bölgesindeki Bonghwa kasabasında dünyaya geldi. 1968’de ailesiyle birlikte Gyeonggi-do eyaletine taşındı. İlkokuldan sonra maddi nedenlerle öğrenimine devam edemedi; babasının yönlendirmesiyle teknik beceriler kazanmaya başladı. Gençliğinde bir süre elektronik fabrikasında çalıştı ve ardından Güney Kore Deniz Kuvvetleri’ne bağlı olarak 5 yıl boyunca deniz piyadesi (deniz komando) olarak görev yaptı.

Askerlik sonrası, 1986’da ressam olarak sanata yöneldi. Aynı dönemde engelli bireyler için hizmet veren bir Hristiyan kuruluşta gönüllü olarak çalıştı ve bir yıl boyunca gece okulunda teoloji eğitimi aldı. 30 yaşına kadar Seul’de sade ve içe dönük bir yaşam sürdü.

Avrupa’ya Yolculuk ve Sinemayla Tanışma

Sanata olan ilgisi, onu 1990 yılında Fransa’nın Paris kentine taşıdı. Burada yaklaşık üç yıl boyunca kendi kendine resim eğitimi aldı, Avrupa’nın farklı şehirlerini dolaştı. Hayatında ilk kez bir sinema salonuna girdiğinde izlediği filmler (The Silence of the Lambs, Les Amants du Pont-Neuf) onun için bir kırılma noktası oldu. Sinemaya olan tutkusu işte bu dönemde filizlendi.

Sinemaya Girişi ve Yönetmenlik

1992’de Güney Kore’ye döndükten sonra senaryo yazarlığına yöneldi. 1993’te “Ressam ve Cellat” adlı senaryosuyla ödül aldı, ardından “Kaçak Geçiş” adlı eseriyle de 1995 yılında senaryo yarışmasında büyük ödül kazandı. 1996’da “Timsah” (악어) adlı filmiyle yönetmenliğe adım attı.

Filmlerinde genellikle az diyalog, sembolik anlatım, şiddet ve içsel çöküş temaları ön plandaydı. Toplumun dışladığı karakterleri merkeze alarak, seyircisini rahatsız eden ama düşündüren anlatımlar geliştirdi.

2004 yılında Berlin Film Festivali‘nde Samaria (사마리아) ile, aynı yıl Venedik Film Festivali‘nde Boş Ev (빈 집) ile En İyi Yönetmen ödüllerini kazandı. 2012 yılında Pietà filmiyle Altın Aslan Ödülü‘ne layık görüldü.

Ölümü

Kim Ki Duk, 11 Aralık 2020 tarihinde Letonya’nın Riga kentinde, COVID-19 nedeniyle yaşamını yitirdi. Ölümü sinema dünyasında büyük yankı uyandırdı.


Kim Ki Duk Hakkında Ortaya Atılan Suçlamalar ve Hukuki Süreç

2017 yılında Dong-A Ilbo gazetesine konuşan bir kadın oyuncu, Kim Ki Duk hakkında ciddi suçlamalarda bulundu. Oyuncu, 2013 yapımı Moebius filminin başrol oyuncusu olarak seçildiğini; ancak çekim sürecinde “duygusal yoğunluk bahanesiyle” fiziksel şiddete maruz kaldığını ve senaryoda yer almayan bir çıplak sahneyi çekmeye zorlandığını açıkladı. Bu açıklamaların ardından Kim Ki Duk hakkında şiddet ve zorla eyleme zorlama suçlamalarıyla Seul Merkez Savcılığı’na suç duyurusunda bulunuldu ve soruşturma başlatıldı.

Oyuncunun yakın çevresinden bir kişi, olay sonrası mağdurun hukuki destek almak için bir avukata başvurduğunu ancak film sektöründe maruz kalabileceği olası yaptırımlardan korktuğu için ilk etapta dava açmaktan vazgeçtiğini belirtti. Fakat yaşadığı psikolojik travmaların derinleşmesi üzerine oyuncu, kariyerini sonlandırarak 2017 yılında Ulusal Sinema Endüstrisi Sendikası’na başvurdu ve hukuki süreci başlatmaya karar verdi.

Kim Ki Duk, söz konusu olayla ilgili yaptığı açıklamada oyuncuya tokat attığını kabul etti, ancak bunun yalnızca şiddet içeren bir sahnenin oyunculuk yönetimi için yapıldığını, senaryoda yer almayan cinsel içerikli sahneye zorlama iddiasının ise doğru olmadığını savundu.

Sendika yetkilileri, olayın “Film Emekçileri Şikâyet Hattı” üzerinden kendilerine bildirildiğini ve konuyla ilgili araştırma başlatıldığını bildirdi. Soruşturmada olay sırasında sette bulunan bazı üçüncü şahısların şiddet olayına tanıklık ettiklerine dair ifadeleri alındı. Ayrıca, mağdur oyuncunun senaryoda bulunmayan bir sahnede “bir erkek oyuncunun cinsel organına dokunmaya zorlandığına” dair görüntülerin kayıt altına alındığı belirtildi. Yetkililer, Kim Ki Duk’a yöneltilen suçlamaların belirli ölçüde doğrulandığını, ancak nihai kararın savcılık soruşturmasıyla netleşeceğini ifade etti.

Tüm bu iddiaların ardından, 2018 yılında Seul Merkez Bölge Mahkemesi Hakimi Park Jin-sook, Kim Ki Duk hakkında yöneltilen zorla cinsel saldırı, taciz ve hakaret suçlamaları için “yeterli delil bulunmadığı” gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Ancak, fiziksel şiddet (tokat atma) suçlaması nedeniyle Kim Ki Duk hakkında 500.000 won para cezası verildi.

Aynı yıl, Güney Kore’nin araştırmacı televizyon programı “PD Notebook” (PD수첩) kapsamlı bir araştırma yayınladı. Bu programda, bazı kadın oyuncular Kim Ki Duk ve yakın çalışma arkadaşı oyuncu Jo Jae-hyun tarafından cinsel taciz ve tecavüze uğradıklarını iddia ettiler. İddialara göre, oyuncular senaryo üzerine konuşma bahanesiyle odalara çağrılmış, kamp alanı benzeri çekim koşullarında sürekli cinsel saldırıya maruz kalmış ve bazıları bu süreçte ağır psikolojik sorunlar yaşamışlardı. Bir mağdur, yaşadığı travma nedeniyle 5-6 yıl boyunca toplumdan uzaklaştığını ve Kim Ki Duk’un kariyerine devam etmesini izlerken “bütün vücudunun titrediğini” ifade etti.

Kim Ki Duk ise bu yeni iddialara yanıt vererek, “Kişisel arzularımı tatmin etmek için hiçbir zaman yönetmenlik yapmadım. Karşı tarafın gönlünü kazanmak amacıyla tek taraflı bir öpücük girişiminde bulunmuş olabilirim, ancak bunun ötesine geçen bir davranışım olmadı.” dedi. Ayrıca, bazı kadınlarla aralarında rızaya dayalı ilişkiler yaşandığını, ancak evli biri olarak bundan utandığını ve pişmanlık duyduğunu da belirtti.

2019 yılında açılan bir 3 milyar won tutarındaki tazminat davası kapsamında, kadın hakları örgütü Kore Kadın Minwoo Derneği (한국여성민우회), Kim Ki Duk’un geçmişte cinsel şiddet ve fiziksel şiddetle ilişkilendirilen davranışları olduğunu ve bu konunun kamuoyu nezdinde açıklanmasının kamusal bir sorumluluk olduğunu savundu. Dernek, Moebius filminin çekimleri sırasında yaşanan şiddetin kamu yararı gözetilerek ifşa edildiğini belirtti ve suç teşkil etmediğini savundu.

Kim Ki Duk ise kendisine yöneltilen cinsel saldırı suçlamalarının savcılık tarafından delil yetersizliği nedeniyle düşürülmesine rağmen, kamuoyunun kendisini “tecavüzcü” olarak yaftaladığını iddia ederek derneğe karşı iftira ve tazminat davası açtı. Ayrıca, “PD Notebook” programında yayınlanan haber nedeniyle MBC televizyonuna karşı 1 milyar won tutarında ek bir tazminat davası daha açtı.

Ancak, 2018 Aralık ayında savcılık bu dosyayı da kapattı. Kararda, “Mağdurların iddialarının tamamen asılsız olduğunu kesin şekilde söylemek mümkün değildir. Yayıncıların, Kim Ki Duk’a dair bu şüphelerin doğru olduğuna inanmak için makul gerekçeleri vardı.” ifadesine yer verildi.


Sanatının Temaları

Kim Ki Duk’un sineması kolay izlenmez; ama derin iz bırakır. Diyaloglar minimumda tutulur, semboller öne çıkar, karakterler sık sık konuşmaz—sadece olur.

– Aşkın şiddetle, merhametin günahla sınandığı ilişkiler
– Toplumdan dışlanmış bireylerin iç dünyası
– Bedensel suskunlukla ruhsal haykırışlar
– Zamanın yavaş akışı ve varoluşun geçiciliği
– Doğu felsefesi ile Batı’nın varoluşsal krizi arasında bir köprü


► Kim Ki Duk Sineması Ne Anlatır?

Onun sineması, kelimelerin değil, bakışların, duraksamaların ve boşlukların sinemasıdır. Her film, izleyiciyle sessiz bir anlaşma yapar: “Anlatmayacağım, sen anlayacaksın.”


► En bilinen filmleri nelerdir?

İlkbahar, Yaz, Sonbahar, Kış… ve İlkbahar (2003)
Boş Ev (Bin-jip) (2004)
Zaman (2006)
Pietà (2012) – Venedik Film Festivali Altın Aslan Ödülü
The Isle (2000) – Şok edici sembolizmin zirvesi


► Neden bu kadar az diyalog kullanır?

Çünkü Kim Ki Duk’a göre insanın hakikati kelimelerden çok davranışlarda ve sessizlikte gizlidir. Sinema bir “gösterme sanatı”dır; konuşma değil, hissettirme alanıdır.


► Tartışmalı bir figür müydü?

Evet. Sanatı kadar kişisel yaşamı da tartışmalarla doludur. Bazı filmleri şiddet içeriği nedeniyle eleştirilmiş, hakkında etik tartışmalar yapılmıştır. 2020’de COVID-19 komplikasyonları nedeniyle hayatını kaybettiğinde ardında hem övgüler hem sorular bırakmıştır.


Kim Ki Duk ve Spiritüel Anlatı

Özellikle İlkbahar, Yaz, Sonbahar, Kış… ve İlkbahar filminde Budist sembolizm, döngüsellik, karma ve ruhsal arınma temaları dikkat çeker. Kim Ki Duk, filmleriyle doğrudan bir inancı anlatmaz; ama insanı evren karşısında çıplak ve arayış içinde gösterir.


Modern Kültürde Kim Ki Duk

Sanat Sineması: 2000’li yıllarda dünya sinemasında “minimalist şok” etkisi yarattı.

Festival Kültürü: Cannes, Venedik, Berlin gibi festivallerin müdavimi oldu.

Kült Replik Yokluğu: O, replik yazmazdı. Sahne çizerdi.

Etki Alanı: Gus Van Sant, Lars von Trier gibi yönetmenlerle kıyaslandı, ama hep “kendine özgü” kaldı.


Genel Değerlendirme

Kim Ki Duk, izleyiciyi konfor alanından çıkaran bir anlatıcıydı. O, filmlerini anlatmak için değil, yaşatmak için yaptı. Ruhsal boşlukları, bastırılmış arzuları ve insan doğasının en sessiz çığlıklarını perdeye taşıdı. Kimi zaman rahatsız edici, kimi zaman ruh okşayıcı… Ama her zaman gerçek. Kim Ki Duk’un sineması, izlenmez—hissedilir.


Velev’den İlgili Maddeler

BAĞIMSIZ SİNEMASI
YERALTİ EDEBİYATI
VAROLUŞÇULUK
MİNİMALİZM
İÇSEL YOLCULUK