Piyasaların dengeyi yitirdiği, güvenin çöktüğü, sermaye akışının durduğu ve ekonomilerin toplumsal sonuçlarıyla birlikte sarsıldığı olağanüstü dönemler.
Finansal kriz (İng. Financial Crisis; Alm. Finanzkrise; Fra. Crise Financière), bir ekonomide finansal kurumların, piyasaların veya varlık fiyatlarının ani ve derin bir bozulmaya uğrayarak işleyemez hâle gelmesi durumudur.
Genellikle bankacılık çöküşleri, borsa balonlarının patlaması, likidite sıkışması veya devlet borçlarının sürdürülemez hâle gelmesi gibi şoklarla başlar. Sonuç, işsizlikten enflasyona, toplumsal huzursuzluktan siyasal dönüşümlere kadar geniş ve kalıcı etkilerdir.
Dünya ekonomik tarihinin neredeyse her yüzyılı büyük bir finansal kırılmayla damgalanmıştır. 1637’deki Lale Çılgınlığı, modern anlamda ilk spekülatif balon olarak kabul edilir. 1929 Büyük Buhran, küresel kapitalizmin yapısını altüst etmiş, milyonlarca insanı işsiz ve yoksul bırakmıştır.
1997 Asya Krizi, 2001 Türkiye Krizi, 2008 Küresel Mortgage Krizi, finansal sistemdeki kırılganlıkların sınır tanımadığını ve küresel ekonomilerin birbirine ne denli bağlı olduğunu göstermiştir.
Günümüzde krizler yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda jeopolitik, teknolojik ve psikolojik boyutlar taşımaktadır; yatırımcı güveni ve beklentiler ekonominin seyrini belirleyen temel unsurlara dönüşmüştür.
► Finansal krizler neden bu kadar yıkıcıdır?
Çünkü banka, borsa ve sermaye piyasaları ekonominin damarları gibidir; bu sistemi tıkayan bir şok, üretimi, tüketimi, yatırımı ve fiyat istikrarını aynı anda çökertebilir. Kriz derinleştikçe güven kaybı domino etkisi yaratır.
► Tetikleyici faktörler her zaman ekonomik midir?
Hayır. Savaşlar, siyasi belirsizlikler, doğal afetler, teknolojik çöküşler ve pandemiler de finansal krizleri tetikleyebilir. Krizlerin çoğu ekonomik gerekçelerle başlar ama psikoloji ve siyasetle büyür.
► Finansal balon nedir?
Varlık fiyatlarının (hisse senedi, konut, kripto varlıklar vb.) gerçek değerlerinden koparak aşırı şişmesidir. Balon patladığında fiyatlar çökerek sistemde büyük bir sermaye kaybına neden olur.
► Devletler krize nasıl müdahale eder?
Merkez bankaları faiz indirir, piyasaya likidite sağlar, bankalara kurtarma paketleri sunar. Hükümetler ise mali genişleme, vergi indirimleri ve sosyal desteklerle ekonomiyi canlandırmaya çalışır.
► Finansal krizler bireyleri nasıl etkiler?
İşsizlik artar, gelirler düşer, borç yükü ağırlaşır, enflasyon veya durgunluk hayat standartlarını bozar. Ekonomik kaygı, toplumsal gerilimlere ve siyasal kutuplaşmaya da zemin hazırlar.
2008 krizini konu alan The Big Short, Margin Call ve Inside Job gibi yapımlar, finansal çöküşün perde arkasındaki mekanizmaları geniş kitlelere anlattı.
Paul Krugman ve Nouriel Roubini’nin çalışmaları, Joseph Stiglitz’in analizleri ve Türkiye’de Ege Cansen, Mahfi Eğilmez gibi ekonomistlerin yazıları kriz ekonomisinin kültürel hafızasını besler.
Dijital çağda kripto para balonları, GameStop olayı ve sosyal medya kaynaklı spekülasyonlar popüler kültürün yeni kriz temsilleridir.
Finansal krizler, ekonomik birer “kaza” değil; sistemin yapısal zaaflarını görünür kılan zorlayıcı testlerdir. Bir ülkenin kurumsal gücü, demokratik kapasitesi, mali disiplin seviyesi ve toplumsal dayanıklılığı kriz dönemlerinde gerçek anlamıyla sınanır.
Bu nedenle finansal kriz, yalnızca bir ekonomik olgu değil; bir toplumun bütün katmanlarına yayılan çok boyutlu bir kırılmadır.
► EKONOMİ POLİTİK
► ENFLASYON
► KAMU BORCU
► KAPİTALİZM
► KRONİK KAPİTALİZM