Arzu, bir eksikliği mi gösterir, yoksa üretken bir güce mi işaret eder? Deleuze ve Guattari’ye göre arzu, yokluğun değil üretimin adıdır. Arzu makineleri, hem bireyi hem toplumu dönüştüren birer enerji hattıdır.
“Arzu Makinesi” kavramı, Fransız düşünür Gilles Deleuze ile psikanalist Félix Guattari’nin birlikte kaleme aldıkları Anti-Oedipus: Kapitalizm ve Şizofreni (1972) adlı eserin merkezinde yer alır. Geleneksel psikanalizin arzuyu bir eksiklik, bir yoksunluk olarak tanımlamasına karşı çıkan ikili, arzuyu üretici bir güç olarak yeniden tanımlar.
Onlara göre arzu, bilinçdışı bir üretim sistemidir; sürekli bağlantılar kurar, kopar, dönüştürür. Bu süreçler tıpkı makineler gibi işler: anneyle kurulan ilişki bir makinedir, toplum bir makinedir, bedenin parçaları birer arzu düzeneğidir. Her şey bir diğerine bağlanır; çünkü arzu her zaman akış hâlindedir.
Freud’a Tepki: Freud’un merkezine aldığı Oidipus Kompleksi, Deleuze-Guattari için baskıcı bir şemadır. Arzuyu bireyselleştirir ve bastırır.
Nietzsche ve Spinoza Etkisi: Arzunun kökeninde eksiklik değil; yaşam gücü (conatus), oluş ve oluşturma vardır.
Kapitalizm Eleştirisi: Kapitalizm, arzuyu şekillendirir, kodlar, yönlendirir. Ama arzu aynı zamanda sistemi bozacak “şizo-oluş” potansiyeli de taşır.
Kod Çözme ve Kaçış Çizgileri: Arzu makineleri, egemen yapılar tarafından kodlanır; ama aynı zamanda bu kodları çözüp yeni oluş biçimleri yaratabilir.
Bağlantısallık (Connectiveness): Arzu, parçaları birleştirir: beden–nesne, birey–toplum, iç–dış.
Akış ve Kesinti: Arzu sürekli akar ama toplumsal düzen (aile, devlet, ekonomi) bu akışı kesintiye uğratır.
Üretim ve Karşı-Üretim: Arzu üretir, kapitalizm bu üretimi yönlendirir; psikanaliz ise onu bastırır.
Şizoanaliz: Bu terim, Deleuze-Guattari’nin önerdiği, bireyi özgürleştiren yeni bir bilinçdışı çözümleme yöntemidir.
Kitap Dünyasında
Anti-Oedipus – Gilles Deleuze & Félix Guattari: Arzunun bastırılmadığı, yaratıcı gücün merkezde olduğu felsefi manifesto
A Thousand Plateaus – Deleuze & Guattari: Arzu makinelerinin çok katmanlı yapısını açıklayan devam eseri
Desire – Slavoj Žižek: Arzunun ideolojik boyutunu sorgulayan, Lacan’a dayalı eleştirel yaklaşım
Sinemada ve Dizilerde
Tetsuo: The Iron Man – Arzu, beden ve makine arasında sarsıcı bir bağ kuran Japon siberpunk klasiği
Crash (David Cronenberg) – Arzu makinelerinin hem fiziksel hem psikolojik çarpışması
Westworld – İnsani arzularla programlanan yapay varlıkların, sistem kodlarını kırarak özgürleşmesi
Oyun Dünyasında
Metal Gear Solid – Beden, hafıza, arzu ve savaş arasında kurulan makinelerle örülü bir hikâye ağı
Death Stranding – Bağlantılar, kopuşlar, toplumsal oluş ve bireysel arzu üzerinden kurulu bir evren
NieR: Automata – İnsan-olmayan varlıkların, arzuya ve kimliğe dair içsel sorgulamaları
Deleuze ve Guattari’nin arzu makineleri, klasik birey anlayışını, aile yapısını ve hatta psikanalizin kendisini sarsan radikal bir öneridir. Arzu artık eksikliği değil, üretimi anlatır. Makine metaforu, insanı sıradanlaştırmaz; tam tersine onu çok daha dinamik, çok merkezli ve dönüşebilir bir varlık olarak tanımlar. Arzu, yalnızca ister değil; yaratır, yıkar, bağlar ve yeniden kurar.
Bu madde ilginizi çektiyse aşağıdaki maddelere de göz atabilirsiniz: