BULYONİZM (bouillonism)

FRANSIZCA kökeninde (bouillon) kaynamayı, eritme yerini, darphaneyi ifade etmekle birlikte zamanla altın, gümüş gibi değerli metal çubuklara verilen adı ifade etmeye başlamış ve bu anlamıyla da İngilizce’ye geçmiştir.

Bulyonizm servetin sahip olunan değerli metallerden geldiğini öne süren yaklaşımın adıdır. 16. Yüzyılda İngiltere’nin ihracattan elde ettiği gelirleri değerli metallere çevirmesi ve ülke içinden dışarıya değerli metal çıkışını kısıtlamasıyla başlayıp dünyayı etkisi altına almıştır. Merkantilizmin para politikasının temelini oluşturan bulyonizm yaklaşımı, bir ülkenin ödemeler dengesini lehte tutabilmenin yolunun değerli madenlerin ülkeye girişinin teşvik edilmesine karşılık bunların ülkeden çıkışının kısıtlanmasından geçtiği tezinden hareket eder.

Öz itibariyle Külçecilik demektir.

Bu terim, üç ayrı anlam taşımaktadır.

1) Banknot emisyonunun tam bir altın kuvertüre dayanması gerektiğini savunan teze Bulyonizm denilmiştir.

Bulyonizm para siyaseti açısından, altına aşırı bağlılığı belirtmek üzere kullanılan terimdir.

2) Dış ödeme hesaplarında biriken aktiflerini altına çevirmeğe önem veren ülkelerin rezerv ve milletlerarası likidite politikalarına da, pejoratif anlamda Bulyonizm denildiğine rastlanmaktadır.

3)İktisat tarihinde, bu terim İspanyol Merkantilizmini ifade eder.

Bulyonizm İspanya’da On Altıncı Yüzyılda, uygulanmağa başlamıştır. Kanunlarla ve kararnamelerle memlekete altın getirilmesini zorlayıcı ve memleketten altın çıkarılmasını önleyici tedbirler yürürlüğe konulmuştur.

Bulyonizm milletlerin zenginliğini değerli ma­den stokuna bağlı görmekte ve altın-gümüş çoğaldıkça refahın yükseleceğini kabul etmekteydi.

Bulyonizm, tatbikatta başarılı sonuç vermemiştir. Dış ödemelerin, ve ticaretin bunaltıcı bürokratik kontrol altında tutulması, yolsuzlukların artmasına yol açmıştır, İspanya ekonomisi zayıf düşmüştür.

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com