BEYAZ Tren, Atatürk ve İsmet İnönü’nün cumhurbaşkanlıkları sırasında kullandıkları 10 vagonlu özel trendir. Ancak buna mukabil Yürüyen Köşk gibi doğrudan Atatürk’le özdeşleştirilen Cumhuriyet dönemi objelerinden biridir.
Beyaz Treni, dizel lokomotif bulunmadığından buharlı lokomotifler (genellikle de iki lokomotif) çekiyordu. Lokomotiflerle tren, sürekli bakımlı ve harekete hazır tutulurdu. Haydarpaşa’dan hareket ettiğinde İstanbul’daki personel, Ankara’dan hareket ettiğinde başkentin personeli görev yapıyordu. Tren personeli deneyimli, işinin ehli, saygılı ve görgülü insanlardı.
Atatürk döneminde Beyaz Tren’in güvenliğine büyük önem verilirdi. Görevliler, Atatürk’ün geçeceği hat üstündeki gar ve istasyonların kasalarındaki o ayın parolasını, mühürlü zarfları açarak öğrenirler; gerektiğinde sadece parolayı söyleyen görevlilerin trene yaklaşmasına izin verilirdi. Trenin furgonunda da kullanıma hazır seyyar telgraf ve telefon makineleri bulundurulurdu.
Atatürk’ün (ve onunla birlikteki devlet maiyetinin) 1935 yılından itibaren Beyaz Tren’le gerçekleştirdiği seyahatlerin sayısı oldukça sınırlıdır. Nitekim son uzun yurtiçi yolculuklarından birini vefatından yaklaşık bir yıl önce Kayseri-Sivas-Diyarbakır-Elazığ-Malatya-Adana-Mersin şehirlerine gerçekleştirmişti. Dönüşte Konya’da durmadan Afyon ve Eskişehir üzerinden Ankara’ya ulaşmıştı. 1938 Mayısında Mersin-Tarsus-Adana gezisini gerçekleştirmişti. İstanbul’a da Beyaz Tren’le gelmişti. Hatta Beyaz Tren, Atatürk döneminde Türkiye’nin yabancı konuklarının ağırlanmasında rol oynamıştı. Atatürk, İngiltere Kralı VIII. Edward ile Madam Simpson, Viyana’ya giderlerken onlara Beyaz Tren’i tahsis etmişti. Tren, Emir Abdullah gibi isimlerin ağırlanmasında da kullanılmıştı. En önemlisi, Atatürk ebedi yolculuğuna Beyaz Tren ile uğurlanmış; naaşı Dolmabahçe Sarayı’ndan çıkartılarak Yavuz Zırhlısıyla İzmit’e taşındığında buradan Ankara’ya Beyaz Tren’le getirilmişti.
Atatürk’ün (ve onunla birlikteki devlet maiyetinin) 1935 yılından itibaren Beyaz Tren’le gerçekleştirdiği seyahatlerin sayısı oldukça sınırlıdır. Nitekim son uzun yurtiçi yolculuklarından birini vefatından yaklaşık bir yıl önce Kayseri-Sivas-Diyarbakır-Elazığ-Malatya-Adana-Mersin şehirlerine gerçekleştirmişti. Dönüşte Konya’da durmadan Afyon ve Eskişehir üzerinden Ankara’ya ulaşmıştı. 1938 Mayısında Mersin-Tarsus-Adana gezisini gerçekleştirmişti. İstanbul’a da Beyaz Tren’le gelmişti. Hatta Beyaz Tren, Atatürk döneminde Türkiye’nin yabancı konuklarının ağırlanmasında rol oynamıştı. Atatürk, İngiltere Kralı VIII. Edward ile Madam Simpson, Viyana’ya giderlerken onlara Beyaz Tren’i tahsis etmişti. Tren, Emir Abdullah gibi isimlerin ağırlanmasında da kullanılmıştı. En önemlisi, Atatürk ebedi yolculuğuna Beyaz Tren ile uğurlanmış; naaşı Dolmabahçe Sarayı’ndan çıkartılarak Yavuz Zırhlısıyla İzmit’e taşındığında buradan Ankara’ya Beyaz Tren’le getirilmişti.
Beyaz Tren, l946’dan sonra Demokrat Parti’lilerin sık sık gündeme getirip eleştirdiği konulardan biri oldu. Her ne kadar Atatürk tarafından da kullanılmışsa bile Demokratların
gözünde Beyaz Tren, Milli Şef İsmet İnönü’nün içinde yaşadığı lüks ve debdebenin simgesiydi.
İnönü’nün l950’de cumhurbaşkanlığından ayrılmasından sonra Beyaz Tren kullanılmaz oldu.