Bir isyan olarak başlar; sömürgecilik, modernleşme ve yerel aidiyetler arasındaki çatışmanın silahlı ifadesine dönüşür. Basmacı Hareketi, Sovyet iktidarının Orta Asya’daki en uzun soluklu meydan okumalarından biridir.
Basmacı Hareketi (İng. Basmachi Movement; Alm. Basmatschi-Bewegung; Fra. Mouvement basmatchi), 1916’dan 1930’ların başına kadar Türkistan coğrafyasında, Çarlık Rusyası’nın ve ardından Sovyetler Birliğinin egemenliğine karşı yürütülen silahlı direniş hareketidir.
“Basmacı” kelimesi, Sovyet literatüründe “eşkıya, yağmacı” anlamında kullanılmıştır; bu adlandırma, hareketi siyasal bir direnişten ziyade kriminal bir ayaklanma olarak göstermek amacı taşır. Buna karşılık, yerel destekçileri açısından hareket, dinî, etnik ve geleneksel yaşam biçimini koruma mücadelesidir.
Hareketin ilk kıvılcımı, 1916’da Çarlık yönetiminin Orta Asyalı Müslümanları cephe gerisi işlerinde zorla çalıştırma kararına karşı çıkan ayaklanmalarla ortaya çıkar. 1917 Bolşevik Devrimi sonrasında, bölgedeki otorite boşluğu Basmacı gruplarının genişlemesine zemin hazırlar.
1920’li yıllarda Sovyet iktidarı, Türkistan’da merkeziyetçi ve seküler bir düzen kurmaya çalışırken; Basmacı Hareketi, yerel beyler, din adamları ve aşiret yapıları etrafında örgütlenir. Hareket, tek merkezli değildir; dağınık, bölgesel ve çoğu zaman birbirinden bağımsız gruplardan oluşur. Bu durum, direnişin sürekliliğini sağlasa da ortak bir siyasal program geliştirilmesini zorlaştırır.
Bu dönemde Enver Paşa’nın Orta Asya’ya gelişi, harekete kısa süreli bir ivme kazandırır. Enver Paşa, 1921–1922 yıllarında Basmacı gruplarını birleştirmeye çalışır; ancak 1922’de Buhara yakınlarında hayatını kaybetmesi, hareketin askerî ve sembolik gücünü zayıflatır.
1920’lerin sonlarına gelindiğinde Sovyetler, yoğun askerî operasyonlar, istihbarat çalışmaları ve kolektifleştirme politikalarıyla hareketi büyük ölçüde bastırır. 1931–1934 yılları arasında Basmacı direnişi fiilen sona erer.
► Basmacı Hareketi bir milliyetçi hareket miydi?
Kısmen. Türk ve Müslüman kimliği önemliydi; ancak modern anlamda ulusal bir programdan söz etmek zordur.
► Dini bir isyan mıydı?
Dini unsurlar güçlüydü; fakat hareket yalnızca dinî gerekçelere dayanmaz, yerel özerklik talebini de içerirdi.
► Sovyetler neden bu kadar sert davrandı?
Çünkü hareket, Orta Asya’daki Sovyet hâkimiyetini doğrudan tehdit ediyordu.
► Halk desteği var mıydı?
Bölgesel olarak evet; ancak sürekli ve homojen bir destekten söz edilemez.
► Neden başarısız oldu?
Merkezi liderlik eksikliği, askerî dengesizlik ve Sovyet devlet aygıtının gücü belirleyici oldu.
Basmacı Hareketi, popüler kültürde uzun süre Sovyet anlatısının gölgesinde kalmıştır.
Sinemada: Sovyet döneminde çekilen filmlerde Basmacılar genellikle “gerici eşkıyalar” olarak resmedilmiştir.
Tarih yazımında: Soğuk Savaş sonrası Orta Asya tarihçiliğinde hareket, anti-sömürgeci bir direniş olarak yeniden ele alınır.
Edebiyatta: Orta Asya merkezli tarihsel romanlarda, Basmacılar yerel hafızanın bir parçası olarak görünür.
Bu temsillerde hareket, çoğu zaman yenilmiş, ama unutulmamış bir direniş olarak yer alır.
Basmacı Hareketi, Orta Asya’nın modernleşme sürecinde yaşadığı kırılmaların silahlı ifadesidir. Ne tamamen “eşkıyalık” ne de tutarlı bir ulusal kurtuluş hareketi olarak tanımlanabilir. Onu anlamak, Sovyet merkezîleşmesi ile yerel toplumsal yapıların çatışmasını anlamaktır. Bu yönüyle Basmacı Hareketi, başarısızlığı kadar tarihsel anlamıyla da önemlidir.
► SÖMÜRGECİLİK
► SİYASAL İSLAM
► DOĞAL HAKLAR
► SOĞUK SAVAŞ
► ULUSLARARASI İLİŞKİLER