Arz ve talep, piyasa ekonomisinin temel belirleyici mekanizmasıdır. Bir malın fiyatı ve miktarı, üreticilerin sunma isteği ile tüketicilerin satın alma isteği arasındaki dengeyle oluşur.
Arz ve talep (İng. supply and demand; Alm. Angebot und Nachfrage; Fra. offre et demande), piyasa ekonomisinde fiyatların nasıl belirlendiğini açıklayan temel ilkedir.
Arz, üreticilerin belirli bir fiyattan piyasaya sunmak istedikleri mal ve hizmet miktarını;
Talep ise tüketicilerin belirli bir fiyattan satın almak istedikleri miktarı ifade eder.
Fiyat yükseldikçe arz artma eğilimindedir; talep ise genellikle azalır. Fiyat düştüğünde talep artar; arz azalabilir. Bu karşılıklı hareket, denge fiyatını oluşturur.
Arz ve talep kavramı, modern iktisadın temellerini atan Adam Smith ve klasik iktisatçılar tarafından sistematik biçimde ele alınmıştır. 18. ve 19. yüzyıllarda fiyat oluşumunun doğal bir süreç olduğu düşüncesi yerleşmiş; devlet müdahalesinin fiyat sinyallerini bozabileceği savunulmuştur.
19. yüzyıl sonlarında marjinalist iktisatçılar (özellikle Alfred Marshall) arz ve talep eğrilerini grafiksel olarak modellemiş ve “denge fiyatı” kavramını matematiksel çerçeveye oturtmuştur. Böylece arz ve talep, yalnızca bir gözlem değil; analitik bir model hâline gelmiştir.
20. yüzyılda Keynesyen müdahalecilik ve planlı ekonomi tartışmaları bu mekanizmanın sınırlarını sorgulamış; yine de arz-talep modeli mikroekonominin temel taşı olmaya devam etmiştir.
► Denge fiyatı nedir?
Arz edilen miktar ile talep edilen miktarın eşitlendiği fiyat düzeyidir.
► Talep her zaman fiyatla ters mi hareket eder?
Genellikle evet; ancak “Giffen malları” gibi istisnai durumlar vardır.
► Arz neden artar?
Fiyat yükseldiğinde üretim kârlı hâle gelir; üretici daha fazla mal sunar.
► Devlet fiyatlara müdahale ederse ne olur?
Tavan veya taban fiyat uygulamaları, kıtlık veya fazlalık yaratabilir.
► Arz-talep modeli gerçek hayatı tam açıklar mı?
Basitleştirilmiş bir modeldir; beklentiler, psikoloji ve tekel yapıları gibi unsurlar ek karmaşıklık yaratır.
Arz ve talep kavramı çoğu zaman soyut bir iktisat grafiği gibi görünse de, günlük hayatın her alanında hissedilir. Konut fiyatlarındaki artış, ikinci el piyasasındaki dalgalanmalar, konser biletlerinin saniyeler içinde tükenmesi bu mekanizmanın pratik yansımalarıdır.
Borsa temalı filmler ve diziler, arz-talep dengesinin manipülasyonunu dramatize ederken; kriz anlatıları piyasa paniklerinin fiyatlar üzerindeki etkisini görünür kılar. Günlük dilde “talep patladı”, “arz daraldı” gibi ifadeler bile ekonomik düşüncenin kültüre yerleştiğini gösterir.
Arz ve talep, piyasanın sessiz matematiğidir.
Fiyat, yalnızca bir sayı değil; kıtlığın, arzunun ve üretim gücünün kesişim noktasıdır.
Ekonomik sistemler değişebilir; ancak arz ile talep arasındaki gerilim, piyasa düzeninin temel hareket noktası olmaya devam eder.
► SERMAYE PİYASASI
► KAPİTALİZM
► ENFLASYON
► HİSSEDİLEN ENFLASYON
► SERBEST PİYASA KURULU