Ulusal hukuk tükendiğinde devreye giren, bireyi devlet karşısında özne olarak tanıyan bir yargı mercii. Avrupa insan hakları rejiminin en görünür ve en tartışmalı kurumu.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İng. European Court of Human Rights – ECHR; Alm. Europäischer Gerichtshof für Menschenrechte – EGMR; Fra. Cour européenne des droits de l’homme – CEDH), Avrupa Konseyi bünyesinde faaliyet gösteren, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin uygulanmasını denetleyen uluslararası bir mahkemedir. Merkezi Strasbourg’dadır.
Mahkeme, bireylerin, sivil toplum kuruluşlarının ve devletlerin; sözleşmede güvence altına alınan hakların ihlal edildiği iddiasıyla devletler aleyhine başvuru yapabilmesine imkân tanır. AİHM’in yargı yetkisi, sözleşmeye taraf devletlerle sınırlıdır.
AİHM, 1959’da kurulur; ancak ilk yıllarında sınırlı sayıda başvuruyla çalışan yarı-zamanlı bir yapıdadır. 1998’de yürürlüğe giren 11 No’lu Protokol, mahkemeyi köklü biçimde dönüştürür: Bireysel başvuru zorunlu ve doğrudan hâle gelir; mahkeme daimi bir yargı organına dönüşür.
Bu dönüşüm, AİHM’i Avrupa’daki en yoğun çalışan uluslararası mahkemelerden biri yapar. İfade özgürlüğü, adil yargılanma, işkence yasağı, mülkiyet hakkı ve özel hayatın korunması gibi alanlarda verilen kararlar, ulusal hukukları doğrudan etkiler. Mahkeme, zamanla yalnızca ihlali tespit eden değil, hukuk standartlarını şekillendiren bir aktöre evrilir.
► AİHM bir temyiz mahkemesi midir?
Hayır. Ulusal mahkemelerin kararlarını denetlemez; yalnızca sözleşme kapsamındaki hak ihlallerini inceler.
► Herkes AİHM’e başvurabilir mi?
Ulusal hukuk yolları tüketilmişse ve başvuru sözleşme kapsamındaysa, evet.
► Kararları bağlayıcı mıdır?
Evet. Taraf devletler açısından bağlayıcıdır; uygulanması Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tarafından denetlenir.
► AİHM “devletlerin iç işlerine karışıyor” mu?
Mahkeme, devlet egemenliğine değil; devletlerin kendi rızalarıyla kabul ettikleri sözleşmeye dayanır.
► En çok hangi ülkeler hakkında başvuru yapılıyor?
Başvurular, genellikle nüfus, yargı yükü ve yapısal sorunlarla ilişkilidir; nicelik tek başına ihlal göstergesi değildir.
AİHM, popüler kültürde doğrudan dramatize edilmesi zor bir kurumdur; temsili çoğunlukla hukuk anlatıları üzerinden gerçekleşir.
Belgeselde: İnsan hakları ihlallerini konu alan belgesellerde AİHM kararları, “son durak” olarak yer alır.
Gazetecilikte: İfade özgürlüğü ve adil yargılanma haberlerinde AİHM kararları referans kabul edilir.
Edebiyatta: Hukuk ve adalet temalı çağdaş metinlerde AİHM, bireyin devlete karşı başvurduğu soyut ama etkili bir merci olarak anılır.
Bu temsillerde mahkeme, kahraman değil; dengeleyici bir güçtür.
AİHM, kusursuz bir adalet makinesi değildir; kararları tartışılır, uygulanması gecikebilir. Buna rağmen, Avrupa’da bireyin devlete karşı sahip olduğu en güçlü uluslararası hukuki araçlardan biridir. AİHM’i anlamak, insan haklarının yalnızca bildirge değil, yargılanabilir haklar olduğunu kabul etmek demektir.
► KOPENHAG KRİTERLERİ
► HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ
► AVRUPA ŞEHİRLERİ BİRLİĞİ
► AVRUPA BİRLİĞİ
► ULUSLARARASI İLİŞKİLER