1402’LİKLER

12 EYLÜL Darbesi sonrasında 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanunu ile görevlerine son verilen memur ve bilhassa üniversite öğretim elemanlarına halk arasında verilen isim.

Ayrıca işten çıkarılan kişileri nitelemek için de kullanılır.

1971 yılında çıkarılan 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanunu’nun ikinci maddesi, 12 Eylül 1980 darbesinden sonra ülke idaresini eline alan Millî Güvenlik Konseyi tarafından 1983 yılında değiştirildi ve akademik personelden devlet memuruna kadar kamuda çalışan birçok kişinin görevine son verildi.

“12 Eylül döneminde sayıları 5 bini bulan kamu görevlisi 1402 sayılı yasa ile işlerinden oldu. 1402’likler deyimi daha çok üniversiteden uzaklaştırılan öğretim elemanları ile özdeşleşse de, tiyatro oyuncularından ilkokul öğretmenlerine çok farklı kesimlerden kamu çalışanının uğratıldığı mağduriyetin adı oldu.
Üstün Korugan, Taner Barlas, Taha Parla, Şevket Pamuk, Yakup Kepenek, Sungur Savran, Orhan Alkaya, Oruç Aruoba, Ömer Madra, Sencer Divitçioğlu, Savaş Dinçel, Rona Aybay, Rona Serozan, Server Tanilli, Nazif Tepedenlioğlu, Mustafa Alobora, İlber Ortaylı, İdris Küçükömer, Bahri Savcı, Baskın Oran, Emre Kongar, Alpaslan Işıklı, Artun Ünsal, Ceyhan Mumcu, Haluk Gerger… 12 Eylül’ün mağdurlarından yalnızca küçük bir bölümü.” (12 Eylül 2009, NTV)

“1402’likler sorunu Türkiye’nin Uluslararası Çalışma Örgütü(ILO) ile ilişkilerinde en önemli sorunlarından biri oldu. Bilindiği gibi Türkiye, 12 Eylül darbesi sonrasında ILO denetim organlarında, özellikle örgütlenme özgürlüğü ve sendikal hakların ihlali nedeniyle ağır biçimde eleştirildi. 12 Eylül sonrasında Türkiye’nin ILO denetim organlarında ağır bir biçimde eleştirildiği bir diğer uygulama ise 1402’likler oldu.” (30 Eylül 2016, BirGün, Aziz Çelik)

Neydi 1402’lik olmak?
Milli Güvenlik Kurulu 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanunu’na bir ek yaparak komutanlıklara, kamu kurumu görevlilerinin işlerine son verebilmesini isteme yetkisi tanıdı. Bu yetki tüm kamu görevlilerini kapsamasına rağmen “1402”likler adı kamuoyunda daha çok üniversitelerden uzaklaştırılan öğretim elemanları için kullanıldı.

Kamuoyunda ve basında bu kişilerin sol eğilimli oldukları, 12 Eylül askeri darbesine ve YÖK’e karşı çıktıkları için sıkıyönetim komutanlıklarının isteği doğrultusunda görevlerine son verildiği iddia edildi. Çeşitli üniversitelerde görevine son verilen öğretim üyesi ve araştırma görevlisi sayısının 15 Kasım 1982’de 148’e ulaştığı açıklandı.

Görevden alma uygulamaları 1983’e kadar sürdü. Üniversitelerde akademik eğitim düzeyinin düşmesine neden olan bu olay, Türkiye’de siyasi gerekçelerle üniversitelerde uygulanan en geniş tasfiye oldu. 12 Eylül döneminde bu yolla kamu kuruluşlarından yaklaşık 5 bin kişi işten çıkartıldı.

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com