İran ile İsrail’in 13–24 Haziran 2025 arasında doğrudan askerî olarak karşılaştığı, Orta Doğu’daki vekâlet gerilimlerini fiilî çatışmaya dönüştüren kısa ve yoğun bir savaş.
12 Gün Savaşı (İng. Twelve-Day War; Alm. Zwölf-Tage-Krieg; Fra. Guerre des Douze Jours), 13–24 Haziran 2025 tarihleri arasında İsrail ile İran arasında meydana gelen doğrudan askerî çatışmadır. Bu savaş, Orta Doğu’daki uzun süreli İran–İsrail geriliminin doğrudan silahlı çatışmaya yansıdığı nadir dönüm noktalarından biri olarak kayda geçer.
Çatışma, İsrail’in İran’a yönelik ani hava saldırıları ve nükleer/militar hedeflere düzenlenen baskınlarla başlar; İran ise balistik füzeler, insansız hava araçları ve konvansiyonel ateşle karşılık verir. ABD, çatışma sırasında İran’a karşı hava güçleriyle doğrudan müdahil olur ve nihayet ateşkesle son bulur.
Haziran 2025’te İsrail, İran’ın nükleer tesisleri ve stratejik askeri altyapılarına sürpriz hava saldırıları düzenleyerek çatışmayı başlatır. Bu saldırılarda üst düzey İranlı komutanlar ve teknik uzmanlar hedef alınır.
İran, saldırılara fırlattığı balistik füzeler ve İHA’larla misilleme yapar; bu saldırılar hem askerî hem sivil hedefleri kapsar. ABD, İran’ın füze ve drone saldırılarını savuştururken, 22 Haziran’da İran’daki üç nükleer tesisi vurmak için B-2 bombardıman uçakları ile müdahil olur.
24 Haziran’da taraflar ABD’nin yoğun diplomatik baskısıyla ateşkese varır. Bu kısa çatışma, yüzlerce ölü, binlerce yaralı ve geniş çaplı altyapı hasarına yol açar; aynı zamanda bölgesel güvenlik mimarisini derinden sarsar.
► Neden bu savaş 12 gün sürdü?
Çatışma sadece askerî bir kampanya değil, aynı zamanda diplomatik manevralarla da yürütüldü; yoğun bombardıman ve misillemeler ardından taraflar dış baskı ve ateşkes çağrılarıyla gerilimi sonlandırdı.
► Hangi taraf daha ağır darbe aldı?
Her iki taraf da ciddi kayıplar verdi; İran’da altyapı ve askerî hedeflere yönelik saldırı hasarları, İsrail’de ise sivil alanlara yönelik füzeler ve İHA saldırılarının yarattığı kayıplar ön plandadır.
► ABD’nin rolü neydi?
ABD, savaşın ikinci yarısında savaşa doğrudan müdahil olarak İran’daki nükleer tesislere saldırdı ve saldırıların ateşkese varılmasında kilit etki yarattı.
► Bölge ülkeleri nasıl etkilendi?
Çatışmanın yayılma riski, Irak’tan Lübnan’a kadar çeşitli bölge aktörlerini tetikledi; Husiler gibi İran destekli gruplar da dolaylı olarak devreye girdi.
► Bu savaşın uluslararası hukuka etkisi nedir?
Savaş, nükleer tesislere yönelik saldırıların meşruiyeti ve doğrudan devletler arası hava saldırılarının sınırları konusunda uluslararası hukuki tartışmaları yeniden gündeme getirdi.
12 Gün Savaşı, olayın kısa sürmesine rağmen 2025 tarihli medya ve raporların odağında yer alır. Belgeseller, analiz programları ve güvenlik raporları, çatışmayı modern savaş teknolojileri, istihbarat operasyonları ve nükleer nüfuz mücadelelerinin bir kesiti olarak ele alır. Bu temsiller, çoğu zaman savaşın stratejik ve teknolojik boyutunu vurgular.
12 Gün Savaşı, süresi kısa olmasına rağmen Orta Doğu’daki jeopolitik dinamiklerin derin kırılmalarını ortaya koydu. Nükleer program tartışmaları, hava savunma sistemleri ve bölgesel vekâlet gerilimleri bu sürecin ana belirleyenleri olmuştur. Ateşkesin ardından bile güvenlik endişeleri ve diplomatik çözümler arayışı sürmektedir.
► FİLİSTİN-İSRAİL ÇATIŞMASININ TARİHÇESİ
► MOSSAD
► BALFOUR DEKLARASYONU
► CAMP DAVID ANLAŞMASI
► HİZBULLAH