‘Terörsüz Türkiye’ sürecinde kurulan TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun 7 başlıktan oluşan taslak raporunda süreçte görev alanlara ‘yasal güvence’ sağlanmasının önemine dikkat çekilirken, infaz sistemi ve kayyum uygulamasına ilişkin öneriler de yer aldı.
Komisyonun bugünkü toplantısında rapora ilişkin oylamanın nasıl yapılacağı görüşülecek. CHP, raporun kabulü için nitelikli çoğunluk gerektiğini savunurken, AKP ise salt çoğunluğun yeterli olacağı görüşünü dile getirdi.
‘Terörsüz Türkiye’ sürecinde kurulan TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun 7 başlıktan oluşan taslak raporunda son düzenlemeler yapıldı.
Süreç komisyonu bugün saat 11.00’de TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında 21’inci kez toplanacak. Nitelikli çoğunlukla raporu oylayacak ve çalışmalarını noktalayacak.
Nefes gazetesinde yer alan habere göre, raporda, sürecin en kritik aşamasının terör örgütü PKK’nın tüm unsurlarıyla silah bıraktığının ve kendisini feshettiğinin devletin ilgili güvenlik birimlerince tespit ve teyit edilmesi olduğu vurgulandı. Bu aşamanın, yeni dönemin hukuki ve siyasi çerçevesinin inşası için bir başlangıç noktası olacağı ifade edildi.
“Örgüt mensuplarının durumu” başlıklı bölümde “silah bırakan örgüt mensuplarının topluma kazandırılması, suç işlememiş olanların sivil hayata entegrasyonu ve hukuki durumlarının adil ve şeffaf bir çerçevede ele alınması gerektiği” vurgulandı.
Örgüt üyeleri hakkında mutlaka adli bir işlem yapılması gerektiği belirtildi, “Yasal düzenlemeler toplumda cezasızlık ve af algısı oluşturmamalı” denildi.
Süreçte görev alanların yasal güvenceye alınmasının önemine dikkat çekildi. Metinde, “Komisyon toplantılarına iştirak edip öneri ve değerlendirmelerde bulunan ve çalışmalarda yer alanlar ile faaliyetlerinin yasal güvenceye kavuşturulması önerilmektedir” ifadelerine yer verildi.
Raporda, adil yargılanma hakkının güçlendirilmesi ve infaz sistemine duyulan güvenin artırılması amacıyla, düzenlemelerin gözden geçirilmesi gerektiği belirtildi. Bu bölümde şu önerilere yer verildi:
– İnfaz mevzuatının, AİHM ve AYM içtihatları ile Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler çerçevesinde yeniden gözden geçirilmesi; infaz adaletini esas alan bir sistem kurulması.
– İnfaz süreçlerinin, koşullu salıverilme şartları ve infaz süreleri de dahil olmak üzere, ceza hukukunun evrensel ilkeleri doğrultusunda daha adil, eşitlikçi ve bütüncül bir yaklaşımla ele alınması.
– Tutuksuz yargılamanın tüm yargısal süreçlerde esas olması, tutuklamanın istisna olduğu ilkesine uygun biçimde mevzuatın yeniden değerlendirilmesi.
Taslakta, kayyum yerine belediye meclisinden seçim önerisi de şöyle yer aldı: “Demokratik siyaset zeminini güçlendirmek amacıyla idari sistemin ‘daha demokratik ve hukuk standardı daha yüksek’ bir şekilde organize edilmesi mümkündür. Anayasa’dan kaynaklanan idari vesayet yetkisinin demokratik toplum gereklerine uygun olarak kullanılması, başkanın kanunda yer alan sebeplerle görevden el çektirilmesi durumunda sadece Belediye Meclisi tarafından seçim yapılması hususunda mevzuatın düzenlenmesi önerilmektedir.”
Raporda, “Siyasi parti kanunları ile yeni seçim kanunlarının siyasi partilerin uzlaşısıyla hazırlanması önerilmektedir” denildi.
Velev'i
Google Haberler üzerinden takip edin
