Hatay’da seçimin şifreleri: Lütfü Savaş neden ‘vazgeçilmez’, ipi kim göğüsleyecek?

Seçime günler kaldı. Depremin adeta yerle bir ettiği Hatay’da hayat ve siyaset devam ediyor. Kırılan fay hattı tüm Hatay’ın çehresini değiştirse de Hataylıların siyasi tercihlerini çok etkilememiş gibi görünüyor... Peki Hatay siyasetinin şifreleri neler, Lütfü Savaş neden vazgeçilmez, TİP Gökhan Zan'la neler yapabilir?

31 Mart yerel seçimleri yaklaştıkça Hatay’da politik atmosfer iyice ısınmaya başladı. Seçimin merkezinde yer alan isimlerden biri olan mevcut belediye başkanı Lütfü Savaş, özellikle Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tabanından gelen tepkilerle karşı karşıya.

Seçimde Lütfü Savaş’ın rakibi AKP adayı Mehmet Öntürk olmakla birlikte, Türkiye İşçi Partisi (TİP) adayı Gökhan Zan da dikkate değer bir etkiye sahip. Zan’ın CHP’den ayrılanlar için bir alternatif olduğu görülüyor, hatta bazı anketlere göre TİP, Hatay’da 3. parti olarak konumlanmış durumda.

Hatay’da siyasi dengeleri anlamak için, sadece adayları değil bölgenin demografik yapısını da bilmek önemlidir. Alevi ve Sünni nüfusun ağırlığı, siyasi tercihlerin şekillenmesinde belirleyici bir faktördür.

LÜTFÜ SAVAŞ FAKTÖRÜ

Lütfü Savaş’ın ikinci döneminde ailesinin adının karıştığı yolsuzluk iddiaları, deprem sonrası yetersizliği, kameralara da yansıyan kibirli tavırları, onun siyasi kariyerini ciddi şekilde zora sokmuş durumda. CHP Genel Merkezi içinde bile Savaş’ın adaylığı tartışmalara neden oldu. CHP yeni aday arayışına girdi. Sanatçı Haluk Levent’e gayri resmi bir adaylık teklifinde bulunuldu.

TİP adayı Gökhan Zan, “Savaş çekilirse ben de adaylıktan çekilirim. Parti olarak CHP’nin yeni adayını destekleriz” dedi. Hemen ardında kulislere Lütfü Savaş ve eşinin CHP Genel Merkezini bağımsız adaylıkla tehdit ettiği haberi düştü. Hatay Belediyesi’nden büyük ihaleler alan bazı CHP kurmaylarının Savaş’ı desteklediği konuşuldu. Bu haberlere rağmen Lütfü Savaş’ın adaylığı yeniden kesinleşti.

AKP ADAYI VE ERDOĞAN’IN O SÖZLERİ…

AKP adayı Mehmet Öntürk ise sessiz sedasız çalışmalarını sürdürüyor. Yolsuzluk iddialarına karşı nispeten temiz bir sicile sahip olması, seçim kampanyasında avantaj sağlıyor gibi görünüyor. Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Hatay mitingindeki sarf ettiği, “belediyeyi alamazsak hizmet gelmez” minvalindeki sözleri, Öntürk’ün işini biraz zorlaştırdı.

Hatay yerel seçimi 2014’teki gibi bir “anti-incumbent” (mevcut iktidara karşı olan) dalgalanmanın yinelenmesine benziyor. Hatırlanacağı üzere on yıl önce yine aynı tarihte yapılan yerel seçimlerde Lütfü Savaş ile eski Adalet Bakanı Sadullah Ergin karşı karşıya gelmişti. Hataylılar, adı yolsuzluk ve kibirli tavırlarla bağdaştırılan Sadullah Ergin’e tepki olarak Savaş’ı başkanlık koltuğuna oturttu. Sadullah Ergin’in düştüğü pozisyona şimdi Lütfü Savaş düşmüş durumda.

HATAY SİYASETİNİN ŞİFRELERİ

Hatay’ın yerel ya da ulusal seçimlerde sergileyeceği tipik davranışları anlamak için öncelikle Hatay’ın siyasi ve demografik yapısın incelemek gereklidir. Bilindiği üzere Hatay, çeşitli etnik ve dini grupların bir arada yaşadığı bir bölgedir. Bu durum, siyasi dinamikleri etkileyen önemli bir faktördür.

Hatay nüfusunun yaklaşık üçte birini Nusayri olarak bilinen Arap Alevileri oluşturur. Nusayriler aynı zamanda CHP’nin kemik seçmen kitlesidir.  Hataylılara göre Savaş, iki dönemdir belediye başkanlığını kazanıyor çünkü: “Hatay’daki Arap Aleviler, Atatürk’ü son derece sevip sayıyor ve Atatürk’ün partisi diye hepsi CHP’ye oy veriyor.”

Eski futbolcu Gökhan Zan tepkisini dile getirdi. (FOTOĞRAFLAR: METİN YOKSU)

Sünni Türk kesim Hatay’da çoğunluktadır. Sünni kesimin en belirgin özelliği ise ister ulusal seçimlerde olsun isterse yerel seçimlerde sağ partilere yöneliyorlar. Bu nedenle CHP, Alevilerin çoğunlukta olduğu Defne, Samandağ ve Arsuz ilçeleri dışında Hatay’da Alevi birini aday olarak göstermek istemez.

Büyükşehir Belediyesi seçimleri için de geçerli olan bu durum Sünni ve ülkücü kökenli olan Lütfü Savaş’ın elindeki en büyük koz. Zira CHP’nin Hatay’ı alabilmesi için Sünni kesimden gelecek oylara ihtiyacı var. Özetle CHP tabanı yani Aleviler tarafından kıyasıya eleştirilse de Sünnilerden alması ümit edilen az miktarda oy Savaş’ı kıymetli hale getiriyor.

LÜTFÜ SAVAŞ’IN YERİNE BAŞKA ADAY BULUNAMAZ MIYDI?

CHP istese alternatif bir aday bulamaz mıydı? Elbette bulabilirdi. İşte tam burada Lütfü Savaş’ın son iki dönemde büründüğü siyasi karakterine bakmalıyız. Savaş, son 5 yılında parti içinden karşısına çıkabilecek Sünni aday adaylarına karşı elindeki tüm imkanları kullanarak adeta savaş açtı.

CHP’de yaşanan genel başkanlık kavgaları, genel seçim mağlubiyetleri Savaş’ın Hatay’daki bu siyasi operasyonlarını gözden uzak tuttu. Özetle Lütfü Savaş, muhtemel rakiplerini ya henüz yolun başındayken yok etti ya da satın aldı. Bu siyasi taktiğin Recep Tayyip Erdoğan’dan sonra Türkiye’deki en iyi uygulayıcısı Lütfü Savaş oldu.

Öte yandan Hatay’ın ilçelerine göz atmak gerekirse tablonun yine mezhepsel dengelere göre şekillendiğini görmek mümkün. Örneğin Arsuz, Samandağ ve merkezdeki Defne ilçelerinde CHP adaylarının kazanmasına kesin gözüyle bakılıyor.

Merkez Antakya, Altınözü, Yayladağı, Reyhanlı, Kumlu, Kırıkhan, Payas ilçelerinde ise AKP adaylarının şansı çok yüksek.

Sonucuna kesin gözüyle bakılamayan yerlerden biri İskenderun ilçesi. Nüfusu birçok ilden büyük olan İskenderun karışık bir demografik yapıya sahip. Alevi ve Sünnilerin oranları burada birbirine yakın. Ayrıca dışarıdan göç alan bir ilçe. Bu nedenle CHP ve AKP İskenderun için kıyasıya mücadele ediyor.

Seçime günler kaldı. Depremin adeta yerle bir ettiği Hatay’da hayat ve siyaset devam ediyor. Kırılan fay hattı tüm Hatay’ın çehresini değiştirse de Hataylıların siyasi tercihlerini çok etkilememiş gibi görünüyor…

Velev'i Google Haberler üzerinden takip edin

ÖNERİLEN İÇERİKLER

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com