Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, TBMM’deki haftalık grup toplantısında konuştu.
Tuncer Bakırhan, konuşmasının başında Ezilenlerin Sosyalist Partisi’ne (ESP) sabah saatlerinde yapılan ve eski DEM Parti Milletvekili Murat Çepni’nin de gözaltına alındığı operasyona tepki gösterdi.
“Gazeteciler, siyaset yapanlar niye gözaltına alınır?” diyen Bakırhan, gözaltına alınan herkesin serbest bırakılması gerektiğini söyledi.
Bakırhan, Türkiye’nin farklı noktalarındaki grevlere ve işçi direnişlerine dikkat çekti. Migros depo işçilerinin direnişinden bahseden Bakırhan, “Direnişlerini selamlıyoruz, yanlarında olduğumuzu ve haklarını alana kadar kendileriyle omuz omuz mücadele edeceğimizi belirtiyoruz” dedi.
Daha sonra Suriye’de yaşanan son gelişmeleri değerlendiren Bakırhan, şu mesajları verdi:
“Kürtler ne istiyor soruları son yaşananlarla beraber tekrar geldi. Kürtlerin itirazı 100 yıldır dayatılan yok sayma ve satüsüzlüğe dairdir. Kürtler bugüne kadar yaşanan ülkelerin tarihinde güvenlik söz konusu olduğunda omuz omuza büyük bedeller ödeyip dengeyi birlikte yaşadıkları halkların lehine değiştirdiler ama birlikte ülke kurmaya gelindiğinde aynı Kürtler stratejik tehdit olarak görüldü. 1919 ve 1922’de kurtulul gücü olan Kürtler 1923’te hukuk dışına itildi. 1937’de Sadabat Paktı, 1955 Bağdat Paktı’nda kendi aralarında büyük çelişkiler olan devletler dahi Kürt karşıtlığında buluştu.
Bu tarihsel gerçeklerin son halkası 10 Ocak 2026’daki Paris mutabakatı oldu. Ancak Kürtlerin ulusal bilinci ve direnişi büyüyerek devam etti. Kürtler bu riyakar döngüye hayır diyerek ayağa kalktı. Sahada hayatını riske atıp masada yok sayılmaya itiraz ediyor. Kürtler yaşadıkları ülkelerde komplo kurbanı değil eşit vatandaş olarak yaşamak istiyor. Hangi halk olursa olsun, bir halkın meşru taleplerini görmezden gelmek kuşaklar süren çatışmalara yol açıyor. Kürt halkının ve ezilen bütün halkların meşru taleplerini görmek ve tanımak zorundayız.”
Bakırhan, HTŞ öncülüğünde kurulan geçici Suriye hükümeti ve SDG arasında imzalanan mutabakata ilişkin ise şöyle konuştu:
“Sahada nasıl hayata geçtiğine de dönüp bakmak gerekir. İki tarafın da tam istediği gibi olmadı ama herkesin kazanabileceği bir metin. Direnişiyle bu uzlaşma metnine katkı sağlayan başka Kürt halkına, bütün kesimlere teşekkürlerimizi iletiyoruz. Kalıcı ateşkesin sağlanması, basıkların durması en önemli kazanımdır. Sere Kaniye ve Afrin başta olmak üzere yerinden edilen Kürtlerin en kısa sürede yerlerine dönmelerini diliyoruz. Rojava, Kürtlerin göz bebeğidir. Kürt halkı ulusal birlik ruhunu tarihte hiç olmadığı kadar yukarı çekmiştir. Bu bilincin siyasi iradeye dönüşmesi için Kürt siyasetçilere büyük bir görev düşmektir. Zaman, 100 yıllık kölelik dayatmasına karşı 100 yıllık özgürlük kazandıracak Kürt ulusal birliğini sağlama zamanıdır.
Bu haberler de ilginizi çekebilir:
Bugün Suriye’de Kürtler ve Araplar bir iç savaş içinde değilse, Suriye halkının hakları kabul edilmişse sayın Öcalan’ın adada gösterdiği tavırdan kaynaklıdır, kendisine teşekkür ediyoruz. Bugün bize düşen sayın Öcalan’ın sunduğu demokratik çözüm perspektifine sahip çıkmaktır.
Velev'i
Google Haberler üzerinden takip edin
