“Söylenecek sözü ve tavrı olan bir edebiyat ve sanat dergisi” sloganıyla internetten yayınlanmaya başlayan Afiş dergisi, ilk sayısını birçok önemli yazarı ve şairi buluşturarak çıkardı.
Derginin ilk sayısında Dilek Yılmaz’ın, yeni romanı Para Gürültüsü Şubat ayında çıkacak olan ünlü yazar Latife Tekin’le yaptığı röportaja da yer verildi. Tekin, hem kendi romancılığı hakkında hem de genel olarak edebiyat hakkında dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.
Latife Tekin, “Edebiyatçıların olup bitenlere sesi neden bu kadar cılız çıkıyor? Yoksulların edebiyatla uğraşabilme lüksü var mı artık?” şeklindeki soruya, “Edebiyatçıların sosyal medya coşkusuna diyecek yok. Görünme arzusu mu, kaybolma korkusu mu daha ağır basıyor bilemiyorum. Televizyona çıkmayı reddeden eski kuşak yazarları düşünüyorum da edebiyatçının havası epey değişti. Yazar reklam yapar mı diye tartışmaların sürdüğü günlerden bu zamana değişen şeylerden biri bu, imza toplamaktan öteye geçmeyen bir hal. 1 Mayıs için bir araya gelir, hakları için direnen işçilere omuz vermeye koşar mıydı yazarlar, ne yazık ki geçmişte kaldı” değerlendirmesinde bulundu.
Tekin, yeni romanı Para Gürültüsü hakkında ise şu yorumu yaptı:
“Bir şey geliyor kulağıma, bir gürültü, bir imge canlanıyor önce, yazmalıyım bunu diyorum. Epey oluyor para gürültüsünü duymaya başlayalı. Giderek yükseldi, dayanılmaz bir hal aldı hepimiz için. Sonsuz hayal ederim, yazacağım şeye dönüşürüm derim hep, hakikaten dönüşüyorum. Bir çeşit gönüllü psikoza girmek gibi. Para Gürültüsü’nü yazacak yazara dönüştüm düşünüp hayal ede ede. O titreşen gürültüyle aynı düzleme gelmem lazım, zihinsel ve ruhsal olarak. Bir çeşit avcılık gibi. O gürültüyü alacağım oradan, bir estetik form oluşturacağım. Hani sığırcıkların ahenkli bir uçuşu vardır ya. Darmaduman, çığlık çığlığa bağıran kuşların sesini düşün, onları böyle ahenkli bir cıvıltıyla dans eder hale getireceğim ve öyle bırakacağım doğaya. Burada da anlamaya çalıştığım, bu gürültünün kaynağı ne. Para olduğu için, bizim kulağımızı tırmalayan, ruhumuzu rahatsız eden bir gürültü bu. Kậğıt üzerinde bunun cümlelerini kurarak sessizleştirebilir miyim bu gürültüyü ve bir imgeye dönüştürebilir miyim, bir ahenge kavuşturabilir miyim. Eğer öyle olursa Berci Kristin Çöp Masalları gibi doğaya ait olur. Onu artık oraya, doğaya bırakabilirim.”
Latife Tekin, çok sık yazmayan bir yazar oluşuyla ilgili de konuştu. “Düşünmem gerekiyor çünkü. Ömrümle ölçüyorum” diyen Tekin, “Dünyadaki varlığımız belirli bir zamanla sınırlı. Üç sene, dört sene bir şeyle uğraşacaksam ona değmesi lazım. Okur beni bekliyor diyerek koşup kitap yazmam” ifadesini kullandı.
Velev'i
Google Haberler üzerinden takip edin
