Fotoğraf: Narelle Autio
Denizi kendisine bir tutku edinen ve bu tutkusunu fotoğraflarla şiirsel bir anlatıya dönüştüren fotoğrafçı Narelle Autio’nun çalışmalarına bakmak, rüyamsı bir sahnenin içinde dolaşmak gibidir.
Avustralyalı sanatçı Narelle Autio, işlerinde suyu bir arka plan ya da romantik bir dekor olarak ele almaz. Aksine, denizi bir hâl durumu olarak işler. Bunu yaparken suyu; bedenlerin, hareketin ve doğanın gücünün belirsiz bir dengede karşı karşıya geldiği fiziksel, psikolojik ve toplumsal bir alan olarak ele alır. Autio’nun fotoğraf pratiği, kontrol ile kontrol kaybı, insan oyunu ile olası tehlike arasındaki sınırda dolaşır.
Autio, denizin hem coğrafi hem de kültürel olarak sürekli hissedildiği Güney Avustralya’daki Adelaide kentinde büyümüştür. Plajlar burada yalnızca eğlence alanları değil, gündelik hayatın doğal bir parçasıdır. Onun fotoğrafik bakışının da bu ortamda şekillendiği söylenebilir. Autio, denizi egzotik bir destinasyon ya da yüceltilmiş bir doğa gücü olarak sunmak yerine, tanıdık olana bir dönüş olarak ele alır.

Fotoğraf: Narelle Autio
Yüzen, oynayan, zıplayan ve dalgalar arasında savrulan insanlar, onun fotoğraflarının temel öznesini oluşturur. Konular ilk bakışta gündelik ve sıradan görünse de, fotoğrafın milimetrik zamanlaması sayesinde yoğun bir gerilim ve enerjiyle yüklenirler.
Autio’nun en sık başvurduğu yöntemlerden biri, konularını yukarıdan — çoğu zaman oldukça yüksek bir noktadan — fotoğraflamaktır. Bu bakış açısı, izleyici ile konu arasında belirli bir mesafe yaratır; insanlar kimliklerinden ziyade hareket hâlindeki bedenlere dönüşür. Yüzler çoğu zaman seçilemez. Bunun yerine odakta, suyla mücadele eden ya da ona teslim olan bedenlerin duruşları, savrulan kolları ve bacakları yer alır.
Bu anonimlik, fotoğrafların bireysel olandan çok evrensel bir durumu yansıtmasını sağlar. Doğanın gücü karşısında insan bedeni görünür kılınır.
Teknik açıdan bakıldığında Autio’nun fotoğrafları büyük bir hassasiyet taşır. Renkler genellikle canlıdır ancak abartılı değildir. Denizin mavi, yeşil ve turkuaz tonları, tenin sıcak renkleriyle güçlü bir karşıtlık kurar. Sert Avustralya ışığı, hareketi tam anında dondurur.

Fotoğraf: Narelle Autio
Buna rağmen görüntüler geleneksel anlamda “spektaküler” değildir. Autio, ne mükemmel dalganın ne de dramatik bir fırtınanın peşindedir. Onu asıl ilgilendiren, bir şeyin gerçekleşmesinden hemen önceki ya da hemen sonraki andır: bedenin dengesini kaybettiği ve görüntünün geleceğinin belirsizleştiği o kısa zaman aralığı.
Bu belirsizlik, Autio’nun fotoğraflarına psikolojik bir ağırlık da kazandırır. İzleyici, sudaki insanların tehlikede mi yoksa oyunun içinde mi olduğunu tam olarak ayırt edemez. Fotoğrafta donmuş olan şey, bir kahkaha mı yoksa bir çığlık mıdır? Beden, suyun yüzeyine mi çıkmaktadır yoksa aşağıya mı çekilmektedir?
Bu ikirciklilik, görüntülerde sevinç ile tehdit arasında salınan güçlü bir gerilim alanı yaratır. Deniz, ne bir cennet ne de bir düşman olarak görünür; her zaman saygı talep eden bir güçtür.
Autio’nun çalışmaları, kolektivite ve yalnızlık kavramlarıyla da ilişkilendirilebilir. Fotoğrafların birçoğunda birden fazla insan yer almasına rağmen, güçlü bir yalnızlık hissi ortaya çıkar. Her beden, sanki suyla kurduğu kendi bireysel ilişkiye odaklanmıştır.
İnsanlar arasındaki temas çoğu zaman sınırlı ya da yok gibidir. Bu yönüyle fotoğraflar, fiziksel olarak birbirimize yakın olduğumuz ancak deneyimleri giderek daha bireysel ve parçalı yaşadığımız çağdaş bir duruma işaret eder.

Fotoğraf: Narelle Autio
Narelle Autio, uluslararası alanda tutarlı ve derinlemesine araştırmaya dayalı pratiğiyle dikkat çekmiştir. Avustralya’yı birçok prestijli bağlamda temsil etmiş, eserleri önemli kamu ve özel koleksiyonlara girmiştir.
Buna rağmen fotoğraflarında anıtsal bir ton yoktur. Aksine, işleri ölçülü, sessiz ve son derece kontrollüdür. İzleyiciden zaman talep eder; durup bakanı ödüllendirir.
Onun fotoğrafları kesin cevaplar vermez, açık anlatılar sunmaz. Tıpkı denizin kendisi gibi, sürekli bir hareket hâlindedir. Belki de Autio’nun asıl gücü tam olarak burada yatar: doğanın, bedenin ve fotoğrafın ortak bir özelliğini görünür kılmakta — hiçbirinin bütünüyle kontrol altına alınamayacağını hatırlatmakta.
Velev'i
Google Haberler üzerinden takip edin
