MHP’li Yıldız’dan süreci etkileyecek açıklama: SDG’ye verilen süre doldu

MHP’li Feti Yıldız, terör örgütü YPG/SDG’ye tanınan sürenin sona erdiğini belirterek, 10 Mart 2025 mutabakatına uymayan ABD ve İsrail destekli yapının, Suriye’nin üçte birini hâlâ işgal ettiği ve bölge barışının önündeki en büyük tehdit olduğunu söyledi.

  • ü
  • 02 Ocak 2026
  • ü
  • Politika

MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, YPG/SDG’ye verilen sürenin dolduğunu vurguladı. Yıldız, ABD ve İsrail destekli bu yapının Suriye’nin üçte birini hâlâ işgal ettiğini belirtti.

Yıldız, 10 Mart 2025’te Suriye merkezi yönetimiyle SDG arasında imzalanan 8 maddelik mutabakata atıfta bulunarak, SDG’nin bu anlaşmaya uyması için tanınan sürenin sona erdiğini duyurdu.

PKK/YPG/SDG’nin kontrol ettiği bölgelerin; zengin petrol ve doğalgaz yatakları ile Fırat ve Dicle nehirleri gibi stratejik öneme sahip olduğuna dikkat çeken Yıldız, bu yapıların varlığının Suriye’nin toparlanmasının önündeki en büyük engel olduğunu ifade etti.

Yıldız, İsrail’in bölgede istikrarsızlık yaratmak istediğini belirterek, “İsrail, sürekli kaos üreterek, savaş çıkararak bölgedeki nüfuzunu artırmaya ve bölgeyi insansızlaştırmaya çalışıyor. Bunu bazen doğrudan, bazen terör örgütleri eliyle yapıyor” dedi. Yıldız,
“Davut Koridoru” adı verilen stratejiyle İsrail’in Suveyda’dan Hermon Dağı’na ve oradan Türkiye sınırına kadar bir alanı denetlemeyi hedeflediğini belirtti.


Bu haberler de ilginizi çekebilir:

 

Yıldız’ın açıklamasının tamamı şöyle:

“ABD ve İsrail destekli SDG terör oluşumunun elebaşı Mazlum Abdi, Suriye’nin neredeyse 3’te birini işgal altında tutuyor.
Bu bölgedeki sivil ve askerî kurumların merkezî hükümete entegrasyonu için geçen 10 Mart’ta Suriye yönetimiyle 8 Maddelik bir anlaşma imzalamıştı.

PKK/YPG/SDG Suriye’nin kuzeydoğusunda geniş bir alanı kontrol etmektedir.
Bu bölge, zengin petrol ve gaz yataklarına, Fırat ve Dicle nehirlerine, ayrıca tarım ve hayvansal üretim açısından güçlü kaynaklara sahiptir.

Örgütün bu alanları kontrol altında tutması, Suriye’nin toparlanması ve kalkınması önünde ciddi bir engel teşkil etmektedir.
İsrail sürekli kaos üreterek, savaş çıkararak bölgedeki nüfuzunu artırmayı ve bölgeyi insansızlaştırmayı hedefliyor.

Bunu bazen doğrudan kendisi, bazen de vekilleri üzerinden, yani terör örgütleri aracılığıyla gerçekleştiriyor.
Suriye’de önce PKK’yı destekledi ve örgütün alan kazanmasına hizmet etti.
Ardından Dürzileri kışkırtarak Şam yönetimine karşı isyan etmelerini sağladı.
Daha da ileri giderek Şam’ı bombaladı hem cumhurbaşkanlığı sarayını hem Genelkurmay Başkanlığı ve Savunma Bakanlığı binalarını hedef aldı.

Gazze’de uyguladığı saldırıların bir benzerini Suriye’de de yapma ihtimali hâlâ mevcut.
İsrail, Suriye’yi sürekli bombalıyor ve vuruyor; aynı zamanda isyancı grupları destekleyerek, Suveyda’dan kuzeydoğu Suriye’deki PKK bölgelerine bir koridor açmaya çalışıyor.

Buna “Davut Koridoru” deniyor. Hermon Dağı’nı da işgal ederek
Güneyden ve doğudan Suriye’yi çevrelemeye ve buradan Türkiye’ye uzanmaya çalışıyor.
Bu durum, bölge için ciddi bir tehdit ve tehlike oluşturuyor.

Terör örgütü PKK’nın Suriye kolu YPG/SDG’ye 10 Mart mutabakatına uymaları için verilen süre (2025 Aralık ayı sonu) dolmuştur.

SDG’nin 10 Mart Mutabakatı’na uyması gerektiğinin altını çizen Milli Savunma Bakanı Sayın Yaşar Güler son olarak :
“Bu konuda devletimizin duruşu nettir ve hiçbir tereddüde yer yoktur. Bir kez daha hatırlatmak isterim ki başta PKK/YPG/SDG olmak üzere hiçbir terör örgütünün bölgedeki faaliyetlerini devam ettirmesine ve herhangi bir oldu bitti oluşturmasına müsaade etmeyeceğiz.
Nihai hedefimiz 86 milyon vatandaşımızın ortak temennisi olan terörün sona ermesi, terör örgütlerinin tamamen tasfiye edilmesidir.”

Velev'i Google Haberler üzerinden takip edin

ÖNERİLEN İÇERİKLER