Sonya Hussyn Moskova’nın ‘Oscar’ını kazandı

Hussyn, ‘Deemak’ filmindeki performansıyla Diamond Butterfly Ödülleri’nde En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu seçildi. Bu başarı Pakistan sineması adına beklenmedik bir uluslararası görünürlük yarattı.

  • ü
  • 29 Kasım 2025
  • ü
  • Yaşam

Pakistanlı oyuncu Sonya Hussyn’in Moskova’da düzenlenen ilk Eurasian Open Award “Diamond Butterfly” töreninde elde ettiği başarı, yalnızca kişisel bir dönüm noktası olmaktan çıkıp Pakistan’ın uluslararası sinema sahnesindeki görünürlüğünü artıran bir anlama dönüştü. Hussyn, Deemak filmindeki performansıyla En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödülünü kazanarak 17 ülkenin 34 filmiyle yarıştığı bir seçim sürecinden öne çıktı. Tören, Asya, Avrupa, Afrika ve Latin Amerika’dan yapımları bir araya getiren yeni bir sinema platformu olarak tanımlanıyor.

The Express Tribune‘de yer alan habere göre; ödül konuşmasında genç Pakistanlı kızlara seslenen Hussyn, bu başarının “alan, özgüven ve tanınma arayan tüm genç kadınlara” adandığını söyledi. “Sesimin duyulup duyulmadığını sorguladığım her anı hatırlıyorum,” diyen Hussyn, bu ödülün tutkunun ve emeğin er ya da geç karşılık bulduğunu gösterdiğini ifade etti. Sanatçı, Rus hükümetine, festival organizatörlerine ve jüriye teşekkür ederken Pakistan’ın diplomatik desteğinin filmin yarışmaya katılımında belirleyici olduğunu vurguladı.

Pakistan bu yıl yarışmaya iki film göndermişti: Deemak ve Love Guru. Bu katılım, ülkenin uluslararası platformlarda kendi hikâyelerini ve oyuncularını görünür kılma çabasının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Faysal Quraishi, Samina Peerzada, Javed Sheikh ve Bushra Ansari’nin rol aldığı Deemak, Variety’nin verilerine göre Pakistan gişesinde 175 milyon rupi elde ederek bir korku filmi için sıra dışı bir başarıya imza atmıştı. Film, kayınvalide–gelin arasındaki psikolojik gerilimleri paranormal unsurlarla buluşturan kurgusuyla dikkat çekiyor.

Festival jürisi, Hussyn’in performansını “kontrollü yoğunluk” ve “duygusal geçişlerdeki incelik” nedeniyle övdü. Karakterinin korku, sadakat ve aile içi yükümlülükler arasında sıkışan ruh hâlini sahici biçimde aktarması nedeniyle Orta Asya’dan Güney Amerika’ya uzanan geniş bir seçkide öne çıktığı belirtildi.

Diamond Butterfly Ödülü Rusya Kültür Bakanlığı ile Rus Kültürel Vakfı tarafından hayata geçirilmiş yeni bir sinema girişimi. Organizasyon, ticari anlatı yerine “manevi değerler, kültürel kimlikler ve etik temalar”a odaklanan yapımları desteklemeyi hedefliyor. Sanatçı Yuri Cooper’ın tasarladığı pırlanta işlemeli kelebek heykelciği festivalin ana ödülünü oluşturuyor. En İyi Film dalında verilen ödül ise 1 milyon dolar, bu da festivali uluslararası film ödülleri arasında güçlü bir konuma getiriyor.


Bu haberler de ilginizi çekebilir:

 

Bu yılki kısa liste, Rusya, Çin, Türkiye, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan, Sırbistan, Özbekistan, Venezuela, Küba, Senegal, Güney Afrika, Pakistan, Belarus, Endonezya, Vietnam ve İran’dan yapımları içeriyordu. Çin yapımı Against the Current, yönetmeni Xu Zheng’e büyük ödül ve 1 milyon dolarlık para ödülü kazandırdı. Türkmen sanat yönetmeni Meylis Hudayberenov ise Composer filmindeki çalışmasıyla En İyi Sanatçı ödülünü alarak 250 bin dolar kazandı.

Festival, İran’ın “sosyal hikâye anlatıcılığı”nı öne çıkaran Whisper My Name, In the Arms of the Tree ve My Daughter’s Hair gibi yapımlarını da kabul etti. Organizatörler, Diamond Butterfly’ın ölçeğini “Oscar benzeri bir ödül”e dönüştürmeyi hedeflediklerini, ancak kendi sinemasal misyonlarını “ticari anlatıdan çok anlam ve kültürel değer” üzerinden inşa ettiklerini belirtiyor.

Eurasian Academy üyeliği için 20’den fazla ülke başvurmuş durumda; bu yıl değerlendirmeye alınan film sayısı 30’u buldu. Kırgızistan’ın The Struggle, The Kyrgyz on Mars, Deal on the Border, Black, Red, Yellow ve Dance with Mom! adlı beş filmle katılım göstermesi, bölgesel sinemanın giderek çeşitlendiğini işaret ediyor.

Gece sonunda, tüm bu uluslararası hareketliliğin ortasında sahneye çıkan Sonya Hussyn oldu. Sanatçı konuşmasında Pakistan’ın Moskova’da görünür olmasının “sadece sanatsal bir başarı değil; kolektif kültürel bir kabul” olduğunu söyledi. Bu anın duygusal yükünü izleyicilere hatırlatan Hussyn, “Hayaller dürüstlük ve açlıkla takip edilirse, yolunu mutlaka bulur,” diyerek Pakistan sinemasının evrensel sahneye çıkma arzusunu yansıttı.

Moskova’daki bu ilk Diamond Butterfly gecesi, kültürel hafıza ve insan mücadelesi temalı filmlerle tamamlanırken; Pakistan, Hussyn’in performansıyla uluslararası sinema çerçevesinde güçlü bir yer edinmiş oldu.

Velev'i Google Haberler üzerinden takip edin

ÖNERİLEN İÇERİKLER