Dokuz yıl önce vizyona giren ve hem mizahıyla hem de toplumsal dokunuşlarıyla geniş bir izleyici kitlesinin kalbini kazanan Zootropolis, animasyon sinemasında hâlâ özel bir yerde duruyor. Tavşan polis Judy Hopps ve tilki ortağı Nick Wilde, türler arası ön yargılardan suçla mücadeleye uzanan ilk maceralarında yalnızca şehri değil, seyircinin sevgisini de kazanmıştı. O yüzden devam filmi haberi duyulduğunda, bunun yalnızca çocukların değil, yetişkinlerin de beklediği bir buluşma olacağı belliydi.
Byron Howard ile Jared Bush’un yönettiği Zootropolis 2, hem bu beklentiyi taşıyan hem de ilk filmin mirasını ciddiye alan bir devam macerası olarak nihayet beyazperdede. Judy ve Nick, hayvanlar şehrini kurtardıktan sonra, ilk filmin son sahnesinden de hatırlanacağı üzere resmen ekip olmuştu. Ancak bu kez iki polis memuru olarak önlerine çıkan dava, kariyerlerinin en tehlikeli ve en karmaşık soruşturması. Şehre gelişiyle ortalığı altüst eden gizemli yılan Gary De’Snake, Zootropolis’te daha önce hiç görülmemiş bir tehdidi tetikliyor. Bu iz, kahramanlarımızı şehrin bilinmeyen bölgelerine sürüklüyor; yepyeni kılıklara girdikleri, sınırları zorlayan, temposu yüksek bir maceraya dönüşüyor hikâye.
Bu geri dönüş yalnızca sinemaseverleri değil, küresel gişeyi de hareketlendirmiş durumda. Zootropolis 2, ABD’de Şükran Günü etkisi ve Çin’deki güçlü ilgiyle birlikte dünya çapında yaklaşık 500 milyon dolarlık bir açılışa doğru koşuyor. Eğer bu tahmin gerçeğe dönüşürse, film Lilo ve Stiç’i geride bırakarak yılın en iyi global açılışına imza atacak. Üstelik görünen o ki ilk filmin 1,025 milyar dolarlık toplam gişesine ulaşmak için bu kez uzun bir yol kat etmeye gerek kalmayacak; devam filmi şimdiden milyar dolar barajının güçlü adaylarından biri.
Kısacası, Judy ve Nick’in yeni vakası hem nostaljiyi hem de yepyeni bir tehlikenin merakını bir araya getirerek sezonun en canlı animasyon buluşmalarından birine dönüşüyor. Animasyon tutkunları için kaçırılmayacak bir hafta.
Sekiz yeni filmin izleyici ile buluştuğu Kasım ayının son vizyon haftasında iki usta Türk yönetmen Tayfun Pirselimoğlu’nun İdea‘sı ve Özcan Alper’in Erken Kış‘ı dikkat çeken yerli yapımlar arasında. İşte, İbi ve arkadaşlarının yeni macerasından Hancıoğlu ailesinin İstanbul’da hayata tutunma çabasına kadar farklı türlerde yerli filmlerin boy gösterdiği hafta gösterime giren filmler…

Usta yönetmen Tayfun Pirselimoğlu’nun imzasını taşıyan İdea, haftanın dikkat çeken yerli yapım filmi. Tarhan Karagöz, Nalan Kuruçim, Ercan Kesal gibi isimlerin rol aldığı film, şehir dışında boş bir villanın bekçiliğini yapan Kemal’in, İdea isimli bir kitaba denk geldikten sonra tuhaf bir şekilde başka biriymiş gibi muamele görmesini anlatıyor. Kemal şehrin dışında, karanlık bir iş adamına ait boş bir villada bekçilik yapmaktadır. Bir gece, ara sıra şehre gidip geldiği otobüste, yüzünü göremediği birinin bıraktığı bir kitap bulur; üzerinde “İdea” yazan kitabı amaçsızca karıştırıp bırakır. O geceden sonra Kemal’in hayatı asla anlayamadığı şekilde cehenneme dönmeye başlar. Tuhaf şekilde bir başkası muamelesi görmeye başlar ve giderek bir başkası olmak zorunda kalır.

Sevilen çizgi film İbi ve arkadaşlarının yeni sinema filmi İbi: Uzay Görevi, barışı sağlamak için “Çok Önemli Parça”yı arayışını heyecanlı bir uzay yolculuğuna dönüştürüyor. Sinan Ölmez’in yönettiği animasyonu Elifcan Küçük, Alp Pazarlı, Hakan Bozbey, Akif Yardımcı, Ercan Demirel, Oytun Yücel, Tan Şahinkanat seslendiriyor. Uzayda yaşanan bir kazanın ardından kendilerini dev bir savaşın eşiğindeki robot uygarlıkları arasında bulan kahramanlarımız, galaksinin kaderini değiştirebilecek kayıp parçayı bulmak için tehlikeli bir maceraya atılıyor.

Türkiye’den Gürcistan’a uzanan üç günlük bir yolculuğu ekrana taşıyan Erken Kış, karakterlerinin taşıdığı yükler üzerinden biyolojik bağların ve sınıf farklarının görünmez duvarlarını inceliyor. Usta yönetmen Özcan Alper’in imzasını taşıyan filmde Timuçin Esen, Leyla Tanlar, Nastya Bogdanova, İdil Yener baş rollerde. Ferhat ile taşıyıcı anne Lia’nın gizli anlaşmaları gereği çıktıkları zorlu yolculuk ilerledikçe, geçmiş yaralar, kayıplar ve bastırılmış duygular su yüzüne çıkarak ikisini de dönüşü olmayan bir iç hesaplaşmaya sürüklüyor.

Dj Ahmet, bir Yörük köyünün samimi atmosferinde büyüme sancılarını ve tutkunun dönüştürücü gücünü anlatıyor. Annesinin ölümünden sonra ailesinin tüm yükünü üstlenen 15 yaşındaki Ahmet, bir yandan hayatta kalmaya çalışırken diğer yandan müzik tutkusuyla hayallerine ve sevdiği kıza ulaşmanın yollarını arıyor. Georgi M. Unkovski’nin yönettiği filmde Arif Jakup, Agush Agishev, Dora Akan Zlatanova, Aksel Mehmet, Selpin Kerim, Atila Klince rol alıyor.

İsmail Doruk’un yönettiği 60 Gün, iki aileyi birbirine bağlayan karanlık bir sırrın beklenmedik şekilde bir aşk hikâyesine dönüşmesini ele alıyor. Film, toplumsal baskılar ile bireysel duyguların çatıştığı dramatik bir zeminde ilerliyor. Zorunlu bir birliktelik sonrasında birbirlerine karşı gerçek duygular geliştiren Latif ve Semiha, iki ay sürecek anlaşmalarının gölgesinde hem kendi kalpleriyle hem de çevrelerindeki geleneksel baskılarla mücadele etmek zorunda kalıyor. Filmde Başak Cingöz, Hüseyin Bora Kirkim, Aydın Orak, Halil İbrahim Kalaycıoğlu rol alıyor.

İflas edip Boyabat’ı ve lüks yaşamlarını terk etmek zorunda kalan Hancıoğlu ailesinin İstanbul’da hayata tutunma çabasını anlatan Nasipse Olur‘un devam filminde Ufuk Cebeci imzalı filmde Algı Eke, Burak Sevinç ve Nur Sürer başrollerde. İflas sonrası konaklarına haciz gelen ve tüm düzenleri altüst olan Günfer ve Gökhan çifti çaresizce İstanbul’a sığınır. İkili, Rıza’nın evinde yeniden hayata tutunmaya çalışırken türlü maceralara atılır. Balıkçılıktan korsan taksiciliğe, pirinç ticaretinden sahneye çıkmaya kadar her işi deneyen Gökhan, bir türlü dikiş tutturamaz. Günfer ise ayakta kalma mücadelesini sürdürürken evliliğini, aşkını ve sabrını sınayan olaylarla yüzleşir. İstanbul’un kaosunda aşklarını korumak için verdikleri trajikomik mücadele hem güldüren hem de yürek burkan bir serüvene dönüşür.

Felipe Vargas’ın yönettiği Ölüm Evi (Rosario) ise haftanın yabancı korku katerorisinde izleyici ile buluştu. Oyuncu kadrosunda Emeraude Toubia, José Zúñiga ve David Dastmalchian gibi isimlerin yer aldığı film, başarılı bir borsa simsarı Rosario’nun, büyükannesi Griselda’nın ani ölümü sonrası yaşadıklarını anlatıyor.

Yönetmenliğini David Freyne’in yaptığı Sonsuza Dek (Eternity) adlı filmde Elizabeth Olsen, Miles Teller ve Callum Turner rol alıyor. Film, ruhların sonsuzluğu nerede ve kimle geçireceklerine karar vermeleri için yalnızca bir haftası olduğu ölüm sonrası hayatta, yaşamını birlikte geçirdiği eşi ile genç yaşta kaybettiği ilk aşkı arasında imkânsız bir seçim yapmak zorunda kalan Joan’ın hikâyesini anlatıyor.
Velev'i
Google Haberler üzerinden takip edin
