Ryûsuke Hamaguchi'nin yönettiği, senaristleri arasında Haruki Murakami'nin de olduğu 2021 yapımı 'Drive My Car' (Doraibu mai kâ) adlı filmden bir kare.
Japon sinemasının uluslararası ölçekte en çok tanınan isimlerinden Ryusuke Hamaguchi, yeni uzun metraj filmi All of a Sudden (Bir Anda) üzerinde çalıştığını resmî ağ ve uluslararası film basını aracılığıyla duyurdu.
The Film Stage’nin haberine göre, Hamaguchi’nin bu projesi, Fransa’nın başkenti Paris’te çekilecek ve yönetmenin Québec merkezli sinema geleneğine paralel “insan ilişkileri ve beklenmedik bağlar” temalarını işlemeyi hedefliyor.
All of a Sudden’ın başrollerinde Fransız aktris Virginie Efira ve Japon oyuncu Tao Okamoto gibi iki güçlü isim yer alacak. Variety’ye göre film, bir Fransız bakım evi yöneticisi ile bir Japon tiyatro yönetmeni arasındaki beklenmedik bağları ve yaşamların kesişimini merkeze alacak.
Hamaguchi, projeyle ilgili yaptığı açıklamada Paris’in sinema tarihindeki yerinin yanı sıra “klasik anlatı kalıplarının dışına çıkma” isteğini vurguladı. Yönetmen, Avrupa ve Japon sinemasının estetik mirasını All of a Sudden’la bir araya getirmeyi amaçlıyor. Bu yeni film, Hamaguchi’nin “Drive My Car” gibi önceki uluslararası başarılarının ardından ilk büyük Avrupa bağlantılı uzun metrajı olarak değerlendiriliyor.
Henüz resmî vizyon tarihi açıklanmamakla birlikte, filmin 2026 içinde çekimlerini tamamlaması ve 2027 vizyonları arasında yer alabileceği film endüstrisi çevrelerinde konuşuluyor. Proje, uluslararası ortak yapım modelleri ve kültürlerarası anlatı yaklaşımıyla dikkat çekiyor.
Japon çağdaş sinemasının en özgün yönetmenlerinden biri olarak kabul edilen Ryūsuke Hamaguchi, anlatı yapısını sabır, tekrar ve sessizlik üzerinden kuran sinema diliyle uluslararası alanda ayrıksı bir konum edindi. 1978 doğumlu yönetmen, Tokyo Üniversitesi’nde estetik ve sinema eğitimi aldıktan sonra kariyerine belgesel ile kurmaca arasında dolaşan uzun soluklu projelerle başladı.
Hamaguchi’nin erken dönem işleri, diyaloglara dayalı yapıları ve gündelik hayatın görünmez gerilimlerine odaklanan anlatımıyla dikkat çekti. 2015 tarihli Happy Hour, beş saate yaklaşan süresiyle yalnızca biçimsel cesaretiyle değil, kadın karakterlerin iç dünyasını katmanlı biçimde ele alışıyla da yönetmenin sinemasında önemli bir eşik oluşturdu. Film, Hamaguchi’nin uluslararası festivallerde fark edilmesini sağladı.
Bu haberler de ilginizi çekebilir:
Asıl küresel çıkışını ise 2021 yapımı Drive My Car ile yaptı. Haruki Murakami’nin bir öyküsünden serbest uyarlanan film, Cannes Film Festivali’nde En İyi Senaryo Ödülü’nü kazanırken, Hamaguchi’yi Oscar sahnesine taşıdı. Drive My Car, iletişimsizlik, yas ve dil meselesini minimal ama yoğun bir sinema diliyle ele alarak geniş bir eleştirmen mutabakatı yarattı.
Hamaguchi’nin sineması, dramatik çatışmayı yükseltmekten ziyade, karakterlerin birbirleriyle kurduğu kırılgan ilişkiler üzerinden ilerler. Uzun diyaloglar, tekrar eden konuşmalar ve bilinçli boşluklar, onun filmlerinde anlatının asli parçalarıdır. Bu yaklaşım, Japon sinema geleneğiyle modern Avrupa sanat sineması arasında bir köprü kurar.
Son yıllarda Hamaguchi, Japonya sınırlarını aşan projelere yönelerek sinemasını uluslararası bir bağlama taşımaya başladı. Paris’te çekilmesi planlanan yeni filmi All of a Sudden, bu yönelimin bir uzantısı olarak görülüyor. Yönetmenin farklı kültürel bağlamlarda da aynı anlatı titizliğini sürdürüp sürdüremeyeceği, sinema çevreleri tarafından yakından izleniyor.
Ryūsuke Hamaguchi’nin yolculuğu, hızlı üretimden çok zamanla derinleşen bir sinema anlayışını temsil ediyor. Onun filmleri, izleyiciyi olayların değil, konuşmaların ve suskunlukların içine davet eden nadir örnekler arasında yer alıyor.
Velev'i
Google Haberler üzerinden takip edin
