Natalie Portman
Hollywood’un en saygın isimlerinden Natalie Portman, 2026 Oscar adaylarının açıklanmasının ardından Akademi Ödülleri’ne yönelik dikkat çekici bir eleştiride bulundu. Portman, bu yılki aday listelerinde kadın yönetmenlerin neredeyse yok sayıldığını belirterek, sinema endüstrisinde süregelen eşitsizliğin altını çizdi.
People’a göre Portman, yaptığı açıklamada “Hâlâ yapılacak çok iş var” ifadesini kullanarak, özellikle En İyi Yönetmen kategorisindeki tabloya işaret etti. Oyuncu, yıl boyunca festival ve eleştirmen çevrelerinde övgü toplayan pek çok kadın yönetmenin Oscar adayları arasında yer almamasını “şaşırtıcı olmaktan çıkmış bir alışkanlık” olarak nitelendirdi.
Portman’ın çıkışı, Oscar’ların temsil politikalarına yönelik daha geniş bir tartışmanın parçası olarak değerlendiriliyor. Son yıllarda Akademi, üye yapısını çeşitlendirme yönünde adımlar atsa da, aday listelerinin bu dönüşümü yeterince yansıtmadığı yönündeki eleştiriler sürüyor. 2026 adayları özelinde, kadın yönetmenlerin ana kategorilerde sınırlı biçimde yer alması bu tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Oyuncu, daha önce de benzer konularda kamuoyu önünde söz almaktan çekinmemişti. Portman’ın bu açıklaması, Hollywood’da ödül sezonunun yalnızca sanatsal başarılar üzerinden değil, temsiliyet ve eşitlik başlıkları üzerinden de okunması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor.
Oscar töreni yaklaşırken, Portman’ın sözleri Akademi’nin tercihleri kadar, sektörün kendi iç muhasebesini nasıl yapacağı sorusunu da gündeme taşıyor.
Akademi Ödülleri, son on yılda yönetmenlik dalında sınırlı ama sembolik kırılmalar yaşadı. Uzun süre erkek egemen bir alan olarak kalan En İyi Yönetmen kategorisi, 2010’ların ortasından itibaren kadın yönetmenlerin daha görünür olduğu fakat hâlâ istisna muamelesi gördüğü bir çizgide ilerledi.
Bu haberler de ilginizi çekebilir:
Bu dönemin en önemli eşikleri arasında Chloé Zhao’nun Nomadland (2021) ile, Jane Campion’ın ise The Power of the Dog (Köpeğin Pençesi, 2022) ile Oscar kazanması yer alıyor. Her iki ödül de, kadın yönetmenlerin yalnızca “aday” değil, Akademi nezdinde merkezî yaratıcı figürler olarak kabul edilebileceğini gösteren nadir örneklerdi.
Buna karşın adaylık tabloları, bu kazanımların kalıcı bir dönüşüme henüz yol açmadığını ortaya koyuyor. Son on yılda, her yıl beş kişilik yönetmen aday listelerinde çoğunlukla sıfır ya da bir kadın yönetmen yer aldı; bazı yıllarda ise kadın yönetmenler tamamen dışarıda kaldı. Festival ve eleştirmen çevrelerinde güçlü karşılık bulan pek çok film, Oscar adaylıklarına aynı ölçüde yansımadı.
Akademi’nin üye yapısını çeşitlendirme yönündeki reformlarına rağmen, yönetmenlik dalındaki bu tablo, sorunun yalnızca üye profiliyle değil, hangi tür filmlerin “Oscar filmi” olarak kodlandığıyla da ilişkili olduğunu düşündürüyor. Büyük bütçeli, tarihsel ya da biyografik anlatıların hâkimiyeti, kadın yönetmenlerin daha kişisel ya da deneysel işlerini yarışın dışına itebiliyor.
Bugün gelinen noktada, Oscar’larda kadın yönetmenler açısından tablo ilerleme ile tekrarın iç içe geçtiği bir görünüm sunuyor. Her kazanım tarihsel bir an olarak kayda geçiyor; fakat her yıl yeniden aynı tartışmanın açılması, bu kazanımların hâlâ kırılgan olduğunu hatırlatıyor.
Velev'i
Google Haberler üzerinden takip edin
