Marsilya’da kayıp bir ada sergiye dönüştü: Ferdinandea yeniden hatırlanıyor

Marsilya’daki MuCEM, 19’uncu yüzyılda kısa süreliğine ortaya çıkıp yeniden denizin altına gömülen Ferdinandea adasını merkezine alan dikkat çekici bir sergiye ev sahipliği yapıyor. Sergi, tarih, coğrafya ve sanatı ortak bir anlatıda buluşturuyor.

  • ü
  • 05 Ocak 2026
  • ü
  • Kültür

Akdeniz’in en ilginç coğrafi hikâyelerinden biri, Fransa’nın Marsilya kentinde yeniden gündeme geliyor. MuCEM, 1831 yılında Sicilya açıklarında bir denizaltı volkanının patlamasıyla ortaya çıkan ve aylar içinde yeniden sulara gömülen Ferdinandea Adası’nı konu alan yeni bir sergi açtı. Fardinandea, l’île éphémère sergisi 20 Eylül 2026’ya kadar ziyaret edilebilecek.

Le Mondeun aktardığına göre sergi, kaybolan bu kara parçasını yalnızca tarihsel bir vaka olarak değil, politik ve kültürel bir metafor olarak da ele alıyor.

Serginin küratöryel çerçevesi, sinema ve görsel sanatlar alanındaki çalışmalarıyla tanınan Clément Cogitore tarafından oluşturuldu. Cogitore, Ferdinandea’nın kısa ömürlü varlığını; ulusal egemenlik iddiaları, haritalama pratikleri ve belleğin kırılganlığı üzerinden okuyor. Ada, ortaya çıktığı dönemde Fransa, Britanya ve İtalya arasında sembolik bir egemenlik yarışına da sahne olmuştu.

MuCEM’deki sergi; arşiv belgeleri, gravürler, tarihsel haritalar, video yerleştirmeleri ve çağdaş sanat üretimlerini bir araya getiriyor. Ferdinandea’nın fiziksel olarak yok olmuş olması, anlatının merkezine “geçicilik” fikrini yerleştirirken, sergi mekânı da bu kayboluş hissini güçlendiren bir kurgu sunuyor. Ziyaretçi, sabit bir tarih anlatısından çok, sürekli yer değiştiren bir bellekle karşı karşıya kalıyor.

Le Monde, sergiyi değerlendirdiği yazısında Ferdinandea’nın bugün için özellikle anlamlı bir sembole dönüştüğünü vurguluyor. İklim krizi, yükselen deniz seviyeleri ve coğrafyanın politikleşmesi gibi güncel başlıklar, bu 19’uncu yüzyıl hikâyesinin bugüne bağlanmasını sağlıyor. Sergi, kaybolan bir adanın üzerinden, insanlığın harita çizme ve sahiplenme arzusunu yeniden düşünmeye davet ediyor.

Marsilya’daki bu sergi, Avrupa’da kültür-sanat gündeminin neden yalnızca estetik değil, tarihsel ve düşünsel meseleler etrafında da şekillendiğini gösteren güncel örneklerden biri olarak öne çıkıyor.

Ferdinandea Adası nedir?

Ferdinandea Adası, 1831 yılında Sicilya açıklarında bir denizaltı volkanının patlamasıyla aniden ortaya çıkan, ancak birkaç ay içinde yeniden Akdeniz’in sularına gömülen geçici bir kara parçasıdır. Ada, oluşur oluşmaz Avrupa güçleri arasında sembolik bir egemenlik mücadelesine sahne olmuş; Fransa, Britanya ve Sicilya Krallığı adayı sahiplenmeye yönelik girişimlerde bulunmuştur. Bu nedenle Ferdinandea, kısa ömrüne rağmen haritalara girmiş, isimlendirilmiş ve diplomatik tartışmalara konu olmuştur.

Jeolojik açıdan Ferdinandea, aktif bir volkanik bölgenin ürünü olarak kabul edilir. Ada, deniz seviyesinin üzerine çıkan volkanik materyalin dalgalar ve erozyonla hızla aşınması sonucu ortadan kaybolmuştur. Bugün ada fiziksel olarak görünür olmasa da, deniz yüzeyinin hemen altında yer alan volkanik yapı hâlâ mevcuttur ve zaman zaman yeniden ortaya çıkabileceği yönünde bilimsel tartışmalara konu olur.

Kültürel ve düşünsel düzlemde Ferdinandea, geçicilik, harita çizme arzusu ve coğrafyanın politik anlamları üzerine güçlü bir metafor olarak değerlendirilir. Kısa süreli varlığına rağmen bıraktığı iz, onu yalnızca bir jeolojik olay değil, aynı zamanda tarih, egemenlik ve bellek tartışmalarının simgesel bir nesnesi hâline getirmiştir.

Velev'i Google Haberler üzerinden takip edin

ÖNERİLEN İÇERİKLER