Fransız yönetmen Luc Besson’un klasik vampir anlatısı üzerine yeni yorumu Dracula (Drakula), vizyona girdiği dönemde sinema eleştirmenlerinden çoğunlukla olumsuz tepkiler aldı.
The Daily Beast’in değerlendirmesine göre film, büyük prodüksiyon tasarımı ve iddialı görsel stiliyle dikkat çekse de, hikâyesini dramatik açıdan etkileyici kılmakta yetersiz kaldı.
Eleştiride öne çıkan öğelerden biri, Dracula’nın romantik unsurlarını abartılı ve yüzeysel bir düzeyde işlemesi oldu. Besson’un senaryosu ve yönetmenliği, vampir karakterinin aşk odaklı yanını vurgulamaya çalışırken, bu yaklaşımın hikâyeye duygu derinliği eklemediği savunuldu. Görsel efektler ve geniş prodüksiyon tasarımı takdir edilirken, bu unsurların “yalnızca stüdyo harcamalarını sergilemekle” kalıp gerçek bir gerilim ya da trajedi sunmadığı belirtildi.
Filmde Kamerunlu aktör Caleb Landry Jones’un canlandırdığı Drakula karakterinin aşırı doğaçlama performansı da eleştirmenlerin odağındaydı. Bu performans, Besson’un teatral anlatımına uyum sağlasa da izleyiciler arasında güvenilir bir duygu bağı kurmakta zorlandı. Öte yandan iki kez Oscar kazanmış oyuncu Christoph Waltz ise filmde bir Van Helsing benzeri avcı rolünde yer aldı; ancak yorumlara göre Waltz’ın deneyimi bile yapımın genel anlatısal sorunlarını örtmeye yetmedi.
Bu haberler de ilginizi çekebilir:
Eleştirmenler, senaryodaki gevşek mizah anlayışının ve yapımın dramatik gerilimi ihmal eden tutumunun, klasik vampir mitosuna getirilen bu yorumu zayıflattığını dile getirdi. Besson’un yönetmenlik diline yönelik değerlendirmeler, onu görsel açıdan zengin ama duygu açısından sığ bulan bir tablo çiziyor.
Dracula gibi defalarca sinemaya uyarlanmış bir yapımın bu yeni versiyonunun eleştirel anlamda zayıf karşılanması, klasik eserleri yeniden yorumlama çabalarının ne denli dikkatli bir denge gerektirdiğine dair bir örnek olarak değerlendiriliyor.
Velev'i
Google Haberler üzerinden takip edin
