Albert Camus’nun 1942’de yayımlanan meşhur romanı Yabancı (L’etranger / The Stranger), bu hafta yeniden sinemaya uyarlanmış haliyle vizyonda. Fransız yönetmen François Ozon’un imzasını taşıyan film, Camus’nun varoluşçu metnini 1930’lu yılların Cezayir’ine sadık kalarak beyazperdeye taşıyor.
Hikâye, Meursault’nun annesinin cenazesiyle başlıyor. Toplumun “olması gereken” duygularına mesafeli duran bu karakter, çevresiyle kurduğu ilişki biçimiyle daha ilk andan itibaren dikkat çeker. 1930’lu yılların Cezayir’inde, Fransız Meursault, çevresiyle hiçbir bağ kurmadan yaşamaktadır. Önemli olaylar karşısında duygusuz da eper bir duygusuz kalmaktadır. Annesinin cenazesinde bile… Çünkü Meursault, hayatı olduğu gibi kabul eden, sorgulamayan, tepki vermekte isteksiz bir adamdır. Bu kayıtsızlık, komşusu Raymond’un karanlık işleriyle temas etmesiyle birlikte onu geri dönüşü olmayan bir yolun eşiğine sürükler.
Başrolde Benjamin Voisin yer alırken, ona Rebecca Marder, Pierre Lottin ve Denis Lavant eşlik ediyor. Oyuncu kadrosu, adeta romanın sade ama rahatsız edici atmosferini sinemaya taşımak üzere bir araya gelmiş gibi. Ozon’un filmografisine aşina olanlar için bu uyarlama, yönetmenin insan ilişkilerine ve ahlaki gri alanlara olan ilgisini sürdürdüğü bir durak olarak da okunabilir.
Yabancı, büyük olaylardan çok küçük anlara, yüksek dramatik çıkışlardan çok gündelik durumlara odaklanan bir hikâye anlatıyor. Camus’nun metnini bilenler için tanıdık bir yolculuk; bilmeyenler için ise insanın toplumla ve kendi duygularıyla kurduğu mesafeye dair sarsıcı bir başlangıç olabilir.
Değinmeden geçmeyelim, Camus’nun klasik romanı Yabancı, 60’tan fazla dile çevrilmiş, pek çok kez tiyatroya ve televizyona uyarlanmış olsa da sinema tarihinde yalnızca iki kez uzun metrajlı sinema filmi olarak çekildi: İlki 1967’de Luchino Visconti’nin yönettiği Lo straniero, ikincisi ise 2025’te François Ozon tarafından. Birebir olmasa da üçüncü uzun metraj uyarlaması olarak Türk yönetmen Zeki Demirkubuz’un 2001 yapımı Yazgı filmi sayılabilir.
Yarı tatilin başladığı hafta vizyonda ikisi animasyon biri çocuk filmi altı yeni film var. Maşa ile Koca Ayı’nın ve SüngerBob yeni maceraları ve çocuk oyuncularını bir araya getiren yerli yapım çocuk filmi Efes’in Sırrı, tatilde çocuklarla izlenebilecek filmler. İşte haftanın diğer filmleri:

Film, çocukların iki sevimli kahramanını bu kez rengârenk bir eğlence parkında bir araya getiriyor. Vasiliy Bedoshvili, Elena Chernova ile Ekaterina Grosheva’nın yönettiği animasyon Maşa ile Koca Ayı: Mucize Parkı (Masha and the Bear: Wonder Park) adlı filmde Jorge Barranco, Matvey Berkovskiy, Rachel Carrey ile Prokhor Chekhovskoy seslendirme kadrosunda yer alıyor. Maşa’nın sadece eğlenmek istemesi, Daşa’nın görevleri tamamlayarak gösteriye katılma çabası ve Koca Ayı’nın yeni akıllı fotoğraf makinesini deneme hayali, dostluk ve kendine inanma temaları etrafında gelişen bir maceraya dönüşüyor.

Bir ayrılığın ardından aile olmanın ne anlama geldiğini sakin ve mesafeli bir dille ele alıyor Aşktan Geriye Kalan (Astin Sem Eftir Er / The Love That Remains). Film, gündelik hayatın içindeki küçük anlar üzerinden duygusal bir çözülmeyi takip ediyor. İzlanda’nın uzak bir kasabasında yaşayan üç çocuklu bir ailenin, anne ve babanın ayrılık kararı sonrası yaşadığı krizler, kayıplar ve tartışmalar arasında, birlikte geçirilen zamanın ve hayatın hâlâ anlamlı olabileceğinin fark edilmesi anlatılıyor. Hlynur Pálmason’un yönettiği Aşktan Geriye Kalan adlı filmde Ingvar Sigurdsson, Sverrir Gudnason, Anders Mossling ile Saga Gardarsdottir rol alıyor.

Haftanın tek yerli yapım filmi Efes’in Sırrı, sessiz bir çocuğun dünyasının beklenmedik bir olayla nasıl değişebileceğini anlatıyor. Gökhan Tiryaki’nin yönettiği film, fantastik bir fikir üzerinden dostluk ve keşif duygusuna odaklanıyor. İçine kapanık bir çocuk olan Tuna’nın hayatı, bir kazı alanında yaşanan tuhaf bir olay sonucu bazı arkeologların çocuk bedenine dönüşmesiyle altüst olurken, bu sıra dışı misafirler onun dünyasını bambaşka bir hâle getiriyor. Filmde Onur Buldu, Ecem Erkek, Sarp Apak, Erdem Yener, Oya Başar, Tarık Pabuççuoğlu, Nazlı Yağcı, Gamze Karta, Emir Berke Zincidi ve Lina Çetinkaya rol alıyor.

Nia DaCosta’nın yönettiği 28 Yıl Sonra: Kemik Tapınağı (28 Years Later: The Bone Temple), hayatta kalmanın artık sadece virüsle mücadele etmek anlamına gelmediği bir evrene geri dönüyor. Dr. Kelson’un kendini tüm dengeleri sarsan bir durumun içinde bulması ve Spike’ın Jimmy Crystal ile karşılaşmasının bir kâbusa dönüşmesi üzerinden, hayatta kalanların birbirlerine yabancılaşarak insanlıklarını kaybetme tehlikesi anlatılıyor. Filmde Ralph Fiennes, Jack O’Connell, Alfie Williams ile Emma Laird rol alıyor.

Haftanın bir diğer animasyon filmi ise meşhur çizgi film karakteri SüngerBob’un yeni filmi: SüngerBob: Korsan Macerası (The SpongeBob Movie: Search for SquarePants). Derek Drymon’un yönettiği filmin konusu şöyle: Büyük biri olma hayali kuran SüngerBob’un, Bay Yengeç’e kendini kanıtlamak için hayalet korsan Uçan Hollandalı’nın peşine düşmesiyle başlayan yolculuk, onu daha önce hiçbir Sünger’in gitmediği okyanusların derinliklerine götürüyor.
Velev'i
Google Haberler üzerinden takip edin
