Popüler Hint sinemasında alışılmış anlatı kalıplarını zorlayan yeni bir yapım gündemde. Başrolünde Vijay Sethupathi’nin yer aldığı, müziklerini ise Oscar ödüllü besteci A. R. Rahman’ın üstlendiği Gandhi Talks, yayımlanan ilk tanıtımıyla sinema çevrelerinde geniş yankı uyandırdı. Film, neredeyse tamamen diyalogsuz bir anlatım tercih etmesiyle öne çıkıyor.
The Times of India’nın aktardığına göre yapım, klasik sessiz sinema geleneğini modern görsel anlatım ve müzikle birleştirmeyi amaçlıyor. Diyalog yerine beden dili, yüz ifadeleri ve ritmik kurguya dayanan film, günümüz Hint sinemasında nadir rastlanan bir estetik tercih olarak değerlendiriliyor. Tanıtımda, karakterlerin iç dünyasının sözcükler olmadan aktarılmaya çalışılması özellikle vurgulanıyor.
Filmin yönetmen koltuğunda yer alan Kishore Pandurang Belekar, verdiği kısa açıklamada, Gandhi Talks’un “seyirciyi dinlemeye değil, bakmaya ve hissetmeye davet eden” bir deneyim olarak tasarlandığını belirtti. Bu yaklaşım, yüksek tempolu diyaloglara ve melodrama dayalı ana akım Hint filmlerinden bilinçli bir kopuş olarak okunuyor.
Bu haberler de ilginizi çekebilir:
Yapımın müzik tarafında ise A. R. Rahman’ın rolü belirleyici görülüyor. Diyalog eksikliğinin yarattığı boşluğun, müzik ve ses tasarımıyla doldurulması hedefleniyor. Bu durum, filmin yalnızca bir anlatı denemesi değil, aynı zamanda ses–görüntü ilişkisine dair bir arayış sunduğu yorumlarına yol açtı.
Henüz vizyon tarihi açıklanmayan Gandhi Talks, daha şimdiden Hint sinemasında “sessizlikle anlatı olur mu?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı. Film, popüler sinemanın içinde kalarak biçimsel risk almanın mümkün olup olmadığına dair tartışmaları da beraberinde getiriyor.
Kishore Pandurang Belekar, Hint sinemasında özellikle ana akım anlatının dışında kalan biçimsel arayışları ve edebiyatla kurduğu yakın ilişkiyle tanınan bir yönetmen ve senaristtir. Kariyerine kısa filmler ve bağımsız projelerle başlayan Belekar, zamanla diyalog merkezli anlatılardan ziyade atmosfer, ritim ve içsel gerilim üzerine kurulu bir sinema dili geliştirdi.
Geniş kitleler tarafından daha çok 2010’lu yıllarda yönettiği edebiyat uyarlamalarıyla tanındı. Özellikle Hint edebiyatının önemli figürlerinden Vijay Tendulkar’ın eserlerinden uyarladığı filmler, karakter psikolojisini merkeze alan yapılarıyla dikkat çekti. Bu filmler, gişe başarısından çok eleştirel değerlendirmeler ve festival dolaşımı üzerinden tartışıldı.
Belekar’ın sinemasında sessizlik, boşluk ve bastırılmış duygu hâlleri belirgin bir yer tutar. Diyalogdan bilinçli kaçış, onun sinemasında bir eksiklik değil, anlatının asli unsurlarından biri olarak konumlanır. Gandhi Talks ile birlikte bu yaklaşımını daha da radikalleştirerek, sessiz sinema geleneğini güncel bir bağlamda yeniden denemeye açtığı görülüyor.
Yönetmen, verdiği röportajlarda sinemayı “seyircinin yönlendirildiği değil, birlikte düşündüğü bir alan” olarak tanımlıyor. Bu bakış açısı, onu günümüz Hint sinemasında ticari beklentilerle mesafeli duran, fakat popüler isimlerle çalışmaktan da geri durmayan istisnai figürlerden biri hâline getiriyor.
Velev'i
Google Haberler üzerinden takip edin
