Dünyaca ünlü yönetmen Bahman Ghobadi’den Fenerbahçe sponsoru Chobani’ye tepki: Neden Kürt sinemasını desteklemiyor?

Kürt sinemasının dünyaca tanınan yönetmeni Bahman Ghobadi, Fenerbahçe sponsoru Chobani'nin sahibi Kürt iş insanı Hamdi Ulukaya'ya, Kürt sinemasına destek vermediği için eleştiride bulundu, "Ona kızgınım" dedi.

  • ü
  • 26 Ocak 2026
  • ü
  • Kültür

“Sarhoş Atlar Zamanı”, “Kaplumbağalar da Uçar”, “Yarım Ay” gibi dünyaca tanınan filmlerin yönetmeni Bahman Ghobadi, Kürt sinemasının gelişememesinin bir sebebinin de servet sahibi Kürtlerin sanatı desteklememesi olduğunu söyledi. Ghobadi, Fenerbahçe’nin de sponsorları arasında yer alan dünyaca ünlü Chobani yoğurtlarının sahibi Kürt iş insanı Hamdi Ulukaya’yı da sert ifadelerle eleştirdi.

İlke TV’den Nûpel Mugurtay’a konuşan Ghobadi, “Türkiye’de çok iyi Kürt yönetmenler var. Ama desteklenmiyorlar. Çok güçlüler, çok yürekten kimseler tanıyorum ama kendilerini ifade edecekleri bir mecraları yok” dedi.

İş insanı Hamdi Ulukaya’ya kızgın olduğunu söyleyen Ghobadi, “Birisi var, kendisine çok kızgınım, Chobani’nin sahibi. Kendisine bu sanatçıları desteklemesi gerektiğini söyledim. Kendisiyle önce bir kafede tanıştık. Sonra birkaç gün süren sohbetimizde bunu yapabileceğini söyledi ancak sonra birden yok oldu. Bu beni gerçekten hüsrana uğrattı. Anlamakta güçlük çekiyorum” ifadelerini kullandı.

“KÜRTLERDEKİ BÜYÜLÜ GERÇEKLİK MEKSİKA’DA YOK”

Kürtlerin ‘sinema ile dünyada kendilerini her şeyden daha iyi’ ifade edebileceğini söyleyen Bahman Ghobadi, şunları söyledi:

“Kürtlerde var olan büyülü gerçekçilik Meksikalı’larda yok. Dünya üzerinde en çok büyülü gerçekçiliği hikayelerinde taşıyan milletin Kürtler olduğunu düşünüyorum. Jina Emini’nin hikayesi tek başına yeter. Bunu kimse ne bir filmle anlatabilir, ne de Marquez üzerine bir şeyler yazabilir. Dinleyemez bile. Bu her şeyi etkisi altına alan büyük bir tsunamiydi.

Marquez bu topraklarda olsaydı kimse değerini bilmeyecekti. Yılmaz Güney hayatta olsaydı, kimse değerini bilmeyecekti. O bir efsane oldu neden? Çünkü öldü. Bugün ben de ölürsem, bir ölüden efsane çıkaracaklar. Kürt sanatı bu demek. Halkı kastetmiyorum. Halk benim annemdir, kardeşimdir, sizin anneniz ya da kardeşinizdir. Bahsettiğim Kürtlerin küçük bir bölümü, yüzde 5’lik çok varlıklı olan kesimi. Çok sayıda Kürt iş insanı var. Paralarını Kürdistan’dan kazanıyorlar ama kimse dönüp onlara sen Kürt sanatının ve kültürünün gelişimine yardım etmek zorundasın demiyor. Bir yazarı desteklemelisin ki kitap yazabilsin. Evet Bahtiyar Ali’miz, Şerko Bekes’imiz var ama biz biliyoruz, internette arama yaptığınızda isimleri çıkmıyor, uluslararası platformda tanınmıyorlar, eserleri farklı dillere çevrilmiyor. Ben 185 dilden bahsediyorum. Belki de o sanatçının bir gün büyüyüp kendilerine zarar vermesinden korkuyorlar.

Halbuki üretilen şeyler çok kıymetli. Silahtan, top-tüfekten daha kıymetli. Örneğin, İran bugün yanıyor ama kendilerini destekleyecek 5 tane dünya çapında sanatçıları yok. Bu Kürtlere de Türklere de Araplara ve Farslara da örnek olmalı. Sanatçılarını desteklemeliler. Yani yeni Yılmaz Güney’ler olmalı, Behmen Ghobadi’ler olmalı.”

Velev'i Google Haberler üzerinden takip edin

ÖNERİLEN İÇERİKLER