Berlin’de Brecht Günleri: “Das Hirse” şiiri Stalinist geçmişiyle yeniden tartışılıyor

Alman edebiyatının en tartışmalı isimlerinden Bertolt Brecht’in 1950 tarihli uzun anlatı şiiri Die Erziehung der Hirse (Hirse’nin Eğitimi), Berlin’deki Brecht Günleri etkinliğinde yeni bir bağlamda ele alındı. Şiirin Stalin dönemi kolektivizasyonuna dair göndermeleri, güncel ekosozyalizm tartışmalarıyla birlikte yeniden yorumlanıyor.

  • ü
  • 20 Şubat 2026
  • ü
  • Kültür

Berlin Brecht Haus’ta bu yıl düzenlenen Brecht Tage (Brecht Günleri) kapsamında, Bertolt Brecht’in uzun anlatı şiiri Die Erziehung der Hirse son yıllarda artan bir ilgiyle yeniden masaya yatırıldı. Frankfurter Rundschau‘n haberine göre etkinlikler boyunca şiirin tarihsel arka planı, edebi formu ve politik çağrışımları üzerine yoğun bir tartışma yürütüldü.

Şiir, 1950’de Sovyet tarım politikalarının bir nevi propagandası olarak yazılmış olup, hirsе (darı) yetiştirmenin kolektivizasyonun “büyük amacını” temsil ettiği pastoral bir anlatıya sahiptir. Etkinlikte, şiir yalnızca Brecht’in Stalinist döneme bakışı üzerinden değil, günümüz ekosozyalist düşünceleriyle ilişkisi bağlamında da ele alındı. Bazı konuşmacılar, söz konusu şiirin dönemin totalitarist eğilimlerini yansıttığını savunurken, genç entelektüeller şiiri “ekolojik bilinç ve kolektif yaşama dönüş” konuşmalarında bir metafor kaynağı olarak değerlendirdi.

Brecht’in şiirinin ilk yazıldığı tarihsel bağlamda, Sovyet kolektivizasyonunun trajik sonuçları, milyonlarca insanın zorunlu yer değiştirmesi ve besin kıtlıkları gibi acı gerçekleri de içerdiği biliniyor. Bu yönüyle şiir, propaganda ile eleştiri arasındaki çizgiyi tartışmaya açan bir eser olarak modern eleştirmenlerin gündeminde yer alıyor.


Bu haberler de ilginizi çekebilir:

 

Güncel Brecht Tage etkinliğinde sunulan çalışmalar arasında şiirin teknik anlatı yapısı, Brecht’in metne yaklaşımı ve şiirin farklı yıllarda ve coğrafyalarda nasıl yeniden okunduğu üzerine yapılan paneller dikkat çekti. Etkinlik ziyaretçileri, şiirin tarihi bağlamından koparılarak küresel çevre ve toplumsal hareketlerle kurduğu çağdaş bağlarla ilgili yeni perspektifler üzerinde tartışıyor.

Bu yaklaşım, tarihsel olarak Stalinist geçmişle ilişkilendirilmiş bir metnin günümüz ekolojik ve toplumsal politikalara dair söylemlerle nasıl ilişkilendirilebileceği sorusunu gündeme getiriyor. Sanat ve politika arasındaki bu yeniden okumalar, Brecht’in edebi mirasını hem geçmiş hem de gelecek bağlamında canlı tutuyor.

Die Erziehung der Hirse nedir? Brecht’in Stalin dönemi algısı nasıl değişti?

Die Erziehung der Hirse (Darı’nın Eğitimi), Bertolt Brecht’in 1950 yılında yazdığı uzun anlatı şiiridir. Şiir, Sovyetler Birliği’nde tarımın kolektivizasyon sürecini alegorik bir dille anlatır. “Hirse” (darı), kolektif emeğin ve ideolojik dönüşümün sembolüne dönüşür; bireysel üretimden ortak üretime geçiş, doğa ve toplum ilişkisi üzerinden işlenir. Metin, biçimsel olarak epik şiir geleneğine yaslanır; öğretici, didaktik ve yer yer propagandaya yaklaşan bir ton taşır.

Brecht, II. Dünya Savaşı sonrasında Doğu Almanya’ya (GDR) yerleşmiş ve sosyalist sistemi açıkça desteklemiştir. Bu dönemde Sovyet modeline duyduğu güven, şiirde de hissedilir. Kolektivizasyon, metinde ilerleme ve disiplin metaforlarıyla temsil edilir. Ancak tarihsel arka plan, Stalin döneminin baskıcı politikalarını ve özellikle tarım politikalarının yol açtığı ağır insani sonuçları da içerir. Bu nedenle şiir, sonraki yıllarda Brecht’in politik konumlanışı bağlamında tartışmalı bir metne dönüşmüştür.

Brecht’in Stalin’e yaklaşımı ise sabit değildir. 1930’larda Sovyet deneyimini umut verici bir alternatif olarak gören Brecht, 1953 Doğu Berlin işçi ayaklanması sonrasında parti bürokrasisine yönelik daha mesafeli bir ton benimser. Günlükleri ve sonraki metinleri, sistem içindeki çelişkileri fark ettiğini gösterir. Bununla birlikte Brecht hiçbir zaman açık bir kopuş yaşamaz; eleştirisini sistem içinden, dolaylı ve ironik bir estetikle kurar.

Bugün Die Erziehung der Hirse, bir propaganda metni mi yoksa tarihsel bir belge mi olduğu sorusuyla yeniden okunuyor. Bazı eleştirmenler şiiri Stalinist romantizmin izlerini taşıyan bir eser olarak değerlendirirken; diğerleri, metni Brecht’in epik anlatı estetiği ve kolektif üretim tahayyülü çerçevesinde, dönemsel bir ideolojik pozisyonun edebi ifadesi olarak görüyor. Şiir, bu nedenle hem politik tarih hem edebiyat kuramı açısından tartışmalı ve öğretici bir örnek olmayı sürdürüyor.

Velev'i Google Haberler üzerinden takip edin

ÖNERİLEN İÇERİKLER