2025’in en iyi şarkıları: Pop’tan R&B’ye, rock’tan K-Pop’a yılın ses manzarası

Bu ayın en dikkat çekici şarkılarından ikisinin ünlem işareti taşıması tesadüf mü? Yıl sonuna yaklaşırken müzik dünyasının bu “yüksek sesle konuşma” hâlini anlamaya çalışıyoruz.

  • ü
  • 28 Kasım 2025
  • ü
  • Kültür

2025, müzik endüstrisi açısından bir tür “büyük oyuncuların geri dönüş yılı” gibi ilerliyor. Cardi B kariyerinde yeni bir evreye girerken, Zach Bryan Michigan’ın Ann Arbor kentinde ABD tarihinin en büyük biletli konserini vererek 112.000’den fazla dinleyiciye ulaştı. K-Pop cephesinde Demon Hunters fırtınası sürüyor; grup aynı anda dört şarkıyla Top Ten’e girmeyi başardı. Üstelik altı yıldır rock kategorisinde böyle bir hafta yaşanmamışken Twenty One Pilots bu sessizliği bozarak etkileyici bir geri dönüş yaptı.

Esquire‘de yer alan habere göre; dikkat çeken bir başka detay da şu: Bu ayın öne çıkan iki şarkısı Kali Uchis & Ravyn Lenae’nin “Cry About It!” ile Raye’nin “Where Is My Husband! — ünlem işareti taşıyor. Esquire’ın yorumu şu: Yıl ilerledikçe duyulmak için bağırmak mı gerekiyor? Grammy adaylıkları, Springsteen biyografisi The Life of a Showgirl ve yılın son büyük sürprizleri yaklaşırken, rekabetin iyice kızıştığı açık.

Aşağıda, Esquire’ın 2025 listesinde öne çıkan şarkılardan genişletilmiş bir seçki yer alıyor:

Kali Uchis & Ravyn Lenae — “Cry About It!”

R&B sahnesinin en özgün iki genç ismini bir araya getiren parça, modern bir doo-wop/girl-group tadı taşıyor. Şarkı İngilizce ile İspanyolca arasında doğal bir akış kuruyor; iki kadının tek bir erkekle ilgili farklı seslerini duyduğumuz bir “karşılıklı diyalog” etkisi yaratıyor. Spencer Stewart’ın retro sesleri yeniden canlandıran prodüksiyonu parçayı tam bir groove’a dönüştürüyor.
“Llora, llora…” diye başlayan nakaratla Uchis duygusal kontrolü eline alırken, Lenae’nin keskin vokal çizgileri şarkıya çağdaş bir katman ekliyor.

Miley Cyrus — “Secrets”

Cyrus’ın uzun yıllardır mesafeli olduğu babası Billy Ray Cyrus’a bir “barış mektubu” olarak yazdığı parça, Fleetwood Mac evrenine doğrudan selam çakıyor. Şarkıda Mick Fleetwood ve Lindsey Buckingham bizzat yer alıyor; Cyrus’ın vokali ise adeta Stevie Nicks’i hatırlatan bir tonda salınıyor. Aynı gün yayımlanan Buckingham Nicks yeniden basımıyla birlikte “Secrets”, hem aile içi yaraların hem de pop tarihinin uzun bir duygusal zincirinin yeni halkası hâline geliyor.

Jeff Tweedy — “Caught Up in the Past”

Wilco cephesinde üretim hız kesmezken Tweedy bir de 30 şarkılık, iki saatlik Twilight Override adlı “mini külliyat” yayımladı. Daha akustik, daha içe dönük bir dokusu var.
“Caught Up in the Past”, ölüm, zaman, insanlık ve hafıza üzerine bir düşünme hâli taşıyor. “Öyle geride kalıyorum ki, takip ettiğimi bile unutuyorum” dizesi, Tweedy’nin yorgun ama bilge lirizmini güzel özetliyor.

Geese — “Cobra”

Brooklyn çıkışlı genç art-punk grubunun ünü 2021’den beri adeta patladı. Yeni albüm Getting Killed, Gen Z için “rock’ın potansiyel kurtarıcıları” gibi iddialı tanımlamalarla karşılandı.
“Cobra”, grubun gürültülü, disonant tarafını tamamen terk etmiyor; ancak daha melodik, daha parlak bir yüzünü öne çıkarıyor. Tatlı ve poppy bir enerjiyi hâlâ tuhaflıklarla harmanlamayı başarıyorlar.

Raye — “Where Is My Husband!”

Raye’nin yeni single’ı, neredeyse anında global çapta viral oldu. Şarkıcı dünya turnesini duyurduğunda biletler dakikalar içinde tükendi. Yeni albüm çalışmaları araba hırsızlığı yüzünden gecikse de yılı güçlü kapama hedefi sürüyor. Glastonbury’de ilk kez seslendirdiği “Husband!”, Beyoncé’nin “Crazy in Love” dönemini andıran coşkulu bir üflemeli düzenlemesine sahip; Raye’nin hem old-school gırtlak kullanımı hem de hip-hop’a yaslanan vokal tarzı parçada güçlü bir karışım yaratıyor.

King Princess — “Cry Cry Cry”

Nicole Kidman ile Nine Perfect Strangers dizisinde rol alan, Song Sung Blue ile sinemaya adım atan Mikaela Strauss için yoğun bir yıl. Yeni King Princess albümü Girl Violenceın çıkış şarkılarından “Cry Cry Cry”, 80’ler tınısını bugüne taşıyan kıvrak, gitar ağırlıklı bir parça. Sanatçı şarkıyı, “yürümeyen bir kadın arkadaşlığı” hakkında hafif bir alayla kaleme aldığını söylüyor.

Tyler Childers — “Eatin’ Big Time”

Snipe Hunter öncesi yayımlanan ilk single’lar akustik ve sakin bir beklenti yaratmıştı; ancak albüm bu kafa yapısını ters yüz ederek tam gaz bir açılış yapıyor. “Eatin’ Big Time”, Childers’ın hem politik taşlamaya hem de kişisel şakacılığa göz kırptığı çılgın bir tür füzyon: milyarder avlamaktan Beyoncé göndermelerine kadar uzanan absürt bir anlatı eşliğinde garage-rock ritimleriyle akıyor.

Buckingham Nicks — “Crying in the Night”

Lindsey Buckingham ve Stevie Nicks’in Fleetwood Mac öncesi dönemine ait 1973 albümü yıllar sonra yeniden yayımlanmak üzere. Albümün açılış parçası “Crying in the Night”, bugün belki sade bulunabilir; fakat ileride pop müziği şekillendirecek olan o meşhur Nicks-Buckingham uyumunun çekirdeğini taşır.

2025 Müzik Trendleri

2025 müzik dünyası, türlerin keskin sınırlarını bulanıklaştıran ve üretim–tüketim ilişkisini dijital kültürün hızına göre yeniden şekillendiren bir döneme işaret ediyor. Yılın en belirgin eğilimlerinden biri, retro estetiğin modern yorumlarla birleşmesi. R&B ve soul sahnesinde 1960’ların doo-wop, girl-group ve orkestral pop geleneklerine dönüş yaşanırken, bu sesler dijital çağın prodüksiyon teknikleriyle yeniden harmanlanıyor. Kali Uchis, Ravyn Lenae ve Laufey ekolü, nostaljiyle çağdaş duyarlılığı aynı potada eritiyor.

Bir diğer güçlü dalga, rock müziğin genç kuşakta yeniden bir ifade biçimi olarak yükselişi. Geese ve Twenty One Pilots gibi isimler, 2000’ler sonrası durgunluğun ardından gitar temelli seslere yeni bir enerji kazandırırken, Gen Z’nin kaygılarını post-punk, art-rock ve melodik indie arasında dolaşan hibrit bir dille aktarıyor. Rock bu yıl sertlikle değil; ironi, kırılganlık ve teatral bir özgüvenle geri dönüyor.

2025 aynı zamanda küresel pop ekosisteminin parçalı ama güçlü merkezler oluşturduğu bir dönem. K-Pop’un Demon Hunters etkisi, Latin müziğin TikTok hızında genişleyen kitlesi, Afrika popunun afrobeats üzerinden küresel dans kültürünü etkilemesi ve Orta Doğu–Kuzey Afrika hattında yükselen electro-fusion sound’lar, popun artık tek bir merkezden yönetilen bir yapı olmadığını açıkça gösteriyor.

Bu yıl dikkat çeken bir başka yönelim, kişisel hikâye anlatıcılığının sertleşmesi ve dramatikleşmesi. Miley Cyrus’un aile hafızasıyla yüzleşen “Secrets”ı, Tyler Childers’ın politik göndermelerle bezeli çılgın country-rock deneyleri veya Raye’nin agresif coşkusunu taşıyan “Where Is My Husband!”ı, 2025’in duygusal yoğunluk arayışını görünür kılıyor.

Bu bağlamda ünlem işaretlerine, yükselen dramatik vokallere ve aşırı enerjik düzenlemelere sıkça rastlanması tesadüf değil; sanatçıların “duyulmak için daha yüksek sesle konuşması” yılın ruh hâlini yansıtıyor.

2025 müzik trendleri son olarak, platform ekonomisiyle müzik mekânlarının yeniden tanımlandığı bir döneme işaret ediyor. Dev stadyum konserleri — Zach Bryan’ın 112 bin kişilik tarihi performansı gibi — fiziksel kolektivitenin geri döndüğünü gösterirken; yapay zekâ destekli prodüksiyonlar, mikro-pop akımları ve sosyal medya merkezli single stratejileri, müziğin dijital dolaşımını hızlandırıyor.

2025, hem geçmişe bakan hem geleceği şekillendiren, duygusal yoğunluk ile yapımcılık zekâsını aynı anda taşıyan bir müzikal eşik yılı olarak öne çıkıyor.

Velev'i Google Haberler üzerinden takip edin

ÖNERİLEN İÇERİKLER