Uluslararası üniversite öğrencileri, yükseköğretime kayıtlı oldukları sürece AB ülkeleri, İngiltere, Norveç ve İzlanda dahil 30 Avrupa ülkesinde çalışabiliyor. Bazı ülkelerde çalışma iznine gerek yokken, bazı ülkelerde ise yalnızca AB/AEA dışından gelen öğrenciler için çalışma izni şartı bulunuyor.
Uluslararası öğrenciler için Avrupa’daki eğitim ve çalışma fırsatlarını analiz eden bir platform olan StudiesIn CEO’su Tom Miessen, Euronews Business’a verdiği demeçte, “Uluslararası öğrencilerin Avrupa ülkelerinde eğitim ve çalışma kararı, birçok faktörün karmaşık etkileşiminden etkileniyor,” diye konuştu.
Peki Avrupa’da öğrenci çalışmasının koşulları neler? Öğrenciler haftada kaç saat çalışabiliyor, ayda ne kadar kazanabiliyor?
StudiesIn.com, 30 Avrupa eğitim destinasyonunu ve bu ülkelerdeki yarı zamanlı iş fırsatlarını analiz etti.
Araştırma; çalışma koşulları, ortalama saatlik ücretler ve aylık kazançları kapsıyor. Ancak öğrencilerin kararlarını etkileyen bir diğer önemli unsur olan öğrenim ücretleri bu çalışmaya dahil edilmedi.
30 ülkenin 14’ünde uluslararası üniversite öğrencilerinin çalışma iznine ihtiyacı yok. Bu ülkeler arasında İngiltere, Fransa, İrlanda, İsveç, Finlandiya, Portekiz, Bulgaristan, Romanya, Macaristan, Polonya, Slovakya, Estonya, Letonya ve Litvanya yer alıyor.
Bu durum, ek bürokrasi olmadan hızlıca çalışmaya başlamak isteyen öğrenciler için bu destinasyonları özellikle cazip hale getiriyor.
Avusturya, Belçika, Danimarka, Yunanistan ve İtalya’da ise yalnızca AB/AEA dışından gelen öğrencilerin eğitim sırasında çalışma izni alması gerekiyor. Çekya ve Hırvatistan’da da AB dışı öğrenciler, durumlarına göre çalışma iznine ihtiyaç duyabiliyor.
Bu tablo, Avrupa’nın neredeyse yarısında uluslararası öğrencilerin çalışma iznine gerek duymadığını gösteriyor. AB ülkelerinden gelen öğrenciler için bu oran daha da yüksek — yaklaşık yüzde 75.
Çalışmaya başlamadan önce mutlaka izin alınması gereken ülkeler ise sekiz tane: İspanya, Hollanda, Slovenya, Norveç, Malta, Lüksemburg, İzlanda ve Kıbrıs. Bunların dördü ise nüfus açısından görece küçük ülkeler.
Listedeki çoğu Avrupa ülkesinde uluslararası üniversite öğrencileri haftada en fazla 20 saat çalışabiliyor. Lüksemburg’da (15 saat) ve Hollanda’da (16 saat) olduğu gibi bazı ülkelerde bu sınır daha düşük. Pek çok ülkede ise öğrencilere yaz tatilinde veya akademik aralarda daha fazla saat, hatta tam zamanlı çalışma izni veriliyor.
Saatlik ücretlerin Bulgaristan’da 3,32 euro (158,70 TL)’dan başlayıp, Lüksemburg’da 18 euroya (860,40 TL) ve İzlanda’da 17–19 euroya (812,60 – 908,20 TL) kadar çıktığı tahmin ediliyor. Ülkelerin yarısında ücretler saatlik 8 euronun (382,40 TL) altında kalıyor.
Bulgaristan’ın ardından en düşük ücretler arasında Macaristan (4,19 euro – 200,28 TL), Estonya (4,30 euro – 205,54 TL), Letonya (4,47 euro – 213,67 TL) ve Slovakya (4,69 euro – 224,18 TL) yer alıyor.
Ücret skalasının üst tarafında ise Lüksemburg ve İzlanda’dan sonra Norveç (16,86 euro – 805,91 TL), Danimarka (14,74 euro – 704,57 TL), Hollanda (14,40 euro – 688,32 TL) ve İngiltere (14,09 euro – 673,50 TL) bulunuyor.
StudiesIn.com’un verilerine göre, izin verilen maksimum haftalık çalışma saatleri ve ortalama saatlik ücretler baz alındığında, Birleşik Krallık’ta öğrenciler ayda 977 sterline (1127 euro – 53 bin 870 TL) kadar kazanabiliyor. Almanya ve İspanya’da bu rakam yaklaşık 1111 euro (53 bin 105 TL) seviyesinde.
Fransa’da uluslararası öğrenciler ayda 900 euro (43 bin 020 TL)’ya kadar, İtalya’da ise 600 ila 750 euro (28 bin 680 – 35 bin 850 TL) arasında kazanabiliyor.
Tom Miessen, “Yaşam maliyeti ve öğrenim ücretleri genellikle öncelikli unsurlar arasında yer alıyor. Özellikle eğitim kalitesinden ödün vermeden uygun seçenekler arayanlar için bu daha da önemli,” dedi.
Miessen, İngiltere, Almanya ve Hollanda gibi saygın üniversitelere sahip ülkelerin doğal olarak akademik mükemmeliyet ve uluslararası tanınırlığa odaklanan öğrencileri cezbettiğini açıkladı.
“Ancak, eğitimden istihdama sorunsuz bir geçiş hedefleyen öğrenciler için çalışma fırsatlarına erişim ve mezuniyet sonrası göç politikalarının elverişli olması da aynı derecede kritik” diye ekledi.
StudiesIn’den Tom Miessen ayrıca kültürel uyumluluk ve dil erişilebilirliğinin de önemli faktörler olduğunu, İngilizce eğitim veren programlar ile kapsayıcı ortam sunan ülkelere yönelik talebin giderek arttığını vurguladı.
Komşu bölgelerden gelen öğrenciler için ülkelerine yakınlık da tercihleri etkileyebilirken, güvenlik, yaşam kalitesi ve sosyal imkânlar genel cazibeyi şekillendiriyor.
Miessen, “Öğrenciler bu faktörleri, mali kapasiteleri, kariyer hedefleri ve kişisel tercihleriyle uyumlu bir şekilde değerlendiriyor. Bu da Avrupa genelinde çok yönlü bir karar alma sürecine yol açıyor,” dedi.
Eurostat’a göre, 2023’te Avrupa genelinde yükseköğretimde okuyan yabancı öğrencilerin oranı büyük farklılıklar gösterdi ve AB ortalaması yüzde 8,4 oldu.
Lüksemburg, yükseköğretim öğrencilerinin yüzde 52,3’ünün yurt dışından gelmesiyle açık ara en yüksek orana sahip oldu. Onu oldukça geriden Malta (yüzde 29,6) ve Kıbrıs (yüzde 22,3) izledi. En düşük oranlar ise Yunanistan (yüzde 3,0), Hırvatistan (yüzde 3,7) ve İspanya’da (yüzde 4,3) kaydedildi.
Bu haberler de ilginizi çekebilir:
Gerçek öğrenci sayılarına bakıldığında ise, Birleşik Krallık yurt dışından gelen uluslararası öğrenci sayısında başı çekiyor. Avam Kamarası Kütüphanesi verilerine göre, 2023/24 döneminde İngiltere’deki yükseköğretim kurumlarında 732 bin 285 yabancı öğrenci eğitim gördü; bu rakam toplam öğrenci nüfusunun yüzde 23’ünü oluşturdu.
AB içinde ise Almanya, 420 bini aşkın uluslararası üniversite öğrencisiyle ilk sırada yer aldı. Almanya’yı Fransa (276 bin), İtalya (106 bin) ve İspanya (102 bin) takip etti.