CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’na destek eylemlerinde tutuklanan gençleri Silivri’deki Marmara Cezaevi’nde ziyaret etti.
Tanrıkulu, ziyaretin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, şunları söyledi:
“Hem kadın cezaevinde hem de 5 No’lu cezaevinde gençlerle, öğrencilerle görüştüm. Son derece üzgünüm. Cezaevinde olmaması gereken gençlerimiz, okulunda veya işinde olması gereken gençlerimiz, şu anda tamamen hukuksuz bir biçimde cezaevinde tutuluyorlar. Haklarındaki iddia, tutuklamayı gerekli kılabilecek bir iddia değil. Bir delil başlangıcı olabilecek kanıt da yok soruşturma dosyasında. Sarıgazi’de veya Saraçhane’de fotoğrafları çekilmiş, sonra da gözaltına alınmışlar. Herhangi bir eylemde polise mukavemet ettiklerine dair delil yok. Toplantının yasa dışı gösteriye dönüştüğü noktasında soruşturma dosyasında bir belge veya kanıt yok. Ama şu anda cezaevindeler.”
Tanrıkulu, “Çoğu serbest bırakılmıştı. O gün ben de adliyedeydim. Ama her nasılsa bir telefon geldi, o liste değişti ve yeniden tutuklanarak cezaevine gönderildiler. Yakın zamanda duruşmaları var. Ama aradan geçecek bir aylık sürede hem okullarından, hem işlerinden olmalarını gerekli kılıyor maalesef. Bunun oluşturduğu manevi zararı kim giderecek? Onun sorumlusu AK Parti maalesef” dedi.
“Özellikle genel başkanımızın ısrarlı tutumundan sonra cezaevinde şartlarının daha da iyileştiğini ifade ettiler. Genel başkanımızın çağrılarının büyük etkisi olmuş” diyen Tanrıkulu, şöyle devam etti:
“Cezaevi içerisinde bir manevi baskı ortamını başta kurmak istemişler ama genel başkanımızın ısrarı üzerine o baskı ortamından vazgeçmişler. Fiziki koşullar bakımından giderilmeyecek sorunları yok. Giderilecek sorunları da ben bizzat kendilerinden dinledim ve cezaevi müdürüyle de görüştüm. Büyük ihtimalle gün içerisinde bu sorunlar da çözülür.
Altını çizmek istediğim konu şu, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı en temel haktır. Bunun için kimseden izin alınmaz ve tepkisini, itirazını toplu bir biçimde, hatta kamu düzeni aksayacak bir şekilde ortaya koyabilir. Buna ilişkin onlarca Anayasa Mahkemesi kararı var, onlarca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı var. Ama buna rağmen bu gençler şu anda cezaevindeler ve tamamına yakını gözaltında bir vesileyle kötü muameleye, işkenceye maruz kalmışlar, çıplak aramaya maruz kalmışlar. Özellikle bazılarına baskı yapılmış. Anlattıklarına göre kadınlar taciz edilmiş. Kolektif bir biçimde ‘düşman ceza hukuku’ diyebileceğimiz uygulamalara maruz kalmışlar. Ama bugünler geçecek, mutlaka bu düzeni değiştireceğiz. Bunu yapanlardan da hukuk kuralları içerisinde hesap soracağız.”
Tanrıkulu, avukatların gençler için gönüllü çalıştığını belirterek “Ailelere buradan seslenmek istiyorum, herkesin avukatı var. Organize bir biçimde görevlendirilmiş gönüllü avukatlar var. Ben bir avukat olarak söylüyorum, onlara buradan bir kez daha teşekkür ediyorum. Baştan beri çok esaslı bir biçimde avukatlık görevlerini yerine getirdiler” dedi.