İBB’ye yönelik soruşturmada gazeteciler Ruşen Çakır, Yavuz Oğhan, Şaban Sevinç ve Batuhan Çolak’la birlikte gözaltına alınan Soner Yalçın’ın adli kontrolünün kaldırılması sonrası avukat Hüseyin Ersöz’ün tepkisiyle başlayan tartışma sürüyor.
Soner Yalçın’la aynı dosyadan soruşturma açılmasına rağmen diğer 12 gazetecinin adli kontrol tedbirlerinin 12 gündür kaldırılmadığını hatırlatan Ersöz, “İBB dosyasında adli kontrolünü kaldırmak için yaptığı işleri anlatsın” dedi.
Avukat Hüseyin Ersöz ve gazeteci Soner Yalçın arasında yaşanan ‘Hürrem Elmasçı’ gerginliği devam ediyor. Ersöz, Yalçın’ın Odatv’de “Hürrem Elmasçı” mahlasıyla yazılar kaleme aldığını öne sürmüş ve gerilim tırmanmıştı. Elmasçı, bugünkü yazısında Ersöz’ü hedef alarak, “Hüseyin Ersöz’ün FETÖ makyajı dökülüyor” başlıklı bir yazı yayımladı. Avukat Ersöz’ü AKP’lilerin taktiğini hatırlatan bir üslupla “FETÖ’cü” ilan eden Elmasçı, yazısında, “Daha yazacağım, makyajlarını çıkaracağım kişiler çok… Bunlardan biri avukat Hüseyin Ersöz… Üniversiteyi nasıl kazandı, Atatürkçü Düşünce Derneği’ne nasıl girdi, Ergenekon-Balyoz kumpaslarında insanları nasıl yanılttı, ortaya sereceğim. FETÖ parmağından şüpheleniyorum. Öyle ya çocuklar, toy bir avukat FETÖ’nün önde gelen adamlarının nasıl müvekkili oldu? Bir değil beş değil, yirmiye yakın sanıktan bahsediyoruz…” ifadelerini kullandı.
Avukat Ersöz ise Soner Yalçın’la olan avukat-müvekkil ilişkilerini geçtiğimiz cuma günü sonlandırdığını belirtti. Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Ersöz, “15 yıl önce Soner Yalçın olarak tanıyıp mahkemelerde savunduğum, 15 sene sonra “Hürrem’e dönüşen” müvekkilimle geçen Cuma yollarımı ayırdım. Halen kendisini temsil ettiğim dosyalara istifa dilekçemi verdim. Belli ki artık avukatlığını yapmıyor olmam canını sıkmış. Umarım ettiği hakaretleri kendisine karşı açtığım davalarda “Hürrem isminin arkasına saklanmadan” savunabilir. Avukatı olarak ahlaklı bir insan olmayı öğretememiş olabilirim. Ama İBB dosyasında ‘adli kontrolünü kaldırmak için yaptığı işleri’ anlatırsa hem hukukçular hem de siyasetçiler için anlattıkları eminim çok öğretici olur!” diye yazdı.
Öte yandan Ersöz, 26 Ocak’taki, “Kamuoyunda ‘İBB Yargılaması’ olarak bilinen davaya bakan İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, Hüseyin Soner Yalçın hakkındaki Yurt Dışına Çıkış Yasağı Adli Kontrol Tedbirini geçtiğimiz hafta ‘kendiliğinden/resen’ kaldırmıştı. Bu Kararı dayanak göstererek, Mahkemeye sunduğumuz 22 Ocak tarihli dilekçeyle, ‘aynı gün gözaltına alınan’, ‘aynı delillerle suçlanan’ ve ‘iddianamede aynı suç isnadı’ yöneltilen gazeteci Yavuz Oğhan hakkındaki adli kontrol tedbirinin de kaldırılmasını talep etmiştik. Benzer bir talebin gazeteci Ruşen Çakır vekili tarafından da sunulduğunu gördük. Aradan geçen 4 güne karşın dilekçelerimiz hakkında herhangi bir karar verilmedi. Halihazırda gazeteciler Batuhan Çolak ve Şaban Sevinç hakkındaki adli kontrol tedbirleri de devam ediyor. Bu durumun İfade Hürriyeti yanında Yetki Saptırması Yasağı’na aykırılık oluşturduğunu tekrar ifade etmek gerekiyor.” paylaşımını alıntılayarak konuyla ilgili yeni bir paylaşım yaptı.
Ersöz, şunları kaydetti:
“İBB Soruşturması kapsamında “yurt dışına çıkış yasağı” uygulanan Hüseyin Soner Yalçın hakkındaki bu adli kontrol tedbiri, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, bir talep olmaksızın, ‘kendiliğinden’ kaldırılmıştı.
Hukuki ve fiili durumları aynı olan diğer 4 gazeteci de bu kararı emsal göstererek haklarındaki yurt dışına çıkış yasağının kaldırılmasını talep etmelerine karşın, 12 gündür bu konuda Mahkeme tarafından bir karar verilmedi.”
Velev'i
Google Haberler üzerinden takip edin
