İzmir’de Tevfik Fikret Okulları’nda 20 Şubat Cuma günü yapılan müfettiş denetiminde öğrencilere yöneltilen sorular hakkında Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ilk kez konuştu.
Denetim sırasında 9 yaşındaki çocuklara, “Din dersinde ders işleniyor mu?”, “Din yerine başka bir ders yapılıyor mu?”, “Din denilince ne anlıyorsun?” ve “Derste cumhurbaşkanına hakaret ediliyor mu?” sorularının yöneltildiği ortaya çıkmıştı.
İktidar medyasından A Haber’e konuşan Yusuf Tekin, özel okullarda müfredat dışına çıkıldığı ya da Cumhurbaşkanı’na hakaret içerikli ifadeler kullanıldığı yönündeki iddiaların denetlendiğini söyledi.
Türkiye genelinde yaklaşık 75 bin okulun Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından “rutin ve şikâyet” üzerine denetlendiğini belirtti.
Tekin, müfredat dışına çıkıldığına dair şikâyet gelmesi hâlinde müfettişlerin inceleme yaptığını ifade ederek şunları söyledi:
“Sadece din kültürü dersi değil, bazı başka derslerde çocuklar müfredattaki tanımlamalar dışında işte sınavlara hazırlık ya da benzeri farklı derslere evrildi; işte beden eğitimi dersini mesela yapmıyorlar onun yerine ilave matematik dersi… Hâlbuki bizim bütün bu programlarımız pedagoglar tarafından çocuklarımızın yaş grubuna uygun olarak hem akademik hem sosyal hem sanatsal hem sportif anlamda onların eğitim süreçlerine katkıda bulunacak şekilde hazırlanmıştır. Dolayısıyla biz bu derslerin programdaki şekliyle verilmesini sürekli denetliyoruz. Din kültürü dersi ya da başka bir ders hiç fark etmez. Mesela müzik dersinde müzik dersi yapmıyor öğretmenimiz ama onun yerine matematik… Böyle bir şikâyet geldiyse de onu denetleriz.”
İzmir’deki denetimin de bir şikâyet üzerine başlatıldığını belirten Tekin, sürece ilişkin şu bilgileri paylaştı:
“Bu bahsi geçen okulla ilgili bize şikâyet geldi. Müfettişlerimiz gidip denetim yaptı. Bu denetim yapılırken çocuklar psikolojik olarak etkilenmesin diye onlar da ilgili rehberlik servisi tarafından dinlenir. Bu hassasiyete uyularak denetlenir. Şimdi bu mantık biraz Ekrem İmamoğlu mantığı. Biz hatırlarsanız kreşlerle ilgili mevzuda da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’ydı o zaman Sayın İmamoğlu. Ben şunu söylüyorum: Ben diyorum ki bakın Büyükşehir Belediyesi ya da başka bir birim bir eğitim kurumu açıyorsa, eğer bu okul öncesi eğitim kurumuysa, yani anaokuluysa bizden ruhsat almalı. Bakımsa Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığından. Biz bunu denetleyebilmek açısından bunu yapmalıyız. Biz bütün kurumlarımızı bu anlamda rutin olarak zaten denetliyoruz. Bu okulda da böyle bir şikâyet geldiğinde bu sadece bu okulda olması gerekmiyor, bize böyle bir şikâyet geldiğinde doğrudan müfettişlerimiz gider ve ilgililerle bu anlamda konuşur, görüşmeler yapar, nihayetinde raporunu tutar, raporuna göre de yaptırım uygularız. İzmir’deki olayda da biz bunu yaptık.”
Tekin, denetimin rutin bir uygulama olduğunu vurgulayarak, “Yaptığımız şey gayet doğal, Millî Eğitim Bakanlığının düzenleyici pozisyonundan hareketle yaptığımız bir denetimdir.” ifadelerini kullandı.
İzmir’de Tevfik Fikret Okulları’nda 20 Şubat’ta yapılan müfettiş denetimi, velilerin sert tepkisine yol açmıştı. Müfettişlerin ilkokul 4. sınıftan lise kademesine kadar her sınıftan seçilen öğrencileri kütüphaneye götürerek sorular yönelttiği ortaya çıkmıştı.
Cumhuriyet yazarı Barış Terkoğlu’nun aktardığına göre çocuklara “Din dersinde ders işleniyor mu?”, “Din yerine başka bir ders yapılıyor mu?”, “Din denilince ne anlıyorsun?” ve “Derste cumhurbaşkanına hakaret ediliyor mu?” soruları yöneltilmiş, ifadelerin ardından kimlik numaraları alınarak imza attırılmıştı.
Bir veli, 9 yaşındaki kızının dersten alınarak sorgulandığını ve kimlik numarası alınarak imza attırıldığını belirterek şikâyetçi olacağını açıklamıştı. Bazı veliler ise lise öğrencilerine yemin ettirildiğini ve “Evde ve sokakta cumhurbaşkanımıza hakaret duyuyor musunuz” sorusunun da yöneltildiğini öne sürmüştü.
Veliler, çocukların ailelerine haber verilmeden sorgulanmasının usule aykırı olduğunu savunarak savcılığa başvuracaklarını ve ilgili kurumlara şikâyette bulunacaklarını duyurmuştu.
Velev'i
Google Haberler üzerinden takip edin
